DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve beraberindeki heyet, istinaf mahkemesinin tedbi kararı ve CHP Genel Merkezi'ne yapılan polis müdahalesinin ardından TBMM'de, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile görüştü. Saat 13.30'da başlayan görüşme, saat 14.45'te sona erdi.
CHP TBMM Grubu'nda, 1 saat 15 dakika süren görüşmede, DEM Parti heyetini, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile CHP TBMM Amiri Harun Özgür Yıldızlı karşıladı.
DEM Parti heyetinde, Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ile Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Rüştü Tiryaki yer aldı.
"DEMOKRASİ AYIBI, HUKUK SKANDALI"
Görüşmenin ardından iki lider açıklama yaptı. Tuncer Bakırhan, CHP Genel Merkez binasına dönük müdahaleyi kabul etmediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Mutlak butlan kararı ile Türkiye'de demokrasi bir kez daha siyasi bir kriz ile karşı karşıyadır. Dün mutlak butlan kararının uygulanması esnasında kolluğun şiddeti ile ortaya çıkan görüntüler tek kelimeyle utanç verici ve kabul edilemezdir, kabul etmiyoruz. Ana muhalefet partisine biber gazlı, tazyikli suyla, plastik mermilerle girilmesi bir demokrasi ayıbı ve hukuk skandalıdır. CHP'ye yönelik bu saldırıyı açıkça kınıyoruz ve kesinlikle kabul etmediğimizi belirtmek istiyorum. Türkiye halkları, bu tür dönemlerde her zaman demokrasiden yana tavır ortaya koymuştur, geçmiş de bunu gösteriyor. Siyasete yapılan müdahaleye bugüne kadar Türkiye halkları rıza göstermedi. Yargı eliyle toplumsal fay hatlarını tetiklemek, siyasi kutuplaşmayı körüklemek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. Hukuksuzluk büyüdükçe toplumsal ayrışma derinleşir. Demokrasi ise hepimizi bir arada tutacak en güçlü ilkedir. Demokrasi ilkesine bu süreçte sarılmalıyız. Yaşadığımız siyasi krizlerin temelinde, demokrasi ve demokratik siyaset eksikliği yatmaktadır.
Buradan çıkışın tek yolu var, bu rejimin hukukla kuşanması ve demokratikleşmesidir. Hukuk güvence olmaktan çıktıkça hiçbirimiz kendimizi güvenli bir siyasi zeminde bulamayacağız. Yine dünya ve bölge büyük bir altüst oluş yaşıyor. Türkiye de bu süreçte enerjisine siyasi gerilimlere harcamamalı. Toplumsal barışı, demokrasiyi ve özgürlükleri büyütmelidir. Bunun yolu da çok nettir; herkes için adalet, herkes için demokrasidir. Adalet ve demokrasinin esas alınmadığı her dönemde toplumsal barış zemini daha fazla zarar görüyor. Oysa toplumsal barışın güvencesi demokrasi sigortası ise hukuktur. Yine CHP'nin bu zorlu dönemde bütünlüğünü koruyarak çıkmasını diliyoruz. Biz DEM Parti olarak bu süreçte üzerimize düşen her tür sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum.