banner9

Turizm krizi ekonomik krize dönüyor

Turizm krizi ekonomik krize dönüyor

Turizm krizi ekonomik krize dönüyor

Turizm krizi ekonomik krize dönüyor

14 Temmuz 2016 Perşembe 12:15
Turizm krizi ekonomik krize dönüyor
Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, 2016 Mayıs ayı ödemeler dengesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Böke’nin yazılı açıklaması şöyle: Bugün bir kez daha AKP iktidarının Türkiye’yi iyi yönetemediği, dış rüzgarlara teslim ettiğini gösteren veriler yayınlandı. TCMB’nin açıkladığı verilere göre 2016 Ocak-Mayıs döneminde ihracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 10 azaldı. Bunun sonucunda cari açık yüzde 27 azalarak 13,7 milyar dolara geriledi. Cari açıktaki bu düşüş iktidarın rehavete kapılmasına yol açıyor ancak şu unutulmamalıdır ki düşüş ekonomi yönetiminden değil dışsal gelişmelerden kaynaklanıyor. Cari açığın düşüş sebeplerinin en önemlisi enerji fiyatlarındaki azalma. Nitekim Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’nin ham petrol ithalatı miktar olarak artarken, enerji ithalatı faturasının yüzde 72 gibi büyük bir oranda azaldığı göze çarpıyor. Bir başka deyişle, enerji bağımlılığı artıyor sadece fatura azalıyor. Petrol fiyatları uluslararası piyasalarda belirleniyor. Türkiye’nin ithalatının değeri bu dış rüzgarlara teslim. Petrol fiyatı düşerse cari açık daralıyor, artarsa genişliyor. Ekonominin dümeninde yönetecek kimse bulunmadığından uluslararası rüzgarlar ne yönde eserse biz de o tarafa savrulmaya devam ediyoruz! Turizm kaynaklı kriz ülkeye giren döviz miktarını azaltıyor. Dış politikadan kaynaklanan turizm krizinin ve krizi önlemek için herhangi bir önlem alınmamasının faturası gitgide kabarıyor. Her yıl cari açığın kapatılmasını sağlayan net seyahat gelirleri bu yıl azalıyor. Ocak-Mayıs döneminde net hizmet gelirlerinde yaklaşık 2,1 milyar dolar azalma meydana geldi. Bu azalmanın yaklaşık yüzde 90’ı turizm gelirlerindeki azalmadan kaynaklanıyor. Geri vitese takılmış olan dış politikanın yolda bıraktığı toz toprağın ekonomide hissedilmeye devam edeceğini gösteriyor. Uzmanlar, AKP iktidarının özürlerinin 2016 yılında yaşanan krizi önleyemeyeceğini öngörüyorlar ve yılın tamamında turizm kaynaklı gelir kaybımızın hala milyarlarca dolar olmasını bekliyorlar. Cari açığın finansmanındaki bozulma devam ediyor. Ocak-Mayıs döneminde 13,7 milyar dolar olarak gerçekleşen cari açığın 7,3 milyar doları yani yarısından fazlası net portföy girişleriyle, bir başka deyişle sıcak para ile finanse ediliyor. Bu hayli yüksek bir oran. Daha uzun soluklu finansman olarak kabul edilen net doğrudan yabancı yatırımlar bu dönemde yarı yarıya azalarak 2,3 milyar dolara düştü. Bu kalemin ise cari açığın sadece yüzde 17’sini finanse ettiği görülüyor. Cari açığın finansmanındaki bu kırılganlık sürdürülebilir olmadığının da bir göstergesi. Ayrıca yeni açıklanan verileri cari açığın finansmanına ilişkin kaygı verici bilgiler içeriyor. Sadece Mayıs ayında ülkeye 1,85 milyar dolar kaynağı belirsiz paranın girdiği gözlemleniyor. Bu rakamın ne kadar çarpıcı olduğunu şuradan anlayabilirsiniz: Mayıs ayındaki yaklaşık 2,86 milyarlık cari açığın yüzde 65 gibi büyük bir kısmı kaynağı belirsiz para girişleri ile finanse edildiği gözüküyor. Hükümet finansmanın bu yapısını düzeltmek bir yana, yanlış yatırım teşvikleriyle hem yabancı yatırımcının güvenini kırıyor hem de ülkeyi bir kara para aklama coğrafyasına dönüştürmeye çalışıyor. Vizyonsuz AKP iktidarı, geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’na sunduğu ‘’Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’’, ‘’Varlık Barışı’’ adı altında illegal para girişini körükleyerek ayıp örtmeye çalışıyor. Bu yasa ile AKP Türkiye’ye nitelikli yabancı yatırımı çekecek bir ortamı yaratamadığını açıkça itiraf ediyor. Yabancılara ve Türkiye’ye parasını geri getirecek olanları ancak  kuralsızlıkla ve vergi muafiyetiyle ikna edebiliyor. Üstelik bu yolla kara paraya da davetiye çıkartıyor. Yeni bir kalkınma hamlesine ihtiyacımız var Türkiye ekonomisi öncelikle güven ortamının sağlanmasına ihtiyaç duymakta. Ancak o zaman nitelikli yatırımı teşvik edebilir. Nitelikli yatırım demek kendi ayakları üzerinde duran yüksek katma değerli bir ekonomi demektir. Bu şekilde cari açığın temelinde yatan sebepler ve açığın finansmanındaki bozulma kalıcı olarak çözülebilir. Bu yapının kurulması hukukun üstünlüğü sağlanmadıkça, düşünce ve ifade özgürlüğü var olmadıkça, demokrasi işlemedikçe, eğitim bir iktidarın arka bahçesi muamelesi görmeye devam ettikçe mümkün değildir.
Son Güncelleme: 14.07.2016 12:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.