Suriyeli anne oğulu öldüren canilerin anlattıkları kan dondurdu

Suriyeli hamile kadın Emani Al-Rahmun ile 10 aylık bebeğini Sakarya'da vahşice katleden 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklar Birol Karacal ile Cemal Bay, hurharca işlenen cinayetleri anlatarak birbirlerini suçladı. Sanıklar, Suriyeli kadının hamile olduğunu bilmelerine rağmen tecavüz ettiklerini ve başına sopa ile vurarak öldürdüklerini, bebeği ise boğarak öldürdüklerini anlattı.

Suriyeli anne oğulu öldüren canilerin anlattıkları kan dondurdu

Suriyeli hamile kadın Emani Al-Rahmun ile 10 aylık bebeğini Sakarya'da vahşice katleden 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklar Birol Karacal ile Cemal Bay, hurharca işlenen cinayetleri anlatarak birbirlerini suçladı. Sanıklar, Suriyeli kadının hamile olduğunu bilmelerine rağmen tecavüz ettiklerini ve başına sopa ile vurarak öldürdüklerini, bebeği ise boğarak öldürdüklerini anlattı.

01 Aralık 2017 Cuma 16:14
Suriyeli anne oğulu öldüren canilerin anlattıkları kan dondurdu

Bugün Sakarya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada jandarma ve polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Duruşmaya Halid Al Rahmun, Emani Al Rahmun'un babası Muhammed Abdulhadi Ali Al Rahmun, ailenin avukatı Cihad Gökdemir, Mülteci Hakları Derneği, Sakarya Barosu, Kadın ve Demokrasi Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu müdahil olarak katıldı. AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç ile Türkiye'nin çeşitli illerinden birçok sivil toplum temsilcisi ve vatandaşlar da duruşmada hazır bulundu. 

'Bu utançla nasıl yaşıyorsunuz hala'

Birol Karacal ile Cemal Bay duruşma salonuna getirildikleri sırada avukat Cihad Gökdemir, "Bu utançla siz nasıl yaşıyorsunuz ulan hala?" diye tepki gösterdi. Duruşma, kimlik tespitinin yapılması ve Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin özetinin okunmasıyla başladı. 

Birbirlerini suçladılar

Sanıklar Birol Karacal ile Cemal Bay, hurharca işlenen cinayetleri anlatırken, birbirlerini suçladı. Birol Karacal ve Cemal Bay, Emani Al Rahmun'u hamile olduğunu bilmelerine rağmen tecavüz ettiklerini ve başına sopa ile vurarak öldürdüklerini, bebeği ise boğarak öldürdüklerini anlattı.

'Beni kandırdı'

Birol Karacal, ifadesinde Cemal Bay'ın kendisini kandırdığını ileri sürerek, şunları anlattı:

"İş yerinde çalışırken Cemal, 'Beni Kandıra'ya götürür müsün?' dedi. Halid'e de teklif ettim, 'Olur' dedi. Cemal bana, 'Neden Halid'i çağırıyorsun' diye kızdı. 'Onu çağırma, arabaya karı kız atarız' dedi. Ben kabul etmedim. Halid'i de getirdim. Fabrikadaydık, üçümüz servisten indik. Biz Halid ile aynı apartmanda oturuyorduk, o evine çıktı. Bu arada Cemal, Halid'in hanımını balkonda görmüş. Daha sonra fabrikada Cemal yanıma gelip, Halid'in hanımıyla ilgili laflar etti. 'Ben evli barklı adamım beni bulaştırma bu işlere' dedim. Birkaç gün sonra Cemal yanıma geldi. 'Gece gidip karısına tecavüz edelim' dedi. Beni kandırdı, ben de kabul ettim. Fabrikada işe başladım. Cemal işe gelmemiş, beni telefonla aradı çağırdı. Elinde levye vardı. Gece bizim evin önüne geldik, 03.00 sıralarındaydı. Cemal, Halid'in evinin kapısının önüne levye takıp açtı. İçeri girdi, ben de peşinden girdim. Kadının ağzını tuttu. Bana 'Ensesine vur' dedi, ben de 'Vurmam' dedim. Kadının ağzını elimle tuttum, Cemal kadının ensesine yumruk vurdu. Çocuk ağlamaya başladı. Çocuğu susturmak için ensesine yumruk vurdu. Susmayınca ağzını, burnunu kapattı, çocuk nefessiz kaldı ve öldü. Kadın bayılınca battaniyeye sardık. Cemal omzuna aldı. Bebeği ben aldım, birlikte aşağı indik. Ormanlık alanda Cemal kadına tecavüz etti. 'Sıra sende' dedi. Ben de baygınken tecavüz ettim. Cemal kadının küpelerini aldı. Gerçek mi sahte mi diye bana sordu. Kadın baygındı, Cemal oradan odun bulup kadının kafasına vurup öldürdü. Bana da 'Vur' dedi, ben vurmadım. Kazma kürek almak için babamın evine gittik. Kürek bulduk, toprak sert olduğu için kazamadık. Dalla, yaprak, otla üzerlerini kapattık. Ben 4-5 aylık hamile olduğunu biliyordum, bu kadar ileri hamile olduğunu bilmiyordum. Halid, benim eşime eşini görüp görmediğini sormuş. Eşim işte olduğumu, kadını da görmediğini söylemiş. Daha sonra olay bu şekilde ortaya çıktı. Benim Halid ile hiçbir sorunum yoktu. Cemal günlerce söyleyip beni kandırdı. Ben de kendisine uydum."

