Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Köln Tanzbrunnen’de Birlik ve Dayanışma Festivali düzenledi. Grup Kontrast, Kai Degenhardt, Junge Arbeiter, Mustafa Özarslan, Agire Jiyan, Gaye Su Akyol ve Moğollar’ın sahne aldığı festivalde Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da söz aldı.
Savaş ve çatışmaların göçmen ve mültecileri hedef alan saldırıları büyüttüğüne belirten Aslan, "Göçmenler fabrikalarda diğer ülkelerin işçi ve emekçileriyle aynı tezgahta aynı sömürü politikalarıyla birlikte çalışıyorlar, sermayenin saldırılarına birlikte maruz kalıyorlar. Bu nedenle ırkçı politikalara ve nefret söylemlerine karşı bütün milliyetlerden işçi ve emekçilerin birlikte mücadele etmesi bir zorunluluktur” diye konuştu.
2025’te dünyadaki toplam silahlanma harcamasının 2.9 trilyon dolar olduğunu vurgulayan Aslan süren savaş ve çatışmalara değinerek, "Devletler kamusal sağlık ve eğitim hizmetlerine sosyal harcamalara bütçe ayırmıyor. Tekelleri, bankaları, holdingleri doyurmak için dünyanın her tarafından işçi ve emekçiler sömürülmeye devam ediyor. Bugün öncelikli görevlerimizden biri dünyanın her yanında antiemperyalist mücadeleyi yükseltmektir. Bu emperyalist saldırganlığı ancak işçi sınıfı ve ezilen halkların ortak mücadelesi durdurabilir" dedi.
"SARAY REJİMİNİN ARKASINDA SERMAYE GRUPLARI VAR"
Aslan, şöyle devam etti:
"Türkiyeli emekçiler, 19 Mart operasyonlarından beri seçme ve seçilme hakkına dönük ciddi saldırılarla karşı karşıya. Mutlak butlan kararı ile ana muhalefet partisinin başına kayyum atandı. Kimileri bu saldırıların CHP ile, Özgür Özel ve İmamoğlu ile ya da yerlerine kayyum atanan belediyelerle sınırlı olduğunu söylüyor. Bu mesele CHP’nin meselesi değildir. Mesele Türkiye’de ezilen ve sömürülen işçi sınıfı ve halklarla Türkiye’deki sermayedarların arasındaki bir mücadeledir. Saray rejiminin arkasında sermaye gruplarının olduğunu biliyoruz. Onlar kurdukları bu sömürü düzeninin bozulmamasını istiyorlar."