"Bakanlar artık milletin işine değil, Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor!"

CHP’Lİ ÖZEL: BAKANLAR ARTIK MİLLETİN İŞİNE BAKMIYOR, CUMHURBAŞKANININ AĞZINA BAKIYOR... “BU YENİ REJİM EKONOMİYE VE DIŞ POLİTİKAYA İYİ GELMEDİ”... “AKP, ORTAĞININ AF TEKLİFİNE NE DİYOR?”... “YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR”

"Bakanlar artık milletin işine değil, Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor!"

CHP’Lİ ÖZEL: BAKANLAR ARTIK MİLLETİN İŞİNE BAKMIYOR, CUMHURBAŞKANININ AĞZINA BAKIYOR... “BU YENİ REJİM EKONOMİYE VE DIŞ POLİTİKAYA İYİ GELMEDİ”... “AKP, ORTAĞININ AF TEKLİFİNE NE DİYOR?”... “YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR”

25 Eylül 2018 Salı 19:18
"Bakanlar artık milletin işine değil, Cumhurbaşkanının ağzına bakıyor!"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, yeni yasama yılıyla birlikte içtüzük değişikliğinin gündemde olduğunu belirterek, “Tek adam rejimini tahkim edecek, meclisi daha da güçsüzleştirecek, meclisi yürütmenin denetimine sokacak bir yaklaşıma hayır diyoruz. Bakanlar meclise gelmemelidir çünkü atanmışlardır. Bakanlar artık halkın, milletin işine bakmıyor, cumhurbaşkanının ağzına bakıyor” dedi. Özel, MHP’nin af teklifine ilişkin olarak da, “Her dediğinizi yaptığınız AKP, sizin bir dediğinizi bile neden yapmıyor? Türkiye’yi en büyük cezaevine çevirmiş olan ve dünyanın en yüksek tutukluluk oranıyla muhatap eden Adalet ve Kalkınma Partisi, ortağının teklifine ne diyor, bunu görmek gerekiyor” diye konuştu.

CUMHUR İTTİFAKI’NIN BÜYÜK ORTAĞI NE DİYOR

CHP’li Özel, CNN Türk’te katıldığı programda MHP’nin af teklifi, içtüzük çalışmaları ve yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel, MHP’nin af teklifine ilişkin olarak, “Partimiz bu konuda bir çalışma yürütüyor. İlk değerlendirmelerimiz, bu teklifin af niteliğinde olduğu ve nitelikli çoğunlukla geçmesi gerektiği yönünde. Geçmiş dönemlerde Rahşan affı olarak nitelendirilen af da Meclis’te benzer yöntemle yasalaşmıştı. Ardından 224 tane mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne, düzenlemenin anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu yönünde başvuruda bulunmuştu. Anayasa Mahkemesi’nin yaptığı düzenlemelerden sonra affın kapsamı genişlemiş, toplumda infiale dönüşmüştü” ifadesini kullandı. Özel, “Bu affa o çok kutsadıkları Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı ne diyor. Bir, onu duymak gerekir. MHP teklifi sundu. İlk konuşması gereken parti AKP’dir. Biz CHP olarak grup başkanvekilleri ve partinin hukukçu milletvekillerinden bir komisyon oluşturduk. Bu komisyon bir teknik çalışma yapacak. Bu bir af düzenlemesi midir yoksa MHP’nin ifade ettiği gibi değerlendirilebilir mi, bakmak lazım. Bu böyle yasalaşırsa ne sonuçlar doğurur, ona bakmak lazım. Görevimiz halkın ihtiyaç ve isteklerine uygun yasama faaliyetlerinde bulunmak. Af toplumsal talebe dönüşmüş müdür? Serbest bırakılacaklarla ilgili teklif edenin hassasiyetlerine göre kriterler konuluyor ama anayasanın eşitlik ilkesine göre bakıldığında ne olacak? Kimlerin salındığını saydığınızda, ilk başta 50 bine yakın uyuşturucudan dolayı içeride olanlar var. Bu mahkumları ıslah edebildik mi? Çıktıklarında tekrar okul önlerinde çocuklarımızı zehirleyecek mekanizmanın elemanları haline mi dönüştürecekler yoksa biz bunları topluma kazandırabildik mi? Bunların hepsinin analiz edilmesi lazım. CHP olarak affa, ceza indirimine kategorik olarak karşı değiliz. Özellikle bir hatadan dolayı cezaevinde yatan kişilerin ailelerini anlamamak ve o talebi görmezden gelmek mümkün değil. MHP’ye şunu sorarlar: Her dediğinizi yaptığınız AKP, sizin bir dediğinizi bile neden yapmıyor? Bu konuda önce bir AKP tavrını netleştirsin, biz bu konuyu toplumsal sorumluluğumuzla analiz edeceğiz. Konu hassastır, istismar etmemek lazım” diye konuştu. Özel, “Burada erken konuşması gereken birisi var. Bu Türkiye’yi en büyük cezaevine çevirmiş olan ve dünyanın en yüksek tutukluluk oranıyla muhatap eden Adalet ve Kalkınma Partisi, ortağının teklifine ne diyor, bunu görmek gerekiyor” dedi. Özel, içtüzük düzenlemesine ilişkin olarak şunları kaydetti:

