Şiraze sözcüğünün anlamı; “Kitap cildinde sayfaları düzgün biçimde birbirine bağlayan kumaş şerit” olarak açıklanıyor sözlüklerde. Aslı Farsça; ‘A’ uzun okunur. Başka anlamları da var; “Pehlivan kispetinin paçası” gibi. Kitaplığınızda eski ciltli kitaplarınız varsa sayfaları bağlayan örgü sırtı görebilirsiniz; göremediğiniz iç kısımda kalan şeritlerdir. Göremediğimiz ve genellikle ibrişimden örülen bu şeritler neden bu kadar önemli? Çünkü onlar olmasa kitap kısa sürede dağılır veya yamulur; yani dağılmayabilir ama kullanılmaz hale gelir. En sağlam tutkal bile bir arada tutamaz. 

Şiraze sözcüğünün, bir arada tutan, düzenli durabilmeyi sağlayan bir anlamı olduğunu söylemekte yarar var. Yani sadece ciltçiler ya da pehlivanlar için değil, her alanda kullanabiliriz bu sözcüğü. 

“Şirazesi kaymak” deyimini duymuşsunuzdur; amacından sapmış insanlar veya kurumlar için kullanılır. Açıklayalım; yanlış bilgiler veya fikirler yüzünden yörüngesinden çıkmış, hedefinden sapmış insanlar veya kurumlar, hatta bir devlet bile olabilir sözü edilen. Halk arasında “Dengesini, kontrolünü kaybetmiş insanlar” için de kullanılır; sözlüklerde böyle bir tanımı yok ama mantıklı bir yakıştırma. Aslında “Halk dilinde” diye küçümsenmeyecek, ciltleri dolduracak bir külliyat var; yaşanmışlıkları ile oluşturur halk bu tanımları. Bir de terazinin şirazesi var; düşünsenize, terazi dengedir, bir de şirazesi kayarsa; örneğin oku eğrilirse kandırır durur sizi “Tartıyorum” diye. Siz anlayana kadar zarar bin’i aşar. 

Bir devletin şirazesi nasıl kayar? Temel kurumsal bir yapı vardır ya bir ülkede; işte ayakta kalmanın payandalarından bir veya birkaçı –aynı ciltli kitabın şirazesinin kayması gibi- dengesini yitirir ya da hedefinden, ilkelerinden saparsa, zincirleme etkiyle ana yapı sallanmaya başlar. Örneği çok. 

Eski ve ciltli bir kitabın dağılmaya başladığını görürseniz, yapışkan bantlar, görebildiğiniz açıklıklardan akıttığınız yapıştırıcılar onu toparlamaya yetmeyecektir; sizin için değerliyse bir uzmana götürür, onarmasını istersiniz. Çok zahmetli bir iştir; aslına sadık kalınarak tekrar toplanması çok zor, neredeyse imkânsızdır. Söz konusu olan bir kurum ya da bir devletse, atıp yenisini alamazsınız, bir pasajın içinde uzman da arayamazsınız; fabrika ayarlarına dönüp, onlarca yıllık kayıplarla bile aslına döndüremezsiniz; ya da çok geride kalırsınız. 

Aman eski kitaplarınıza iyi bakın, sıkça ve örselemeden tozlarını alın, nemden koruyun; önüne gelen kurcalamasın.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.