Pavey Silivri'den mesaj getirdi

CHP’li Şafak Pavey, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarından mesaj getirdi.

Pavey Silivri'den mesaj getirdi

CHP’li Şafak Pavey, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarından mesaj getirdi.

07 Mart 2017 Salı 10:47
Pavey Silivri'den mesaj getirdi

 Tutuklu gazetecilerin Silivri Cezaevi’nden yolladığı mesajlar şöyle:

Murat Sabuncu: Buraya girdiğimizde sonbaharın sonuydu. Kışı bitiriyoruz, bahar geliyor. Memleketimin dağlarında ovalarında çiçekler açıyordur şimdi. En sevdiğim papatyalar, gelinciklerin hayali mutluluk veriyor bize. Baharda doğanın canlanması bir mucizedir. Biz de bir mucizeye tanıklık ettik. Geçenlerde betonların arasından bir avuç çimen çıkıverdi. En zor şartlarda bile engel tanımayan bütün mucizelerin tanığı kabul ettik. Düşünceler fikirler ve özgürlükler tarih boyunca duvarları betonları parmaklıkları parçalayıp geçmiştir. Aynen bu bir avuç çimen gibi..

Akın Atalay: Hükümet gazete yöneticilerini cezaevine koymak için organize suç örgütü (mafya) yöneticilerine af çıkardı. Cezaevlerini boşalttı, bize yer açtı. Sorarsanız ‘biz af çıkarmadık, sadece infaz sisteminde değişiklik yaptık’ diyorlar. Oysa ‘biz ağaçtaki elmaları dökmedik. Sadece ağacın dallarını budadık’ diyorlar. Son çıkardıkları af ile rüşvetçileri, hırsızları, dolandırıcıları, şantajcıları, ihaleye fesat karıştıranları tahliye ettiler. Yalnızca terör suçluları ile onlarla birliktelermiş algısı yaratarak tutukladıkları düşünce suçluları içeride. Ne yazık ki toplumun temeli olan adalet duygusu ve hukuk askıya alınmış durumda.

Kadri Gürsel: Cumhuriyet yönetici ve yazarlarına bir yargısız infaza dönüşen uzun tutukluluğu, giderek Türkiye’nin dünyadaki itibar ve saygınlığına zarar vermeye başladı. Ülkenin saygınlık ve itibarı Türkiye’yi yönetenlerin umurundaysa gerekli yerlere talimat vererek bu durumu sonlandırmayı tercih edebilirler. Örneğin, Anayasa Mahkemesi’nin bizim durumumuz hakkında üzerine düşeni yaparak hakkımızda olumlu bir karar vermesi neden mümkün olmasın? Ya da iddianamesini aylardır yazmayan savcının nihayet görevini yerine getirerek delil yetersizliğinden tahliyemizi istemesi neden düşünülmesin? Bir siyasi operasyon neticesinde tutuklandık. Yine siyasi mülahazalar neticesinde bırakılmamız beklenmektedir. Referandum tarihi yaklaşırken bizleri içeride tutmanın siyasi maliyetinin de giderek arttığı görülmelidir. Türkiye’nin dünyada ciddiye alınan bir ülke olmasını istediklerinden emin olduğumuz yöneticilerin bu konuda gerekli siyasi girişimi yaparak hatalarını düzelteceklerini umuyorum.

Güray Öz: Sanırım iddianame yazamıyorlar ya da yazdılar bir işaret bekliyorlar. Ama iddianamemiz gelirse herkes görecek ki bizimle ilgili tezleri çürüktür. İktidar partisine tavsiyemiz olacak: Yurtdışında olup bitenlerle ilgili yorum yaparken iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırsınlar, çünkü Türkiye’de durum anlattıkları gibi değil. Bizim burada olmamız bunun kanıtıdır.

Turhan Günay: Bir an önce davayı açarlarsa kendileri için iyi olur. Çünkü insan hakları savunucularından gelen eleştirilerin dozu giderek artmaya başladı. Yazarlar Sendikası’nın gönderdiği imzalı kitaplar henüz elime ulaşmadı ama gösterdikleri çaba için çok teşekkür ediyorum.

Mustafa Kemal Güngör: Emre Kongar hocaya çok teşekkür ediyorum. Tam da onun yazılarında sözünü ettiği öğrenilmiş çaresizliği bu süreçte öğrenmemiz lazım. Bu mücadeleyi bütün demokrasi güçlerinin beraber yapması lazım. Bütün kadınların kadın gününü kutluyorum. Kadınlar ülkemizde hak ettikleri yerde değiller. Kadınlarımızla birlikte yürüyebilirsek Türkiye’de bir şeyleri değiştirebileceğiz. Moralimiz, sağlığımız yerinde, günlerimizin geçmesini bekliyoruz.

Hakan Kara: Vatandaşlık görevimizi yapmak ve referandumda ‘hayırlısıyla’ oyumuzu kullanmak istiyoruz. Bu arada iddianamemiz de hazırlanır ve yargılanma şansını elde edersek elbetteki mutlu oluruz.

Önder Çelik: Bugünlerde aldığımız dayanışma yazıları mesajları için yürekten teşekkür ediyoruz.

Bülent Utku: Bütün haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı çıkan ‘varım, var olacağım’ diyen Rosa Lüxemburg’u 1919 yılının ocak ayında döverek öldürüp bir kanala attılar. Ancak kadınların mücadelesi giderek artan bir ölçüde devam ediyor. Kadınların temas ettiği her alan gelişiyor güzelleşiyor. Tüm kadınların 8 Mart’ı kutlu olsun.

Ahmet Şık: Bu ülkenin ve hepimizin kurtuluşu kadınlarla olacak.

Son Güncelleme: 07.03.2017 10:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.