Halk Bankası Genel Müdürü Osman Arslan, özellikle Kredi Garanti Fonu kefalet desteğiyle yeni destek finansman programları açıklanacağını bildirerek, "Bu noktada yine KOBİ’lere yönelik KOSGEB’in de önemli katkıları olacak. Bu cuma günü de Sanayi ve Teknoloji Bakanımız İstanbul’a gelecek, Bankalar Birliğimizde KOBİ’lere yönelik destek programını açıklamış olacağız" dedi.
Arslan, TSO Kültür ve Konferans Salonu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin 2025'i yaklaşık yüzde 3,5 oranında büyümeyle kapatacağını belirtti. Orta Vadeli Program'a (OVP) göre 2026’da yüzde 3,8'lik büyümeyi hedeflendiğini anımsatan arslan, şöyle konuştu:
"Bu, enflasyondan arındırılmış, reel büyümeyi ifade ediyor. Aslında bu yılın 2025’e göre daha olumlu olabileceğini beklemekteyiz. Ülkemizde toptan ticaret ve perakende ticaretin ikisi tek başına yüzde 30’u geçiyor. Özellikle imalat tarafına daha ağırlıklı önem vereceğiz. Özellikle Kredi Garanti Fonu kefalet desteğiyle yakın dönemde yeni destek finansman programları açıklanacak. Bu noktada yine KOBİ’lere yönelik KOSGEB’in de önemli katkıları olacak. Bu cuma günü de Sanayi ve Teknoloji Bakanımız İstanbul’a gelecek, Bankalar Birliğimizde KOBİ’lere yönelik destek programını açıklamış olacağız. Merkez Bankası destekli yatırım teşvikleri avans kredisi dediğimiz son derece cazip vade ve maliyet oranlarında krediler mevcut. 284 adet ileri teknoloji ya da ortak teknoloji noktasında üretim yapan şirketlerimize, ki burada da yatırım miktarının 1 milyar olması gerekiyor, Merkez Bankamızın ve Sanayi Bakanlığımızın, teknoloji puanına göre, geliştirdiği önemli destekler var.
"Brüt rezervlerimizin tamamı 215 milyar doların üzerine çıktı"
İşsizlik oranımız düşüyor. Ekonomideki büyüme istihdam da oluşturan bir büyüme, burada da olumlu gelişmeler olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin ekonomisinin ihracat bazlı büyümesi son derece önemli. Cari açığın milli gelire oranı düşüyor, yüzde 1’lere yaklaşmış durumda. Bütçe açığı yine OVP doğrultusunda hedeflerini tutturuyor. Bu şekilde baktığımız zaman bütçe açığımız yüzde 3,1 ile Maastricht kriteri dediğimiz yüzde 3’e oldukça yaşlaştı. Enflasyondaki eğilim, en son açıklanan rakamlar yüzde 30,9 ve bu yılın sonunda da yine OVP hedefi olan yüzde 16. Burada brüt rezervlerimizin tamamı 215 milyar doların üzerine çıktı. Bankaların, Merkez Bankası'na vermiş olduğu döviz swaplarını devre dışı bıraktığımız zaman Merkez Bankası'nın kendi net rezervleri 80 milyar dolara ulaşmış durumda."