banner9
"Boynunu büken, herşeye rıza gösteren, gündemi belirlenen, özür dileyen Türkiye geride kaldı" demişti. "Ben görevde olduğum sürece İsrail'le ilişkiler normalleşmez" demişti. Sonra ne demişti: "Özür dilemesi gereken bir taraf varsa biz değiliz. Hava sahamızı ihlal edenler özür dilesin" Üstelik bunu dünyanın gözü önünde, CNN International'a söylemişti. Bakkal Mehmet'e, doktor Alper'e, taksici Hüseyin'e, öğrenci Ayşe'ye, muhtar Ahmet'e, her yerde, herkese bunları anlatmıştı. Bütün bu hamaset söylemlerinin, yüksek perdeden atılan nutukların tek amacının, iç siyasette istenen sonucun elde edilme stratejisinden başka bir anlam taşımadığını, toplumun çok önemli bir bölümü farkındaydı. İsrail ile anlaşma tamam imzalar atıldı. Rusya'ya bir mektup gitti "İzvinite" denildi. Yani "Özür dilerim..." Sırada kim var, Esad mı? Neden olmasın? AKP'ye oy veren milyonlar dahil, bütün bu sıralı özürlerden sonra, Esad'dan özür dilemeyeceğini düşünürler mi sizce? Katil Esed'den, kardeşim Esad'a  bir U dönüşü olabilir mi? İçinizde hala olmaz  diyenler var mı? Peki, böyle yürütülen dış politika Türkiye'yi hangi noktaya getirdi? En derin analizleri analistler yapsın ama benim bildiğim birşey var: ÖLÜYORUZ!!! Garda, havalimanında, meydanlarda, çoluk-çocuk, genç-yaşlı ÖLÜYORUZ!!! "Sıfır sorun" iddiasıyla başlayıp, sıfır komşu noktasına evrilen, dış politikadaki bu stratejik rezillik anlayışı, güzelim ülkeyi, suçsuz- günahsız insanlar mezarlığına çevirdi ve artık onlarca-yüzlerce ÖLÜYORUZ!!! Bugün herkesin, durup düşünmesi gerekiyor artık. Bir Ortadoğu ülkesinden farkı kalmayan Cumhuriyetimizi , bu noktaya kim, nasıl ve hangi amaç uğruna getirdi? "Yurtta Sulh, Dünyada Sulh" geleneksel stratejisiyle devam ettirilen dış politika anlayışımız, neden terk edildi? Herkesle kavga eden, ülkelerin iç işlerine müdahale eden, etnik ve mezhep temelli  bu yeni anlayışın, ülkemize kan ve gözyaşı olarak döndüğünü anlamak için daha ne olması gerekiyor? Gelinen bu son noktayı "Değerli Yalnızlık" gibi süslü deyimlerle yeni bir algı oluşturma çabalarını görmüyor, görmezden geliyor, hatta gördüğün halde umursamıyorsan, büyük usta Nazım'ın dediği gibi; "Kabahatin çoğu sende canım kardeşim..."
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.