Balbay'dan MENEMEN İÇİN can alıcı 12 soru

“MENEMEN’DEKİ ÇEVRE TERÖRÜNÜ KİM DURDURACAK?”... “CAN KAYBINA NEDEN OLMA İHTİMALİNE RUHSAT VERİLİR Mİ?”... “1. DERECE DEPREM BÖLGESİNDE PATLAYICILARLA ÇALIŞILMASINA NASIL İZİN VERİLİYOR?”... “ÖZEL İŞLETMECİLERE BONKÖR OLAN BAKANLIK BELEDİYEYE NEDEN CİMRİ DAVRANIYOR?”

Balbay'dan MENEMEN İÇİN can alıcı 12 soru

“MENEMEN’DEKİ ÇEVRE TERÖRÜNÜ KİM DURDURACAK?”... “CAN KAYBINA NEDEN OLMA İHTİMALİNE RUHSAT VERİLİR Mİ?”... “1. DERECE DEPREM BÖLGESİNDE PATLAYICILARLA ÇALIŞILMASINA NASIL İZİN VERİLİYOR?”... “ÖZEL İŞLETMECİLERE BONKÖR OLAN BAKANLIK BELEDİYEYE NEDEN CİMRİ DAVRANIYOR?”

13 Ekim 2017 Cuma 12:26
Balbay'dan MENEMEN İÇİN can alıcı 12 soru

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Ali Balbay Menemen’de ard arda verilen ÇED izinlerini Çevre ve
Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’ye sordu. Balbay, “Belediyenin o bölgede “Sulama Barajı”
yapmasına onay vermeyen bakanlık yetkilileri taş, maden, mermer ocaklarına nasıl bu kadar kolay
onay veriyor. Bu bon-körlüğün arkasındaki gerçek nedir?” diye konuştu.

Meclis Başkanlığına verdiği soru önergesinde Menemen Bağcılar ve Değirmendere’deki
işletmelerin faaliyetlerini hatırlatan Balbay şunları söyledi:

“İzmir – Menemen ilçemizin Bağcılar ve Değirmendere bölgelerinde taş, maden ve mermer ocağı,
hazır beton tesisi kurulmasına ve işletilmesine valilik tarafından “ÇED Gerekli Değildir Kararı” ile
izin verildi.
19 Haziran 2017 tarihinde onay verilen Menemen – Bağcılar’daki işletme 99 hektar ruhsat sahası
olan, yılda 1 milyon 600 bin ton üretim kapasiteli, saatte 165 kg toz çıkaracak ve yılda 196 kg anfo
patlayıcı ile 2 bin 750 kg dinamit kullanarak faaliyet yürütecek.
02 Ağustos 2017 tarihinde onay verilen Menemen – Emiralem Değirmendere’deki işletmenin de;
yılda 6 ton dinamit ve 432 ton anfo patlayıcı kullanacağını, yılda 1 milyon 600 bin ton bazalt
kayanın dinamitle patlatılacağını, saatte 18 ton hafriyat çıkaracağını, günde 30 tonluk kamyonlara
215 sefer taşıma yapacağını, saatte 206 kg toz çıkaracağını, saatte 160 metreküp beton
hazırlanacağını, saatte 32 ton su tüketeceğini, işletmenin 5 yıl süreli faaliyet göstereceğini, yer altı
su kaynaklarının işletmenin tasarrufuna bırakıldığını ve yörede 36 hektar alanda faaliyet
yürüteceğini biliyoruz.”
Bu izne Menemen Belediye Başkanı ile bölgenin muhtarları, meslek odaları, akademik odalar ve
sivil toplum kuruluşları toplu bir şekilde karşı çıktılar. Konu mahkemeye taşındı ve henüz bir karar
çıkmadı.
Hal böyle iken 22 Mayıs 2017 tarihinde işletme ruhsatı verilen Menemen- Karagöl’deki bir başka
Kalker Ocağı ve Kırım Eleme Tesisi projesi için bugünlerde valilik makamından onay beklendiğini
paylaşan Balbay sözlerini şöyle sürdürdü:
“İzmir’in çevreye duyarlı kişi, kurum ve kuruluşları ve avukat arkadaşlarımızla yaptığımız proje
inceleme çalışmamız sonucu şunlarla karşılaştık. İşletmenin amacına ve planlamasına baktığımızda;
39 yılı kapsayan (süre uzatılabilecek) 99,5 hektarlık ruhsat alanının 21,69 hektarlık kısmında
faaliyet yürüteceğini, ocak üretim kapasitesinin yılda 2 milyon ton olduğunu, kırma eleme tesisinin
kapasitesinin yılda 260 bin ton olmasının planlandığını, faaliyet alanından çıkarılan kalkerin yıllık
260 bin ton’luk kısmının kırma eleme tesisinde işlemden geçirilerek nakledileceğini, yıllık 1 milyon
740 bin ton’luk kısmının ise tüvanan olarak kamu kuruluşlarının ve piyasanın taleplerine göre ilgili