BAKANLAR HALKIN İŞİNE DEĞİL CUMHURBAŞKANININ AĞZINA BAKIYOR

“Bu konuda netleşmiş bir tutumumuz var. Rejimin kendisine kasteden bir anayasa değişikliği ve ona uygun bir seçim yapıldı. 24 Haziran’dan beri iki şey görüldü. Bu yeni rejim ekonomiye iyi gelmedi. Ne dolar ne faiz ne işsizlik ne enflasyon yönetilemiyor. Bu yeni rejim dış politikaya iyi gelmedi. Dış politikadaki tek adam anlayışının yansımaları, ülkeyi zor duruma düşürüyor. Cumhurbaşkanı, bir yerin emiriymiş gibi, şeyhiymiş gibi bir ülkenin devlet başkanıyla görüşüp sonra damadını oraya gönderiyor. Kendi getirdikleri rejimi, tartışmalı hale getirecek bir adım atıyorlar. Anayasa görüşülürken bakanlara sözlü soru niye soramıyoruz demiştik, bakanlar meclise gelmeyecek demişlerdi. İçtüzük taslaklarında bakanların komisyonlara katılması ve görüş bildirmesi var. Ama bu bakan, o bakan değil ki! Eskiden meclisin içinden çıkan bir hükümet sistemi vardı ama şimdi bu bakanlar teknisyen. O bakan kim oluyor da milletin seçtiği vekilin teklifine katılıp katılmadığını söylüyor. Bakan seçilmiş biri değil, atanmış biri. Kendi yarattıkları sistem, aslında bir meşruiyet krizi yaratıyor. Şimdi seçmen demez mi, ‘Ben buna oy vermedim, hani katı kuvvetler ayrılığı vardı, hani güçlü meclis olacaktı, sen beni kandırdın’ diye. Hibrit bir sistem inşasına sıcak bakmıyoruz. Bu sistemin Türkiye’ye uygun olmadığını herkes itiraf ediyor. AKP gelecek ve ‘Biz büyük bir hata yaptık’ diyecek. 600 milletvekilinin 400’ü evet diyorsa bu hataların tamamı ayıklanabilir. Parlamenter sistemden dönmenin ağır bedelinden vazgeçeceklerse, gelirler bütün partilerle birlikte güçlü bir meclis inşa ederler. Gemiyi karaya oturttular. Bizim referandumda verdiğimiz ‘hayır’, memleketin ne kadar hayrınaymış, şimdi anlaşılıyor. Bu içtüzük meselesini bütün partilerin eşit katılımıyla değerlendirmemiz gerekiyor. Tek adam rejimini tahkim edecek, meclisi daha da güçsüzleştirecek, meclisi yürütmenin denetimine sokacak bir yaklaşıma hayır diyoruz. Bakanlar meclise gelmemelidir çünkü atanmışlardır. Bütçe sunumu olacaksa ve bu tek kişilik hükümet sistemiyse, o tek kişi gelecek bütçesini sunacak. Bakanlar artık halkın, milletin işine bakmıyor, cumhurbaşkanının ağzına bakıyor. Bakanlar teknisyense, milletin vekilinin teknisyenle işi ne.”

YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDEN KALKAR

Özel, yaklaşan yerel seçimlerle ilgili olarak, “Yerel seçimleri çok önemsiyoruz. Yiğit düştüğü yerden kalkar. Ankara ve İstanbul’u kaybettik, yeniden ayağa kalkacaksak İstanbul ve Ankara’yı almadan olmaz. Etkin bir şekilde hazırlanıyoruz. İttifak talebinde ve telaşında değiliz. Olanları görüyoruz. CHP, gerek referandum sonuçları, gerek seçim sonuçlarını analiz ettiğinde güçlü, heyecan yaratacak adaylarla İstanbul ve Ankara’yı kazandığımızı görüyoruz. Hata yapma lüksümüz yok” diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner15

banner14