Gerçek Muhabir

Kemal Okuyan: “AKP zamanı durdurmuş durumda, vakit kazanmaya çalışıyorlar”

GÜNDEM

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, AKP'nin muhalefeti zayıflatmasına rağmen ülkeyi yönetmekte zorlandığını savunarak, “Muhalefeti dağıtma niyetiyle hamleler yapılıyor ama öte yandan görüyoruz ki, AKP'nin elinde kendi öyküsü yok. Bir oyun kurma, heyecanlandıran, topluma bir şey söyleyen söylemleri yok. AKP zamanı durdurmuş durumda, vakit kazanmaya çalışıyorlar” dedi.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Okuyan, soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında iktidarın yönetme problemi, NATO Zirvesi ve Küba'daki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Okuyan, Erdoğan'ın adaylığının yeniden duyurulmasının ne anlama geldiği sorusunu, "Muhalefeti dağıtma niyetiyle hamleler yapılıyor ama öte yandan görüyoruz ki, AKP'nin elinde kendi öyküsü yok. Bir oyun kurma, heyecanlandıran, topluma bir şey söyleyen söylemleri yok. Bugün Ömer Çelik de yeni bir şey söylemedi. 'Çözüm' sürecine ilişkin de yeni bir şey yoktu. İsrail tehlikesine işaret etti. AKP zamanı durdurmuş durumda, vakit kazanmaya çalışıyorlar" sözleriyle yanıtladı.

Erdoğan'ın adaylığının daha önce de çeşitli AK Partili isimler tarafından dillendirildiğini hatırlatan Okuyan, bu adaylığın hayata geçmesi için herhangi bir şey de yapılmadığını ifade etti. Adaylık için bazı hamlelere ihtiyaçları olacağını kaydeden Okuyan, "Birincisi seçimler. Tarihe ilişkin bir şey söylüyorlar ama aslında söylemiyorlar. 'Zamanında yapılacak' ısrarı epeydir var. Bundan ne kastedildiğine ilişkin görüşlerse farklı” dedi.

Okuyan, şöyle devam etti:

“Söylenen seçim tarihlerine baktığımız zaman, insanların enerjisi düşüyor, AKP içerisinde bazı isimler Erdoğan'ın yardımcıya ihtiyacı olduğunu yazdılar. 2033'e kadar sürecek olay diyelim ki. Bu çok gerçekçi gelmiyor. AKP'de de hem bir arayış hem de mücadele var. Zaman zaman Hakan Fidan zaman zaman Bilal Erdoğan öne geçti burada, karşılıklı hamleler yapıldı. Herkesin ötekine karşı elinde koz olduğu biliniyor ama orada da durmuş durumdalar.

Önümüzdeki seçimde Erdoğan'ın adaylığı niyeti var ama bu gerçekçi mi? Ayrıca aday olsa dahi, yerine gelecek kişiye dair bir şey ortaya çıkmalı, gücü ve otoritesi sarsılmadan birinin belirlenmesi gerekiyor. Burası da belirsiz. Erdoğan ısrarla işaret etmiyor, kendi oğlu dahil. Bunun arkasında yalnızca Erdoğan'ın devam etme isteği ya da birilerinin 'Erdoğansız olmaz' demesi yok. AKP'nin elinde Erdoğansız devam etmek için koz yok. AKP tabanında hareketlenmeye neden olacak bir öykü yok ellerinde. O yüzden AKP'nin arayışı Erdoğan sonrası yeni liderden de ibaret değil.

Türkiye'de sürekli olarak yıkan ama yerine bir şey koymayan bir siyasi özne AKP, sürekli masa dağıtıyor. Bunun maliyetleri olur. Bunun maliyetlerini en çok ödeyeceklerden biri de AKP'dir. Erdoğan'ın yerine alternatif isimlerle ilgili çok ciddi kuşku var, AKP tabanında bile. AKP yeni lider çıkaramıyor ancak Erdoğan, 'Benim veliahtım budur' diyebilirdi ama bunda gecikti. İkna edici bir lider henüz yok. Daha önemlisi 2023 ve özellikle 2024 seçimlerinde epey bir belediyeyi kaybettiler. Oradan sonra çözüm süreci ortada duruyor ve bir de tuhaf operasyonlar var. CHP'yi yönetilemez hale getirdiler.”

“AKP'DE BİR YÖNETME PROBLEMİ VAR”

Okuyan, NATO Zirvesi'ne dikkati çekerek Türkiye'de yalnızca dış politika eksenli bir çerçeveden bir öykü yaratmanın mümkün olamayacağını söyledi. Baskın seçim ihtimaline de kapıyı kapatmayan Okuyan, AK Parti'nin bunu da tercih edebileceğini vurguladı. Öte yandan AK Parti'nin içinde bulunduğu durum nedeniyle sandıktan istediği sonucu alamamasıyla da seçimden çıkılabileceğini belirtti. Okuyan, "AKP'de bir yönetme problemi var" dedi.

