Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Malatya’nın Battalgazi ilçesinde bulunan Kırçuval Otel’in saniyeler içerisinde yıkılması sonucunda, Malatya Büyükşehir Belediyespor’a bağlı 6 voleybolcu ile 4 ampute futbolcunun da aralarında bulunduğu toplam 21 kişi enkaz altında kalarak hayatını kaybetti.
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, otelin 2012 yılına kadar ilk işletmecileri olan Aziz Murat Palancı ve Fırat Palancı, 2012 yılı sonrasında otelin işletmesini devralan Saffet Kırçuval ile deprem döneminde Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı olan Zafer Kırçuval, teknik uygulama sorumlusu, fenni mesul, şantiye şefi Serpil Yoloğlu ve Fatma Altaş, yapı ruhsatlarını onaylayan İmar İşleri Müdürü Mustafa Bingöl, mimari tadilat projesini onaylayan kamu görevlisi Alper Yiğit, statik tadilat projesini onaylayan kamu görevlisi Mustafa Hakan Büker, statik tadilat proje müellifi Hayriye Doğan ve İsmail Yalçınkaya hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olmak” suçundan dava açtı.
5 AKADEMİSYENDEN 178 SAYFALIK BİLİRKİŞİ RAPORU
ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bursa Teknik Üniversitesi, Bayburt Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi'nden 5 akademisyen tarafından hazırlanan 178 sayfalık bilirkişi raporu davanın görüldüğü Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunuldu.
"SORUMLULAR ASLİ KUSURLU"
Bilirkişi heyeti; müteahhit, fenni mesul, teknik uygulama sorumlusu, statik proje müellifi, statik proje denetçileri ile belediyedeki görevlilerin "asli kusurlu" olduklarını tespit etti.
Raporda, 5 Nisan 1994 tarihli ilk yapı ruhsatında bodrum, zemin, asmalı ticari kullanım, 7 normal kat ve çatı olarak tasarlanan; 27 daire, 2 depolu dükkan, 3 dükkan, kapıcı dairesi, sığınak ve kalorifer mahallinden oluşması öngörülen yapının 22 Kasım 1995 tarihli yenileme ruhsatı ve tadilat mimari projesiyle 1 otel ve 3 dükkan olarak yeniden düzenlendiği, kullanım fonksiyonu ve katlardaki kullanım düzenlerinin önemli ölçüde değiştirildiği belirtildi.
STATİK PROJEDE 6 KOLON EKSİLTİLDİ
Bilirkişi raporunda, 5 Nisan 1994 tarihli ilk ruhsata ait statik proje ile 30 Eylül 1994 tarihli, aynı ruhsata işlenmiş statik tadilat projesi karşılaştırılarak, yapının taşıyıcı sisteminde 34 olan kolon sayısının 28'e düşürüldüğü ve 6 kolonun plandan çıkarıldığı belirtildi. Ayrıca, temel sayısının azaldığı ve boyutlarının değiştiği, bodrum kat planından merdivenin çıkarıldığı ve döşeme sayısının azaltıldığı, zemin ve normal katlarda ise kirişli döşeme sistemi yerine dişli döşeme (asmolen) seçildiği belirtilen raporda, tespit edilen bu farklılıkların, ilk ruhsata tabi projenin temel sisteminden itibaren tamamen değiştirildiğini ortaya koyduğu belirtildi.
KOLONLARIN TAMAMINDA DONATI VE ETRİYE EKSİKLİĞİ
Raporda, yapısal değerlendirmenin resmi olarak onaylanan 30 Eylül 1994 tarihli statik tadilat projesi esas alınarak yapıldığı belirtildi. Yapıda 4 sürekli ve 1 tekil temel bulunduğu, temel boyutlarının yeterli olmasına karşın boyuna donatı kesit alanlarının yetersiz olduğu tespit edildi. Ayrıca 7 sürekli temelde enine donatıların, 10 kolonda kesit alanlarının, tüm kolonlarda donatı ve etriyelerin, 51 kirişte kesit boyutlarının, 319 kirişte boyuna donatıların ve tüm kirişlerde etriyelerin yetersiz olduğu kaydedildi.
