banner9

Kılıçdaroğlu: 'Biz Kuvayi Milliyeciyiz!'

CHP'nin 36'ncı Olağa Kurultayı Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

Kılıçdaroğlu: 'Biz Kuvayi Milliyeciyiz!'

CHP'nin 36'ncı Olağa Kurultayı Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştiriliyor.

03 Şubat 2018 Cumartesi 11:35
Kılıçdaroğlu: 'Biz Kuvayi Milliyeciyiz!'

 Kılıçdaroğlu mevcut genel başkan sıfatıyla kongrenin açış konuşmasını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin 36. kurultayını açılış konuşmasında, Kurultay'a katılanları  “sevgili yoldaşlarım” diye selamladı ve “hoşgeldiniz” konuşması yaptı.
Kılıçdaroğlu, kurultayda yer almayan iki ismi, yurtdışında tedavi gören önceki Genel Başkanı Deniz Baykal'ı ve hapisteki CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nu andı.
Kılıçdaroğlu, “İki değerli yoldaşımız aramızda yok. Bunlardan birincisi Deniz Baykal. Tedavi görüyor, şifalar diliyoruz. Bütün dualarımız Deniz Baykal'ın yanında.
Aramızda olmayan milletvekilimiz Enis Berberoğlu, hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, talimat üzerine, hapishanede siyasi tutuklu olarak tutulmaktadır.
Berberoğlu'na tüm yol arkadaşlarının selamını, sevgisini ve dostluğunu gönderiyorum.” dedi.

“İSTEDİĞİNİZ KADAR BASKI YAPIN..”

Kılıçdaroğlu, Berberoğlu'nun “talimat üzerine tutsak tutulduğunu”, Berberoğlu'nun verdiği iddia edilen MİT kamyonları tutanak ve belgelerini hazırlayan asker, yargı mensuplarının şu anda “terör üyesi olmaktan” hapiste olduğunu söyleyerek,  “80 milyonun önünde yargı camiasına sormak istiyorum. Terör örgütlerinin tuttuğu tutanaklar, terör örgütlerinin bildiği bir sır nasıl olur da devlet sırrı olur. Terör örgütlerine devleti teslim edeceksiniz, sonra da kalkıp bunun intikamını CHP)den alacaksınız Enis Berberoğlu'nu talimatla tutsak tutacaksınız” dedi. Kılıçdaroğlu, baskıya rağmen direnmenin devam edeceğini de vurgulayarak, “boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz Kuvayı Milliyeciyiz” diye konuştu.

SAYGI DURUŞU

CHP kurultayındaki saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından ise Kılıçdaroğlu, saygı duruşunun Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit ile, Türkiye için şehit düşenler için yapıldığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “saygı duruşunu, Başta Afrin olmak üzere, bu aziz topraklar için şehit düşen, Mustafa Kemal'in Mehmetçikleri için yaptık” dedi.

Kılıçdaroğlu: Bu kurultay salonunda terör örgütlerine "Ne istediniz de vermedik" diyenler yoktur

36. Olağan Kurultay'da konuşan Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

Türkiye tarihinin en zor koşulları içinde ve bir beka sorunu ile karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Cumhuriyet tarihimizin en zor süreçlerinden birini yaşıyoruz. Bu kurultay Türkiye'yi yaşanan sorunlardan çekip çıkarma kurultayıdır. Bu kurultay, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma kurultayıdır. Bu kurultay Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Dolmabahçe'den bakıp 'Geldikleri gibi gidecekler' dedikleri kurultaydır. Bu kurultay huzur isteyenlerin kurultayıdır. Sivas Kongresi'nin ruhunu taşıyanların kurultayıdır. Adalet için cesaretle yola çıkanları kurultayıdır. Bu kurultay Kuvayı Milliyecilerin kurultayıdır. Firavun karşısında Musa olnaların kurultayıdır. Zulmün karşsıında dilsiz şeytan olmayanların kurultayıdır.

- Bu kurultay bereketli kurultayda yoksulluğu tarihe gömeceğiz diyenlerin kurultayıdır. Toplumun her kesimine umut taşımyaı öngörenlerin kurultayıdır. Bu kurultyay yurtta barış dünyada barış diyenlerin kurultayıdır. Ne ezen ne ezilen diyenlerin kurultayıdır.

- Bu kurultay tanımında terör örgütü tarafından aldatılanlar yoktur.

- Bu kurultay salonunda terör örgütleri ile pazarlık kuranlar yoktur.

- Bu kurultay salıonunda terör örgütleri ile aynı menzile yürüyenler yoktur.

- Devletin haremini yani namusunu terör örgütüne teslim edenler yoktur.

