banner9

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: 'İstanbul'u alacağız'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse endişe etmesin, önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini alacağız, İstanbul'u bir dünya markası yapacağız" dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: 'İstanbul'u alacağız'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiç kimse endişe etmesin, önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini alacağız, İstanbul'u bir dünya markası yapacağız" dedi.

13 Haziran 2018 Çarşamba 12:55
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: 'İstanbul'u alacağız'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Belediyesi Yaşlı Bakım ve Huzurevinin açılış törenine katıldı. Kılıçdaroğlu'nun buradaki konuşması satır başlarıyla şöyle:

Hakkı, hukuku ve adaleti sağlamak için yapacağımız ilk iş, 24 Haziran'da eksiksiz, hiçbir gerekçe üretmeden sandığa gitmektir. İkincisi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde birleşik oy pusulasının en başında yer alan Sayın Muharrem İnce'ye evet mührünü vurmaktır. Üçüncüsü Millet İttifakı'nda yer alan CHP'ye evet demektir. Göreceksiniz inşallah milletin kararıyla bu söylediklerim gerçekleşir. Öyle 16 yılda, 20 yılda değil, Türkiye bölgesinin yıldızı olur. 5 yılda herkes huzur içinde yaşar. Gerginlikleri bitireceğiz, yeni, demokratik bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Bu bizim ahdimizdir. 

'Herkesi eşit kucaklayacaksınız'

Öteden beri Belediye Başkanlarıma şunu söylerim, bir 'Seçildiğiniz andan itibaren herkesi kucaklayacaksınız. Şu mahalle bize oy verdi, şu vermedi değil, herkesi eşit kucaklayacaksınız'. Bu anlayışı sadece belediye başkanlığı uygulamasında yapmıyoruz. Sayın Muharrem İnce de 'Ben 81 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım' dedi ve yakasına Türk bayrağı rozeti takıldı. Bizim halka bakışımız, görev ve sorumluluk anlayışımız diğerleriyle bağdaşmaz. Onlar köşeyi dönmek için uğraşır, biz vatandaşın sorununu çözmeye çalışırız. Onlar kavgadan yanadır, biz barıştan yanayız. Sevgiden, hoşgörüden yanayız. Onlarla aramızda dağlar kadar fark var.

'Topladığınız her kuruşun hesabını vatandaşa vereceksiniz'

Yine belediye başkanlarımıza söylediğim ikinci bir olay. 'Topladığınız her kuruşun hesabını vatandaşa vereceksiniz'. Parayı topluyor, vergiyi alıyorsunuz, yatırım mı yapacaksınız, vatandaşa açıklayacaksınız. Nitekim Sayın Belediye Başkanımız da az önce, 'Bu binayı 44 milyon 583 milyon liraya mal ettik' dedi. Ayrıca yurt dışından aldığı krediyi de buna ekledi. Bu sorumluluk gerektirir.

'Bütün mali bilgileri toplumla paylaşmaları lazım'

Şimdi zaman zaman CHP'ye haksız eleştiriler yapılır. 'Efendim CHP köprüye, yola karşı'. Karşı değiliz ama bir şeyi öğrenmek istiyoruz. Arkadaş sen bu köprüyü kaça yaptın? Milletin parasıyla yaptıysan bu soruyu sormak benim namus borcumdur. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak için bu soruyu soracağım. 'Yol yapacağım' diyeceksin, başkasının yaptığı yolun 10 misli pahalıya yapacaksın. Bunun nedenini öğrenmek zorundayız. Biz nasıl söylüyorsak, onların da bütün mali bilgileri toplumla paylaşmaları lazım. 

'Önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini alacağız'

Belediye Başkanımız söyledi, 'Planlar yaptık onaylanmıyor, Büyükşehir Belediyesi engel çıkarıyor'. Niye onaylanmıyor? Sizin başarılarınızı kıskanıyorlar, onun için engel çıkarıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz bunu yapacağız. Hiç kimse endişe etmesin, önümüzdeki yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesini alacağız, İstanbul'u bir dünya markası yapacağız. Uzun yıllardır İstanbul'a hizmet verdiklerini söylüyorlar. Sonunda en büyükleri kalktı dedi ki, 'İstanbul'a ihanet ettik'. İstanbul'un bağrına saplanan o ihanet hançerini biz söküp alacağız. İstanbul'u çağdaş bir kent yapacağız. 