yerlere nakledileceğini gördük.”
Proje sahası ile kullanılacak patlayıcı miktarlarına ve cinslerine bakıldığında bakanlığın adeta
çevreye yönelik bir terör eylemine izin verdiği benzetmesinde bulunan Balbay şu tespitlerini
paylaştı:

“İşletmenin verilen izin ile faaliyet yürüteceği bölgede;

 630 metre mesafede bir konut var.
 4,1 km kuzeybatısında Göktepe Köyü
 3,6 km kuzeyinde Ayvacık Köyü
 3,2 km kuzeydoğusunda Alaniçi Köyü
 3,8 km kuzeydoğusunda Karaorman Köyü
 2,6 km mesafede “Tabiat Parkı” statüsündeki Karagöl
 6,3 km mesafede Manisa yolu bulunmakta.
 12 km mesafede Menemen ilçe merkezi
 17 km mesafede İzmir il merkezi bulunmakta.
Ayrıca, çalışma açık işletme – delme – patlatma yöntemiyle yapılacak. Bu işlemler için;
 Yıllık 430 ton anfo (amonyum nitrat + mazot)
 7 ton dinamit
 14 bin adet elektrikli kapsül
 126 metre infilaklı fitil kullanılacak.
 Patlatma faaliyeti hariç, toplam toz hesaplaması saatte 284 kg olarak raporlanmış.
 Yıllık 13 bin ton pasa atık depolanacak.
 Tesis günlük 120 m 3 su tüketecek. İhtiyaç halinde yörenin yer altı su kaynaklarını da
kullanabilecek.”

GEDİZ FEDA EDİLEMEZ

Balbay sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bölge diğer izin verilen tesislerde dikkate alındığında, toplamda 2 bin 360 dönüm alanda maden
işletme ruhsatı verilen işletmelerin işgali altındadır. Birbirlerine yakın mesafede üretim yapan bu
işletmeler nedeniyle bölge büyük bir tehlike altındadır. Tesisin kurulu olduğu alanın 1. derece
deprem bölgesi olduğunu yetkililer bilmiyor mu? Bunun sonuçlarının nerelere varacağını hesap
ettiler mi? Ayrıca bu alan ‘Karagöl Yamanlar’ su toplanma havzasıdır. Gediz nehri ve Regülatör
Köprüsü ile içiçedir. Tarımsal Sit ilan edilen Gediz Ovası, maden ocağı faaliyetlerinin etki
alanındadır. Gediz Regülatör Köprüsü 1940’lı yıllarda yapılarak günümüze gelmiş, Menemen
Ovasının kanallar vasıtasıyla sulanmasını sağlamaktadır. Bu köprü sağlam olmadığı gerekçesiyle
belediye otobüslerinin geçişine kapatılmışken, yaklaşık 50 metre mesafede patlatılacak
dinamitlerin etkisine maruz bırakılmaktadır. Ayrıca 10 yıl kadar önce bir başka firmanın izni İdare
Mahkemesi kararıyla durdurulmuş. Şimdi bu izni tekrar kim hangi olanaklarla sağlıyor, açıklanması
gerekmekte. Bunu anlamak gerçekten mümkün değil. Bu hırs ve ikram neyin karşılığı acaba!”
Balbay, projede olası can ve mal kayıplarının işletmeci tarafından karşılanacağı taahhüdünün ise
akıl almaz bir durum olduğunu, böyle bir ihtimale açık faaliyet yürütecek bir firmaya ruhsat
verilmesinin olası cinayete ortak olmak anlamına geleceğini söyledi. Bu işletmeye ruhsat
verilmemesi gerektiğini, Bakanlığı ihtimal dahilindeki cinayete ortak yapan kişilerin tespit edilmesi
gerektiğini ve işletmenin ruhsatının iptal edilmesini, ayrıca valilikten onay bekleyen dosyasının da
iade edilmesi gerektiğini vurguladı.