- Bu kurultay salonunda terör örgütlerine "Ne istediniz de vermedik" diyenler yoktur.

- Vatan toprağını terör örgütlerine teslim edip Süleyman Şah Türbesi'ni kaçıranlar yoktur.

Kendi vatanında vergi ödedememek için Man Adaları'nda şirket kuranlar yoktur.

- Bu kurultay salonunda namussuzlar kadar cesur olmaya ant içmiş namuslular vardır.

- Bu nedenle kurultayın adı 'Adalet ve cesaret'tir.

- Adaleti ve cesaeri bir arada götüreceğiz.

Ülkemizin genel durumu şöyle. Bugün beş temel sorunla karşı karşıyayız. Karamsar bir tablo var. Bu tablo kaygıları derinleştiriyor. Oysa 2002'de iktidar olduklarında Türkiye'nin bir temel sorunu vardı. Bu bazen Kürt sorunu, bazen toplumsal barış, bazen Güneydoğu sorunu olarak dillendirildi. Demokrasi, ekonomi, eğitim ve dış politika sorunları eklendi. Sorunlar giderek derinleşmeketedir. Biz CHP solarak sadece sorunları dile getiren değil her sorunun üzerine kararlılıkla yürüyen bir partiyiz.

Çözümlere de kısada değineceğim. Bazen 'Kürt sorununu' bazen 'Güneydoğu', bazen 'toplumsal barış' olarak dillendiriyoruz. 2002'de terör örgütünün beli kırılmıştı. Terör neredeyse sıfırlanmıştı. Sorun Türkiye'nin gündeminden büyük ölçüde çıkmıştı. Önce terör örgütü ile masaya oturdular. Toplantılar yaptılar. Şu tablo çıktı ortaya. Bugün toplumsal barışımızı tehdit eden terör daha geniş bir coğrafyada varlığını sürdürmeye çalıştı. Afrin'de askerlerimiz var. Yüreğimiz onlarla beraber. Şehitlerimiz, gazilerimiz var. Biz Afrin'de bu ülke için mücadele eden Mustafa Kemal'in Mehmetçiklerine buradan selam gönderiyoruz.

"Suriye hükümeti ile derhan temasa geçin"

Afrin milli bir duruşu öngörüyor. Biz de milli duruşumuzu açık ve net dile getirdik. Ama birileri Afrin'i partisinin bir kararı gibi topluma sunuyor. Ordu Mustafa Kemal'in ordusudur. Mücadele Türkiye içindir. Türkiye'de, 2002'de rahmetli Ecevit döneminde terörün beli kırılırken 2018'de terör nasıl bu kadar geniş bir coğrafyaya kimlerin desteği ve yanlış politikalarla yayıldı bunu düşünmek zorundayız. Türkiye'yi bu noktaya kimler taşıdı hep beraber düşüneceğiz. Açık ve net bir çağırıyı yapmak istiyorum. Suriye hükümeti ile temasa geçiniz. Suriye'de toprak bütünlüğü sağlanacaksa, akan kan duracaksa Suriye devleti ile hükümeti ile derhal ilişki kurmak gerekiyor. Benzer ilişkiyi Irak merkez hükümeti ile kurmak gerekiyor.

Sorunun çözüm adresi TBMM'dir. Sorun demokrasi ve özgürlük bağlamında çözülmek zorundadır. Kürt sorunu ile terör sorunu arasındaki hassas dengenin belirlenmesi gerekir. Terör örgütleri tarafından saldırıya uğrayan genel başkan olarak açık ve net söylüyorum; adına ne derseniz deyin bu sorunu çözecek olan parti sadece ve sadece CHP'dir. 'İlk dört yıl içinde bu sorunu çözmezsem siyaseti bırakacağım' diye sözüm var.

İkinci sorun dış politika. Yalnızlaşan bir Türkiye tablosu ile karşı karşıyayız. Egemen güçler tarafından savrulan ve savrulduğunu da 'aldatıldık' diye itiraf eden Türkiye tablosu ile karşı karşıyazı. Durup dururken neden Suriyen'in iç işlerine karışırız. Bugün hemen hemen her çevrede siyasi görüşten vatandaşımız diyor ki; 'Türkiye'nin beka sorunu var'. 2002'de, 2003'te 'Türkiye'nin beka sorunu var' deniyor muydu? Bugün iktidarın getirdiği nokta bu sorunun tartışılmış olması. Bu ayıp bile ne kadar kötü yönetildiğini ortaya koymaktadır. Hem terör örgütü hem egemen güçler tarafında verilen talimatı yerine getiren ve yalnız kalan ve millete 'Bizi kandırdılar' diyenlerin Türkyie'nin yakasından düşmesi gerekiyor.

