banner9

Yasal açıklaması ile Kanun Hükmünde Kararname (KHK). Ama AKP iktidarında yasal boyutu kalmadı. Çünkü İktidar, Anayasa’ya aykırı içerik ve usulde yasalaştırdığı Olağanüstü Hal (OHAL) KHK’ları ile adeta demokratik laik Türkiye Cumhuriyeti’nin eksenini katı otoriter rejime kaydırma operasyonuna soyundu. Yaşadığımız süreç, esasında fiilen uygulanan Başkanlık sistemini OHAL KHK’ları yasal hale dönüştürme arayışıdır. KHK marifetiyle TBMM’yi devre dışı bırakıp, istediği sistemin taşlarını hızla ördüğünü gören AKP iktidarı, 3‘er aylık dönemlerle uzatacağı Olağanüstü Hal’i, Olağan Hale getirmeye çabalıyor. Bunun adı özetle Erdoğan’ı Tek Adamlaştırma Hali’dir. Muhalifleri cadı avı ile yutmak, iktidar hegemonyasındaki medya düzeni ile tüm hukuksuz uygulamalara meşruiyet kazandırmak, bu dönemin olağan halleridir. 15 Temmuz Darbe girişiminden bu yana 10 adet KHK çıktı. Kökü Osmanlı dönemine kadar giden, kurumsal geleneğimizin bir parçası olan askeri liseler, askeri meslek yüksek okulları, harp okulları ve GATA tümüyle tasfiye edildi. Başka bir deyişle askeri hafızamız boşaltıldı. Üniversitede rektör seçimini antidemokratik hale getiren, özetle OHAL ile hiçbir ilgisi olmayan, ama Başkanlık sistemi ile iltisaklı bir dizi önemli değişiklik yapıldı. FETÖ ile iltisakı olmayan masum insanlar, iktidar eliyle açılan ve büyütülen üniversiteler, bankalar, özel okullar, dershaneler, sendikalarla bağlantılı diye kamu kurumlarından tasfiye edildi. Cumhuriyet Gazetesi’ne yapılan operasyon üzerinden muhalif kesimlere dönük büyük bir sürek avı başlatıldı. Çözüm sürecinde Öcalan ve Kandil arasında postacı konumuna getirilen HDP Yönetimine, 7 Haziran’da “Seni Başkan Yaptırmayacağız” dedikleri için birdenbire “terörist bileti” kesildi. Şimdi de Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve değerlerine sahip çıkmak için mücadele edeceğimizi duyuran Partimize yönelik Saray güdümlü büyük bir saldırı başlatıldı.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP, Bildirimize karşı suç duyurusunda bulundu. Özetle 15 Temmuz Darbe Girişimini fırsata çeviren AKP iktidarı, bir türlü özümseyemediği Cumhuriyet rejimine ve demokrasiye karşı iktidar gücüyle darbeye yöneldi 29 Ekim 2016’da çıkarılan KHK’lar da dahil edilince 80 bin 915 kamu personeli işten çıkarıldı. 93 bin personel görevden uzaklaştırıldı. 40 bini aşkın kamu görevlisi hakkında soruşturmalar devam ediyor. 11 bin 301 öğretmen açığa alındı. Yanlış ihbar ve suçlamalarla pek çok masum insanın geleceğini çalan AKP, son KHK ile küçük bir düzeltme yapıp, bir avuç insanı görevine iade etmeyi münasip gördü! Şu anda kamuda tam bir kaos yaşanıyor. Başbakanlık’ta ve Valilikler bünyesinde kurulan komisyonlar, “göreve iade” taleplerine yanıt veremiyor. CHP Mağdurlar Masası’na ulaşan başvurular, 10 bini aşmış durumda. Mağdurlar, haklarını aramak için doğru hukuk merciinin neresi olduğunu bile bilemiyor! Danıştay 5. Dairesi birkaç gün önce verdiği kararda, KHK ile kamudan ihraç edilenlerin, idare mahkemelerine başvurmalarına hükmetti. Ancak KHK mağdurlarının izleyeceği yol konusunda hukukçuların da aklı karışık olduğu için vatandaş halen yolunu bulamıyor. Bazı hukukçular Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını savunurken, bazı hukukçular buna karşı çıkıyor. Bazı hukukçular mağdurlar için sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ni adres gösteriyor. Şu anda her gün 500’ü aşkın KHK mağduru, her şeye karşın Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalıyor. Hükümet ise OHAL KHK’ları ile Olağanüstü Hal bittikten sonraki süreci kapsayan değişiklikler yaparak, Anayasa’yı deliyor! Anayasa Mahkemesi’nin 5 Mart 1992 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan içtihadında da belirttiği gibi OHAL KHK’larının sadece olağanüstü hal süresince uygulanabilecek düzenlemeleri içermesi gerekiyor. Üstelik AKP iktidarı, İçtüzük Hükümlerini uygulamayarak KHK’ları süresi içinde de TBMM’ye getirmiyor.! Partimizin 668 ve 669 sayılı KHK’ların iptali için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru, birkaç gün önce “yetkisizlik” gerekçesiyle reddedildi. Oysa aynı Anayasa Mahkemesi 1990/25 E. ve 1991/6 E. sayılı kararlarında KHK’lara dönük başvuruyu kabul etmiş ve Anayasa’ya aykırı OHAL KHK’larının iptal edilebileceğini belirterek, içtihat nitelikli karar almıştı! Hukukun, yargının ve güçler ayrılığının olmadığı bir ülkede demokrasinin OHAL KHK’ları ile delik deşik edilmesi şaşırtıcı görünmüyor. Erdoğan tipi Başkanlık rejiminin anahtarı haline dönüştürülen OHAL KHK’ları hukuksuzluğu Olağanlaştırma Kanun Hükmünde Kararnameleri oluyor.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.