banner9

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Katar’a askeri üs kurulmasına ilişkin Anlaşma, Türkiye’yi Körfez ülkeleri ile Katar arasındaki iç savaşta taraf haline getirip, ABD merkezli savaşa atmaktır. Bugüne kadar Arapların kendi içindeki sorunlara taraf olmama yönünde Atatürk’ten bu yana güdülen diplomatik siyaseti bir kenara atan AKP, Türkiye’yi yanlış rotalara saptırarak, ulusal güvenliğini ateşe atmaktadır. ABD’nin Suudi Arabistan’a ziyareti ile başlayan kılıç gösterisi, İran’a karşı başlayacak yeni savaşın işareti olmuştur.

Son dönemde İran ile temaslara geçen Katar’ı hizaya getirmek ABD’nin hamiliği ile Suudi Arabistan öncülüğünde yapılan operasyon, Türkiye’ye de uyarı niteliğindedir. Buna karşın daha önce imzalanan Katar ile Türkiye arasındaki askeri anlaşmaları jet hızla TBMM Genel Kurulu’na indiren AKP iktidarı, Katar’ın yanında yer aldıkları mesajı vererek, adeta Körfez ülkelerini ve dolaylı olarak ABD’yi karşısına almış görünmektedir. Stratejik akıldan yoksun bu hamle, Türkiye’yi Ortadoğu’da daha fazla köşeye sıkıştırmaktır.

Soracağımız ilk soru şudur? Türkiye, tüm Körfez ülkelerini karşısına almak Katar’ın bölgedeki jandarması mı olacaktır? Türkiye, Suudi Arabistan’ın yanında hizalanan Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Bahreyn, Yemen ve Libya’yı karşısına alarak neden Ortadoğu’daki tüm aksiyon kabiliyetini ve olası arabuluculuk potansiyelini yok etmektedir? Kendi ülkesinin ulusal çıkarlarını bir kenara koyarak yapılan bu hamle, Türkiye’yi yalnızlaştırmaktan başka bir sonuç getirmeyecektir. Ekonominin giderek kötüye gittiği süreçte, ihracatı da olumsuz yönde etkileyerek halkımızı yeni tehlikelerle karşı karşıya getirecektir.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır tarafından yayınlanan ortak bildiride, Katar tarafından desteklenen 59 kişi ile 12 hayır kuruluşu terörle irtibatlı ilan edilmiştir. Bu durum, Körfez’de fitili ateşlenen cepheleşmesinin daha tehlikeli boyutlara ulaşacağı sinyali vermektedir.

ABD Başkanı Donald Trump’un yeniden şekillendirmek istediği Ortadoğu coğrafyasında Türkiye’nin iyi bir satranç oyuncusu olmaktan başka bir seçeneği görünmemektedir.

Dışişleri Bakanlığı’ndan Dışişleri Komisyon üyelerine gelen bilgi notu da Türkiye’yi bekleyen tehlikelerin itirafı gibidir. İngiltere’nin Bahreyn’e yeni bir askeri üs inşa ettiği, Katar’ın 10 bin ABD askerine ev sahipliği yaptığı vurgusu yapılan bu bilgi notunda, “Türkiye Körfez ülkeleriyle siyasi, askeri, savunma sanayii, ekonomik, ticari ve beşeri ilişkilerini geliştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Aynı irade Körfez ülkelerinde de bulunmaktadır. Bu çerçevede Katar ile ilişkilerimiz özel önem arz etmektedir” öngörüsü şu anda açığa düşmüş durumdadır. Körfez ülkeleri ile Katar karşı karşıya gelmiştir. Katar’ın yanında saf tutan Türkiye, Suudi Arabistan öncülüğündeki bloku karşısına almıştır.

Dışişleri bilgi notunda, “DEAŞ, EL Kaide gibi uluslararası terör örgütlerinin iki ülkenin ortak mücadele ettiği ciddi tehditler olduğu” belirtilmektedir. Oysa son tablo bu vurguyu da geçersiz hale getirmiştir. Suudi Arabistan öncülüğündeki Mısır, Bahreyn, Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri, Doha yönetimini IŞİD ve EL Kaide’yi destekleyerek bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçlamaktadır.

AKP iktidarı ise bölgesel yangında kendi ordusuna güvenmeyen Katar’a Türk askerini göndererek, bölgenin bekçilik görevini vermesi ve bu büyük savaşın bir tarafı haline getirmesi ülkemizi bekleyen tehlikelerin habercisidir. Ortadoğu’da; büyük oyuncuların başında olduğu, Müslüman ülkelerin piyon olduğu savaş ruletine Mehmetçik’in kanı bulaştırılamaz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.