CAN ALICI SORULAR


Ayrıca 1/100.000’lik planda Orman Arazisi olan bu alanda uygulanacak projenin teknik olmayan
özelliklerinde sıralanan iş ve işlemlerde alanın 25 hektara kadar çıkabileceği gibi, ormanlık araziye,
hayvancılık alanlarına, çiftliklere, tarım alanlarına ve halen kullanılmakta olan konutlara büyük
zarar vereceğini iddia eden Balbay Bakan Özhaseki’den şu sorularına yanıt istedi:

1. İzmir-Menemen’de tüm yerel güçler tarafından karşı çıkılan taş, maden ve mermer
ocaklarına bu kadar kolay ÇED izni nasıl verilmektedir?
2. Henüz Bağcılar ve Değirmendere’de valilik tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” iznine
yapılan itiraz sonuçlanmadan, aynı yörede başka bir şirketin projesinin gündeme gelmesi ne
anlama gelmektedir? Bu ısrarcı gelişmelerin arkasında kim yada kimler bulunmaktadır?
3. Projelerde kullanılacak patlayıcıların bölgenin insan ve diğer canlı varlığına, tarım alanlarına,
meralarına ve orman dokusuna vereceği muhtemel zararlar neler olacaktır? Bu konuda bir
çalışma yapılmış mıdır? Sonuçları nedir? Bölgede bu kadar patlayıcı ile adeta bir terör
faaliyetine izin verilmiş olunmuyor mu?
4. Bahse konu üçüncü projede “olası can ve mal kayıplarının işletme tarafından karşılanacağı
taahhüt edilmiştir.” Bu taahhüt her türlü riske ilişkin gerekli önleyici tedbirin alınmadığının
göstergesi değil midir? Eğer bir can kaybı ihtimali var ise işletmeye ruhsat nasıl verilmiştir?
5. Yöre halkının karşılaşacağı muhtemel sağlık sorunlarına, doğanın fiziksel ve bitkisel
yapısının bozulmasına, yerleşim alanlarının karşılaşacağı çevre sorunlarına ilişkin hangi
önlemler alınacaktır?
6. Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi bölgenin tarımsal, ekonomik varlıklarını, doğal
kaynaklarını ve sosyolojik yapısını nasıl etkileyecektir?
7. Tesisin kurulacağı alanın 1. derece deprem bölgesi olduğu yetkililer tarafından dikkate
alınmış mıdır? Alınmış ise bu denli patlayıcının kullanılacağı bir faaliyete nasıl izin
verilmektedir?
8. Bahsekonu projede nakliyenin hangi güzergahtan nereye yapılacağı neden
kesinleştirilmemiştir?
9. Bölgede faaliyet yürüten hali hazırda kaç taş, maden, mermer ocağı, hazır beton tesisi,
kalker ocağı ve kırma eleme tesisi bulunmaktadır? Tesisler hangi şirketler tarafından
işletilmektedir? Şirketlerin ruhsat veriliş tarihi ve işletme onay tarihi nedir?
10. Bir yaşam alanını etkileyecek bu denli önemli konularda yerel temsilcilerden (Sendikalar,
Meslek Örgütleri, Akademik Odalar, Muhtarlar, Belediye Başkanları v.b. gibi) neden görüş
alınmamaktadır?
11. Bu işletmelere verilen izinlerde Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile
Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlardan görüş alınmış mıdır? Bu
kurumların görüşleri nedir?
12. Bölgenin doğal zenginliklerinin korunması, canlı varlığını sürdürmesi için en önemli ihtiyaç
olan suyun tutulması amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmak istenen
“Sulama Barajına” neden onay verilmiyor?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.