Kıraathane polemiği: 'Sonunda tepki alınca plağı değiştirdi'

Seçimlere gidiyoruz. Dikkat buyuruyor musunuz bilmiyorum, Erdoğan hiç ekonomiden söz etmiyor. Niye söz etmiyor? Ekonomi bizim hayatımızın bir parçası. Sen nasıl bir Türkiye vadediyorsun, çık bir anlat bakalım. Anlatamıyor. Ufku doldu. En sonunda çıkıp dedi ki, 'Millet Bahçeleri ve kıraathaneler'... Ne diyeceksiniz? Kıraathane yapacakmış bol bol. Sonunda tepki alınca plağı değiştirdi, 'Kütüphane yapacağız'. Kütüphane ayrı, kıraathane ayrıdır Sevgili Erdoğan. Sen bu farkı bilmiyorsan, açar bir sözlüğe bakarsın kıraathane nedir, kahvehane nedir. Bunların hepsini orada öğrenirsin. Ama bilgi birikimin yoksa ne yapayım, kabahat bende değil. 

'Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz'

Biz sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. Günü gelir yaşlanırız, en yakınlarımızı kaybederiz. Günü gelir yalnız kaldığımızı, konuşacak bir akrabamızın olmadığını görürüz. Sosyal devlet size o zaman kendini gösterir. Sizin huzur içinde yaşayabileceğiniz mekanlar açar. O mekanlarda akranlarınızla, arkadaşlarınız, yaşıtlarınızla beraber yeni bir dostluk köprüsü kurarsınız ve hayata yeniden tutunursunuz. Sosyal devlet denilen budur. Onlar bu ülkeye sosyal devleti unutturdular. Bizim belediyelerimiz yapıyorlar.

Her mahalleye kreş

Belediyelerimize 'Her mahalleye gecekondu bölgelerinden başlayarak kreş açın' dedim. Anne güven içinde çocuğunu getirip kreşe bırakmalı, o da alışverişe çıkmalı, sosyal hayatın bir parçası olarak kenti gezebilmeli. Bu açıdan kreş önemli bir proje. Sayın Başkan '14 kreşi açtık, 3'ünü de açacağız' dedi. Bütün mahallelere açılacak. Diğer başkanlarımız da burada. O başkanların da çalışmalarını Genel Merkez'den düzenli takip ediyorum. Kreş, huzur evleri, gençlik merkezleri açılıyor... Bütün bunlar son derece güzel. Bütün bunları, belediye başkanlığının bulunduğu beldede yaşayanların huzur içinde yaşaması için.

'Biz meydanlar yapıyoruz, onlar meydanlara yasak getiriyorlar'

Biz meydanlar yapıyoruz, onlar meydanlara yasak getiriyorlar. Meydanların özelliği nedir? Özelliği şudur, dinlerlerse anlarlar ama en iyisi bir telefonla anlatayım da daha dikkatli dinlesinler. Kentte yaşayanlar enerilerini meydanlarda boşaltır. Protesto mu, gösteri mi, kutlama mı yapılacak, meydanlarda yapılır. Bir kent enerjisini meydanlarda boşaltır. Dünyanın bütün kentlerinde görkemli meydanlar vardır. O meydanlar aynı zamanda sosyal yaşamın da bir parçasıdır. Bir tarafında çiçekçi, bir tarafında oturacağınız banklar, yeşillik, sanat eserleri vardır. Bakıldığı zaman kentte yaşadığımızın farkına varırız. Kartal meydanlarıyla da bilinir. Nazım'ın adının verildiği meydanın açılışına ben de gelmiştim. Bunlar bizim sosyal yaşamımızı güçlendirmek için yapılır. 

'O çocukların hepsini sınavsız devlet memuru yapacağız'

Başka ne yapmalı? Şunları... Seçim beyannamemizde bir vaadimiz var. Belki hiçbiriniz duymadınız. Annesi babası olmayan çocuklara devlet el uzatır veya yoksul aileler bakamıyorsa devlet el uzatır. O çocukları alır, Çocuk Esirgeme Yurtları'nda bakar, eğitir. O çocuk 18 yaşına gelince, 'Sen artık büyüdün' deyip kapının önüne koyarlar. Biz Çocuk Esirgeme Kurumu'nda yetişip 18 yaşını dolduran, kadın erkek ayrımı yapmaksızın bütün çocuklarımızı sınavsız devlet memuru yapacağız. Onlar 18 yaşındaki çocuğu kapının önüne bırakıyorlar. Ana yok, baba yok, devlet yok, nasıl tutunacak hayata? Kız çocuğu ne yapacak? Biz ne diyoruz o çocuklarımızın tamamını devlet memuru yapacağız. Böylece hayata tutunacak, geliri olacak. 'Devlet bana sahip çıktı' diyecek. 'Anne babamın olmadığı tarihten beri bir sosyal devlet geldi bana sahip çıktı' diyecek. Onların hayalleri bizim planlarımıza yaklaşamazlar. Bizim bütün planlarımızın temelinde insan, toplumla insanı barıştırmak, bir insanın özgürce geçinebilmesi vardır'. Ama onlar bunu bilmezler.

