Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Onikişubat ilçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'ndeki Hamidiye Sitesi'nin 1A ve 1C bloklarının yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi ise yaralandı.
1'i tutuklu 16 sanığın yargılandığı davada, Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Nisan'da görülen duruşmada, bilirkişi raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı 5 Mayıs'a ertelemişti.
ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden 5 akademisyen tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dava dosyasına sunuldu. Raporda, yapıya ilişkin imalat hataları, denetim eksiklikleri ve statik hesap raporu ile betonarme çizim paftalarındaki eksikliklere dikkat çekildi.
İmar belgelerinde 8 kat, ruhsatta toplam 13 kat...
En dikkati çeken tespit, imar ve ruhsat süreçleri arasındaki uyumsuzluk oldu. Bilirkişi raporuna göre, 3 Mart 1998 ve 6 Ocak 2004 tarihli imar durum belgelerinde binanın yüksekliği 24,5 metre, kat adedi ise 8 olarak belirlendi.
Ancak 27 Mart 1998 tarihli 131 numaralı "yeni yapı" ruhsatı ile 7 Ocak 2004 tarihli 003 numaralı "yenileme" ruhsatında, yapının yüksekliği 37,5 metreye çıkarıldı ve yol seviyesinin altında 1, üstünde 12 olmak üzere toplam 13 kat olarak gösterildi.
Raporda, "Dava dosyası içerisinde imar değişikliğine dair herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanmamıştır. İmar çapı belgelerinde toplam 8 kata izin verilmesine rağmen, binalara ait yapı ruhsatlarının yol kotu üzerinde 12 kat olarak nasıl düzenlendiği anlaşılamamıştır" tespitine yer verildi.
Bilirkişi raporunda, müteahhit, Hamidiye Konut Yapı Kooperatifi Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ile bazı belediye görevlilerine sorumluluk atfedildi. Bazı belediye görevlilerinin, yapı kullanma izin belgelerinde "mahalli tetkik eden görevliler" olarak imzalarının bulunduğu, ancak binada kaçak kat veya mimari projeye aykırı imalat tespit edilmediği için bu kişiler hakkında ayrıca sorumluluk değerlendirmesi yapılmadığı belirtildi.
Kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu 16 sanık için 22 yıl 6 ay hapis istendi
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da esas hakkındaki mütalaasını sunduğu öğrenildi. Mütalaada, dosyada yer alan Konya Teknik Üniversitesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nce akademisyenler tarafından hazırlanan rapora atıf yapıldı, ancak son rapora yer verilmedi.
Başsavcılık mütalaasında, müteahhit Ahmet Kara ve kooperatif başkanı Ali Kara'nın, Kahramanmaraş'ın deprem bölgesi olduğunu bildikleri, usule uygun yapılmayan yapıların depremde yıkılabileceğini öngörebilecek durumda oldukları vurgulandı.
Buna rağmen, gerekli dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirmedikleri belirtilerek, bilirkişi raporlarında tespit edilen eksiklikler nedeniyle sanıkların binaların yıkılmasında kusurlu oldukları ifade edildi.
Sanıkların, 148 kişinin ölümüne ve 6 kişinin yaralanmasına neden oldukları gerekçesiyle "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işledikleri değerlendirildi.
Mütalaada, sanıklar Cahit Küçükönder, Cengiz Yürüdurmaz, Oğuz Yenipınar, Selahattin Solacak ve Telat Özdemir'in suçlamaları kabul etmedikleri, ancak kooperatif yönetim kurulu üyeleri olarak yapıların inşa sürecinde belli periyotlarla toplandıkları, sanıkların bu toplantılarda soruşturma konusu yapıların inşa süreciyle ilgili müteahhitlik faaliyetleri kapsamında kararlar aldıkları belirtildi.
Bu nedenle, bilirkişi raporları doğrultusunda sanıkların binaların yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu aktarılan mütalaada, "Ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında sanıkların eylemlerinin sonuçlarını öngörmesi gerektiği, buna rağmen yapıyı kanun ve yönetmeliğe uygun inşa etmedikleri, denetimlerde yetersiz ve özensiz davrandıkları ve bu suretle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörmeleri gereken neticenin gerçekleşmesine neden oldukları, bu nedenle 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçunu işlediklerinin anlaşıldığı" ifadesine yer verildi.
"Mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları vermişlerdir"
Binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü'nde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Hülya Çelik, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu'nun, görevlerinde ihmal göstererek mevzuat hükümlerine aykırı yapı projelerine ve yapıya uygunluk kararları verdikleri vurgulanan mütalaada, şu ifadelere yer verildi:
"Sanıkların, tahkikat konusu binanın yıkılmasında ihmal ve kusurlarının bulunduğu; yüklenmiş oldukları iş, kanunda düzenlenen görevler ve mesleki bilgileri ile ülkemizin deprem kuşağında olması hususları da dikkate alındığında eylemlerinin sonuçlarını öngörmeleri gerektiği; buna rağmen yapıyı ve yapıya ait projeleri kanun ve yönetmeliğe uygun denetlemedikleri yönündeki tespitlerin, sanıkların 'bilinçli taksirle' hareket ettiklerini göstermiştir."