'Hamile olduğunu fark ettim ama devam ettim'

Cemal Bay da Halid Al Rahmun ve Birol Karacal ile birlikte tavuk fabrikasında birlikte çalıştıkları için birbirlerini tanıdıklarını söyleyerek, şöyle ifade verdi:

"Gece Birol beni çağırdı, beni aldı gitti. Saat 03.00 gibi evinin önünde servisten indik. Ne yapacağımız konusunda bir şey söylemedi. Binanın merdiven boşluğundaki pencereden içeri girdi. Kapıyı açtı, ben de içeri girdim. Birol kadının olduğu odaya gitti. Kadın yerde uyuyordu. Birol üzerine atlayıp ağzını eliyle kapattı. Bağırınca ensesine yumrukla vurdu. Bana 'Sen de vur' dedi. Ben de vurdum, hareketsiz kaldı. Çocuk ağlıyordu, ben elimle ağzını burnunu kapattım. Birol eline bez aldı, çocuğun boynuna düğüm attı. Birden sesi kesildi. Birol kadını omzuna aldı, bana da 'Çocuğu al' dedi. Arabanın arka koltuğuna koyduk. Dağa gittik, hava karanlıktı. Kadını arabadan indirdi ormanlık alanda. Kadına tecavüz etti. Kadın baygındı, tecavüzden sonra 'Sen de tecavüz et' dedi. Birol söyleyince ben de tecavüz ettim. Hamile olduğunu bilmiyordum. Oradan başka bir ormanlık alana götürdük. Sonra Birol eline sopa alıp kadının yüzüne ve başına birçok kez vurdu. Kadının sesi çıkmıyordu, Birol 'Bana yardım et' dedi. Üzerlerine dal ve çalı çırpı örttük. Birol beni evime bıraktı. Kadının üzerinde küpeleri vardı. Birol çıkarttı bana verdi, cebime koydum. Evime gittim, uyudum. Muhtar beni çağırdı, camiye girdim o arada küpeleri kağıt mendile sarıp lambanın kenarına sıkıştırdım. Muhtar ile karakola gidip, olayı anlattım, ifademi verdim."

Cinayetten sonra kocasını da öldürmeyi planlamışlar

Olaydan sonra Halid Al Rahmun'u da öldürmeyi planladıklarını da ifade eden Cemal Bay, "Birol olaydan bir gün önce bana söylemişti, Halid'in eşini balkonda gördüğünü ve beğendiğini söylemişti. Hamile olduğunu fark ettim ama tecavüze devam ettim. Birol kendisine ait silahla 'Halid'in ensesine vururuz' demişti. Ben de kabul etmedim. Birol, 'Olaydan sonra Halid'in evine gidip onu bekleyeceğiz, silahı ile ensesine vurup kadın ve çocuğun bulunduğu yere götüreceğiz, onu da öldüreceğiz' dedi" diye konuştu.

'Yalan söylüyor' diye itiraz etti

Birol Karacal, Cemal Bay'ın ifadelerini kabul etmeyerek, "Yalan söylüyor" dedi. Duruşma sırasında jandarma sanıkların ensesinden tutarak salonda bulunanlarla yüz yüze gelmelerine engel oldu. Duruşmaya ara verilirken, öğleden sonra duruşmaya devam edildi.

Halid Al Rahmun da konuştu

Duruşmada hamile eşi ve bebeği katledilen Suriyeli Halid Al Rahmun, şikayetçi olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Ben olayın nasıl olduğunu görmedim. Eşim ve oğlum öldürüldü. Birol komşum, Cemal'i de iş yerinden tanıyorum. Eşim hamile olduğu için o gün iş yerinden 06.30'da izin alıp, eve doğru yola çıktım. Eşim o gün doğum yapacaktı. Doktora götürecektim. Eve gittiğimde dış kapı açıktı. Eşim ve çocuğumu göremedim. Eşimin çantasında eksik yoktu. Terlik ve ayakkabısı oradaydı. Korktum, endişelendim. Ağlamaya başladım. Yüksek sesle ağlayınca Birol'un eşi geldi. Kapılarımız karşılıklı, eşim ve oğlumun hastaneye gitmiş olabileceğini söyledi. Birol'u sordum. O da 'Siz beraber gittiniz işe' dedi. Fabrikada Birol'un olmadığını söyledim. Birol'un hastaneye götürmüş olabileceğini söyledi, ben de öyle düşündüm. Birol'u telefonla aradım. O da 'Haberim yok, babam hasta, o yüzden çıktım' dedi. Bana oğlu gibi davranan İsmail hocayı aradım. Hastaneleri araştırmaya başladı. Ben evde kaldım. Kaynarca Hastanesi'nden beni arayarak, eşim ve çocuğumun orada olmadığını söyledi. O sırada Birol geldi. Evine girdi. Ben acil bir şey vardır diye yanına gitmedim. Polise gittim, durumu anlattım. Ben polisteyken Birol sık sık aramaya başladı beni. Polisin dikkatini çekti. Birol'un telefon numarasını isteyip, aradılar. Birol cevap vermedi. Polis benim telefonumdan Birol'u aradı. Daha sonra polis Birol'u karakola getirdi. Evde parmak izi alındı. Polis koltukta kan buldu. Ben görmemiştim. Birol ile aramızda sorun yoktu. Eve ilk taşındığımda Ramazan'ın birinci günü bizi yemeğe çağırdılar. Ramazan boyunca da bize yemek getirdiler. Bir iki kere ailece görüştük."

Halid Al Rahmun, Cemal Bay'ın duruşma sırasında kekelemesine de değinerek, "Cemal normalde böyle tikli hareket edip, kekeme konuşmuyor. 3 ay beraber aynı iş yerinde çalıştık. Şu an göründüğü gibi değil, doğruyu söylememek için böyle davranıyor. Olay günü çocuğum ağlamış, eşim bağırmış. Birol'un eşi bunları neden duymamış. Bu durumu şüpheli buluyorum. Ben onlara ne yaptım ki bana böyle yaptılar?" diye konuştu.

Emani Al Rahmun'un babası Muhammed Abdulhadi Ali Al Rahmun ise "Ben olay olduğunda Suriye'deydim. Türkiye'ye ilk defa geliyorum. Sanıklardan şikayetçiyim. Buradaki herkes beni kendi yerine koysun. İki suçlunun verebilecek en ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Adalate güveniyorum" dedi.

Duruşma 15 Ocak'a ertelendi

Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma, otopsi raporunun beklenmesi, sanıklara ek savunma verilip, verilmeyeceği konusunun değerlendirilmesi için sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek, 15 Ocak 2018 tarihine ertelendi.

Adliye önünde protesto

Duruşma öncesinde adliye önünde toplanan sivil toplum kuruluşlarından Memur-Sen Kadın Komisyonu adına açıklama yapan Özlem Bağcı, olayın faillerinin gereken cezayı almaları için takipçi olacaklarını söyledi.

Bağcı, "Mültecileri bir iç siyaset malzemesine dönüştürenler nedeniyle bir arada yaşama kültürümüzde kalıcı yaralar açılmaktadır. Nefret suçu kapsamında değerlendirilebilecek bu tavırların neden olduğu zihniyet yeni Emani'ler üretmesin diye bugün buradayız. Bu menfur hadiseyi unutmadan, merhameti çözümün bir parçası haline getirerek tekrarlarına engel olabileceğimize inanıyoruz." diye konuştu. 

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Sakarya Temsilcisi Esra Hatipoğlu da vicdan, izan ve insaf sahibi herkese seslenerek, binlerce yıldır mazlumlara din, dil, ırk ve mezhep ayırt etmeksizin umut götürmüş güvenli bir liman olmuş topraklarda, herkesin emniyeti ve huzurunu sağlamanın ortak sorumlulukları olduğunu aktardı. 

KADEM olarak bu sorumluluğun farkında ve bilincinde olduklarını dile getiren Hatipoğlu, "Bu doğrultuda kadın ve çocuklar başta olmak üzere insanlığa karşı yapılan her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu, insan hayatını hiçe sayan, gözünü dahi kırpmadan bir canı alabilen katillerin en ağır cezayı almaları için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bir kez daha ilan ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu, haklarında ne ceza isteniyor?

6 Temmuz'da Kaynarca'da meydana gelen olayda, 9 aylık hamile olan Emani Al Rahmun ile 10 aylık bebeği Halaf Al Rahmun vahşice öldürüldü. Olayın ardından Halid Al Rahmun'un komşusu ve fabrikadan mesai arkadaşı olan Birol Karacal ile Cemal Bay tutuklandı. İddianamede sanıklar hakkında "tasarlayarak canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme", "gebe olduğu bilinen kadını öldürme", "çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi öldürme", "nitelikli cinsel saldırı", "cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürme", "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" ile "nitelikli yağma" suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile 30 yıl 6 aydan ellişer yıla kadar hapis cezası isteniyor. 

Davayı izleyen AK Partili Ayhan Sefer Üstün, "Bizler çok üzüldük. Çünkü bu olayın barış ve kardeşlik şehri olan Sakarya'mızda gerçekleşmesinden adeta kahrolduk. Bir de bu olayın Türkiye'ye sığınmış, canını, namusunu, ırzını bizlere teslim etmiş birine karşı işlenmesi üzüntümüzü kat kat artırdı." dedi. Bugün herkesin kenetlendiğini ve olayı lanetlediğini belirten Üstün, katillerin duruşma salonunda hesap verdiğini anlattı.

Son Güncelleme: 01.12.2017 17:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.