'Asgari ücret net 2 bin 200 lira olacak'

'Asgari ücreti 1.500 TL yapacağız' dediğimizde kıyameti koparmışlardı. 'Batacağız' dediler. Bizim bütün belediyeler o tarihte 1.500 lira yaptı, hiçbir belediye de batmadı. CHP'li belediyede çalışan rahat etti. AK Partili belediyelerde çalışanlar şimdi diyorlar ki, 'İnşallah İstanbul'u CHP alır ve 1 Ocak 2019'da asgari ücret net 2 bin 200 lira olur' diyorlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışan işçi kardeşlerime de sesleniyorum. AK Partili belediyelerde çalışan işçi kardeşlerime de sesleniyorum. Asgari ücretini net, 1 Ocak'tan itibaren 2 bin 200 lira yapacağız. Bu senin hakkındır, hakkını teslim edeceğiz. 

'Çalışanı aç bırakmak sosyal devlet değil, despot devlettir'

Gidip iş dünyasını gezip, propaganda yapıyorlar, 'Bu CHP'ye oy verirseniz, üretim yapamazsınız'. Ücretleri artırın, hiçbir işverene yük getirmeyeceğiz. Vergisiz olacak. Asgari ücret üzerinden asla vergi almayacağız. Adı üzerinde zaten, asgari ücret neyin vergisini alıyorsun? Sanıyorlar ki, asgari ücretli gidip hemen bir daire alacak. Zor bela geçinecek. Ama bugünkü imkanlarla 2 bin 200 lira. Bütün işçi kardeşlerime sesleniyorum, 1 Ocak'ta net 2 bin 200 lira almak istiyorsan, gözün kapalı, inanarak, güvenerek gideceksin Muharrem İnce'ye ve Millet İttifakı'na oy vereceksin. Asgari ücreti niye artırıyoruz? Sosyal devletin gereği olarak artırıyoruz. Çalışanı aç bırakmak sosyal devlet değil, despot devlettir. Biz sosyal devletten yanayız. 

'Çiftçiler perişan, hepsi borç batağında'

Çiftçiler perişan, hepsi borç batağında. Tarlaları, traktörleri, ürünleri hacizli. Kendisini yakan çiftçi kardeşlerimiz var. Onlara da sözümüz var. Sosyal devletin gereği olarak, onların banka borçlarının faizini sıfırlayacağız. Ana paralarını da yeniden yapılandıracağız. Çiftçiye mazotu 3 liradan vereceğiz. 'Mazotu nasıl 3 liradan verirsin?' Sen yata veriyorsun, ben de çiftçinin traktörüne veriyorum arkadaş. O üretmiyor, çifti üretiyor. Esnafın stopaj vergisini kaldıracağız, onlar da rahat bir nefes alacak. 

'Eğitimi tepeden tırnağa değiştireceğiz'

En önemlisi eğitime el atacağız, eğitimi tepeden tırnağa değiştireceğiz. 10 binlerce çocuğumuz sabah kahvaltı yapmadana okula gidiyor. Baba sabah verecek harçlık bulamıyor. Bu ayıba, drama son vereceğiz. Çocuk sabah kahvaltısını arkadaşları ve öğretmenleriyle beraber okulda yapacak, öğle yemeğini yiyecek. Çocuğu aç bırakmayacağız. Akşam servis arabasıyla evine gelecek. Bunun için de 'Parayı nereden bulacaksın?' diyecekler. Sen tefeciye para buluyorsun da ben bu ülkenin çocuklarına mı bulamayacağım?

İş garantili eğitim yapacağız. Bütün organize sanayi bölgelerinde teknoloji liseleri kuracağız. 6 yıl olacak, çocuk mezun olduğunda iş bulacak. Üniversiteye gitmek istiyorsa, eğitim gördüğü bölümün iz düşümündeki fakülteyi tercih ederse, artı puan vereceğiz. Liseyi bitirdi çocuğumuz, meslek sahibi olmak için kurslara gidiyor. Okula giderken aileye yük olmadan yatılı gidecek."

 KIlıçdaroğlu daha sonra da engellilere yönelik sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle de bir araya gelecek.

Son Güncelleme: 13.06.2018 12:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.