"Lozan'ı tartışmayız"

Dış politika milli olmak zorundadır. Türkiye bugün bir beka sorunu ile karşı karşıya. Türkiye'yi bu noktaya taşıyanlar utanmadan Lozan'ı tartışmaya açıyorlar. Lozan bu ülkenin tapu senedir. Sen Sevr'i mi özledin? Lozan'ı kanla gözyaşı ile acı ile aldık. Türkiye'nin sınırları cetvelle çizilmedi. Lozan verdiğimiz milli kurtuluş savaşının onur belgesidir. O onur belgesini kimseye tartıştırmayız.

Dış politikayı kesinlikle milli yapacağız. Egemen güçlerin talimatını kabul etmeyeceğiz. Bütün komşularımızla barış içinde yaşayacağız. Türkiye'nin Mısır ile Suriye, Irak ile, Libya ile, AB ile, Rusya ile, ABD ile ilişkilerini hangi parti inşa eder. Açık ve net düşünün göreceksiniz ki ilk akla gelecek parti CHP'dir. Çünkü CHP 'Yurtta barış dünyada barış' isteyen bir partidir. Yüzümüzü insan haklarının, evrensel değerlerin ve adalete önem veren milletler hanesine çevireceğiz.

"Her öğretmene 24 Kasım'da bir maaş ikramiye"

Üçüncü temel sorun eğitim. Bir ülkenin geleceği eğitime bağlı. Bir ülkenin eğitimini bozarsanız o ülke, geleceğini inşa edemez. Eğitim de milli olmak zorundadır. Bir partiye militan yetiştirmek amacıyla yapılmaz. Çocuklarımızın çağdaş uygarlığı yakalaması ve onu aşması için verilir.

Bırakın eğitimde bir stratejiyi, her bakana göre değişen bir politika karşımıza çıktı.

Bu hükümetin eğitim politikası yok. Bunu herkes biliyor. Kendi çocuklarını denek olarak kullanan tek ülke Türkiye'dir. Bugün her 100 aileden 80'i çocuğunun yurtdışında eğitim almasını istiyor. Bu da Türkiye'nin eğitimde iflas noktasına taşındığını gösteren en önemli verilerden biridir.

Bugün eğitim sisteminden ne aileler ne de öğrenciler memnun değil. Biz ne yapacağız? Bütün öğretmenleri toplumun en saygın kişileri haline getireceğiz. Bunun için 'öğretmenler meslek kanunu' çıkaracağız. Devlet memurları kanunundan ayrı tutacağız. Onlar aynı zamanda gelecek kaygısı taşımayacak. En düşük öğretmen aylığı açlık sınırının üstünde olacak. Şu anda Türk-İş'in belirlemesine göre açlık sınırı 5 bin 238 TL. Dolayısıyla en düşük öğretmen aylığı bunun üzerinde olacak. Her öğretmene 24 Kasım'da birer maaş ikramiye vereceğiz.

Taşımalı eğitime kesinlikle son vereceğiz. Nerede bir öğretmen öğrenci varsa orada onları yan yana getireceğiz. İş garantili eğitime önem vereceğiz. Okulundan mezun olduğu gün işi hazır olacak. İşsizler ordusu değil çalışanlar ordusu yaratacağız.

Bizim kuşağımızda ailesinin görüşü ne olursa olsun geleceği olacaktır. Onlar güzel Türkiye'nin, onurlu Türkiye'nin askerleri olacaktır.

Temel sorunlarımızdan biri de ekonomi. 2002'de temel bir sorun değildi. Bugün geldiğimiz nota son derece vahim bir nokta. Çiftçi traktörü için, kamyon şoförü kamyonu için dünyanın en pahalı mazotunu kullanmaktadır.


"Bugünkü iktidar faiz lobisine hizmet eden iktidardır"

Şoför kardeşlerime sesleniyorum. Bunlar seni unuttu. Senin sorunlarını bütçe görüşmelerinde dile getiren parti CHP'dir. 15 yıldır Türkiye'yi üretimden kopardılar. 15 yıldır rant ekonomisi uygulanıyor. Çalışanlar vergi verirken rantiye sınıfına vergi ayrıcalığı getirildi. Bir masa, bir sandalye, elinde viski milyarları kazanıyorlar. Seni bu zilletten kurtaracak olan biziz kardeşim. Bugünkü iktidar, açık ve net söylüyorum, fazi lobisine hizmet eden iktidardır."

Son Güncelleme: 03.02.2018 12:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.