ASMOLEN DÖŞEME YÖNETMELİĞE AYKIRI, BETON DAYANIMI YÖNETMELİK KOŞULLARINI SAĞLMADI
Bilirkişi raporunda, 28 metre yüksekliğindeki binanın asmolen döşeme tasarımının 1975 Deprem Yönetmeliği'ne uygun olmadığı, çok sayıda ağır çıkma ve çerçeve süreksizliği bulunduğu, üst katlara çıkıldıkça kolon kesitlerinin küçültüldüğü, kiriş düzenlemeleri ile yük aktarım yollarında sorunlar olduğu ve statik ile mimari projelerin uyumsuz olduğu tespit edildi. Ayrıca, dava konusu binanın enkazından alınan beton numunelerinin mekanik özelliklerinin yönetmelik koşullarını sağlamadığı da aktarıldı.
KOLON DONATILARI PROJEYE AYKIRI
Raporda, enkazında yapılan incelemede 25x70 santimetre kesitli kolonlarda 6 adet 16 milimetre çapında düz yüzeyli boyuna donatı tespit edildiği, oysa 30 Eylül 1994 tarihli statik tadilat projesinde aynı kolonlarda 8 adet 16 milimetrelik donatı öngörüldüğü belirtildi. Kolon ve kirişlerde projede 19-20 santimetre olarak belirtilen etriye aralıklarının enkaz görüntülerinde yaklaşık 25-28 santimetre olduğunun belirlendiği, etriyelerin 135 derece olması gerekirken 90 derece yapıldığı ve beton örtüsünün kabuklanarak taşıma gücünü kaybettiği kaydedildi. Bilirkişi heyeti, bu bulguların imalatın projeye aykırı, denetimsiz ve gelişigüzel yapıldığını ortaya koyduğunu değerlendirdi.
"S5 KOLONU YERİNDE İMAL EDİLMEDİ"
Bilirkişi raporunda, dava konusu binaya ait Google sokak görüntülerinin kronolojik incelemesinde, 30 Eylül 1994 tarihli statik tadilat projesinde yer alan S5 kolonunun zemin katta imal edilmediği kanaatine varıldığı belirtildi. Raporda, 22 Kasım 1995 tarihli yenileme ruhsatına esas mimari tadilat projesinde de S5 kolonunun bulunmadığı, betonarme imalatın statik uygulama projesine aykırı gerçekleştirildiği ve bu ruhsata esas herhangi bir statik tadilat projesinin bulunmadığı kaydedildi. Kolon kaldırılması gibi yapısal davranışı doğrudan etkileyen bir değişikliğin statik tahkikat yapılmadan yalnızca mimari proje üzerinden onaylanarak ruhsatlandırıldığı ifade edildi.
"KUSUR VE EKSİKLİKLER DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜYLE GÖZ ARDI EDİLEMEZ"
Bilirkişi heyeti, raporunda devamında şu ifadelere yer verdi:
"Yapısal tasarımda küçük ve orta ölçekli depremlerde onarılabilir düzeyde, büyük depremlerde can güvenliği düzeyinde hasarların meydana gelmesi beklenir, yapısal davranışa esas hasarların ötesinde hasarların meydana gelmesi yapının projelendirme, inşa, kontrol, servis hizmeti aşamalarında oluşan kusurlar, tadilatlar, tamiratlara bağlı olarak değişebilir. Ancak yine de olası büyük depremlerin sonunda yapının yıkılmadan ayakta kalması temel tasarım prensibidir. Bir deprem sonucu oluşacak hasarın seviyesi bir sonraki depremin etkisi altında yapının performans seviyesini belirleyebilir. Ancak burada bilinmesi gereken husus yönetmelik koşullarına, bilim ve tekniğine uygun tasarlanmış ve inşa edilmiş bir binanın yıkılmadan ayakta kalması gerektiğidir. Yapısal performansı belirleyen öncelikli parametreler bilim ve tekniğe uygun proje, uygulama, denetim ve servis süresince gelişen müdahale zinciridir. Bu zincir halkalarından herhangi birinin noksanlığı veya kusurun varlığı depremin büyüklüğü, sayısı vb. durumlara göre göz ardı edilemez ve hafifletilemez."
"SANIKLARIN 'OLASI KAST' SUÇUNDAN CEZALANDIRILMALARINI İSTİYORUZ"
Otelin enkazında hayatını kaybeden milli voleybolcu Mehmet Can Ağırbaş'ın annesi Zeliha Ağırbaş, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulunarak, "Depremin üzerinden 3 yıl 6 ay geçti, neredeyse 4 yıl olacak. Koca bir boşlukta yaşamaya çalışıyoruz. Adaletin bir an önce yerini bulmasını, sanıkların 'olası kast' suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Suçlular gün yüzü görmesin" dedi.