“ELLERİNİ GÜÇLÜ TUTMAK İSTİYORLAR”

Avrupa Parlamentosu'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yaptırım önerisine de değinen Okuyan, bunun önemsiz olmadığını ancak bir hükmü bulunmadığını ifade etti. "Ellerini güçlü tutmak istiyorlar" diyen Okuyan, tek bir siyasi öznenin elinin güçlenmesinden duyulan rahatsızlığı hatırlattı. Okuyan, "İnsan hakları, demokrasi onların umurunda değildir. Sadece iktidarın alternatifi olsun isterler" diye konuştu.

"Hakan Fidan gitti, olası bir NATO zirvesindeki Türkiye'nin tutumuna, Türkiye'nin Karadeniz'de Ruslar'ı sıkıştırmaya dönük hamlelerine ilişkin Ruslar'ın tepkisini ölçtü" diyen Kemal Okuyan, Rusya'nın da sıkışmış halde olduğu için yüksek perdeden tepki vermediğini belirtti. Okuyan, şunları söyledi:

“HAKAN FİDAN GİDİP NATO ZİRVESİ ÖNCESİ TEPKİLERİ ÖLÇTÜ”

“Türkiye sistematik bir biçimde NATO eksenine yerleşiyor, orada görev üstleniyor. Türkiye'nin motor güç olduğu silah endüstrisini de unutmayalım. Evet abartıldığı kadar yok ama 40'a yakın ülkeye silah satmak az buz şey mi? Herkes dron üretimine bakıyor ama oradan çıktı iş. Türkiye kapitalizmi silah sanayi yatırımını artırdı. Türkiye Ukrayna'ya silah satıp sonra 'Çatışmaları sonlandırmak için tarafsız şekilde toplantılar düzenlemeye hazırız' diyor. Şunu bilelim, birtakım kazalar olmazsa Türkiye bu zirveyi iyi kullanacak. NATO üyesi olmayan ülkeler geliyor, Zelenskiy davetli. Çok kapsamlı olacak. Davetli olmayan kimler? Çin, Rusya, İran. O yüzden NATO dağılmadı, yeniden yapılandırılıyor. Ancak buradan bir öykü çıkmaz. İnsanlar ne yazık ki, NATO'dan rahatsız değil."

“AKP TÜRKİYE'SİNİ DAYATMAK İÇİN FUTBOLU DA KULLANIYORLAR”

Okuyan, Türkiye'nin Dünya Kupası başarısızlığı ve TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Akın Gürlek'i göreve davet ettiği açıklamalara da değindi. Kemal Okuyan, "Futbol çürütülse de bir oyun. Elenirsin, kazanırsın ama bir misyonla gittiler. AKP Türkiye'sini dayatmak için futbolu da kullanıyorlar. O zaman buna dur demek lazım. Bireyciliği, tarikatları dayattılar" dedi.

Kemal Okuyan programın sonunda Küba'daki "reform" paketine de değindi. Küba'nın sosyalizmi olağan koşullarda sürdüren bir ülke olmadığını söyleyen Okuyan, şu ifadeleri kullandı:

“KAYGILAR ARTTI ANCAK KÜBA ÇOK ZOR DURUMDA”

“Korkunç bir tablo var. Boğazı sıkılmış bir ülkeden söz ediyoruz. Buna direnecek kaynakları yok. Küba çok zor durumda ve buradan çıkmak için bazı geri adımlar atıyor. Geri adımlar atılır. Bunların geri adım olduğunu bilerek atılır. Küba'da çok ciddi bir evreye giriliyor. Bir kere piyasayla sosyalizm birlikte olabilir tezi yalandır, yanlıştır. 'Piyasa sosyalizmi'ni uygularsın ama geçici bir adımdır dersin. Böyle süremez çünkü meta ekonomisi ürer. Altın kuraldır. Küba küçük ve takibi, müdahale edilmesi kolay bir ülke. Ancak bunu becerebilecek vakitleri olacak mı, yoksa daha önce çok tanıklık ettiğimiz bir yol açılacak mı meselesi karmaşık bir mesele. Ben Kübalı devrimcilerin bir dış güce asla teslim olmayacağından eminim. Ama bu politikaların da kolay yönetilemediğini biliyoruz. Risk var mı, çok büyük. 'Ne yapsalar haklıdır' diyemeyiz. Biz siyasi partiyiz. Kaygılarımız arttı mı, arttı. Bir yandan da Küba'nın nefes alması için tüm dünyada yürütülen kampanyaları yürütüyoruz, o dayanışmamız güçlenerek devam edecek. Ancak bunlar, 'Ne olacak canım' denilecek önlemler değil. Bu bir mücadele, sınıf mücadelesi. Bunun altını çizelim. Küba'daki eşitlikçi damarın, sosyalizmin tehdit altında olduğunu hissettiğinde bir reaksiyon göstermesi mümkün. Ama bu duruma neden geldiklerini unutmayalım. Küba tek başına bir eşitlikçi projeyi çok olumsuz koşullarda yaşatmaya çalışıyor."

Okuyan, son olarak TKP'nin 5 Temmuz'da Ankara Tandoğan'daki NATO karşıtı mitingine de destek çağrısı yaptı. Okuyan, İstanbul Caferağa Spor Salonu'nda bu hafta sonu yapılacak etkinliği de hatırlattı. Okuyan, "Birtakım pazarlıklar yapıp ellerini kollarını sallayıp gidemezler. Bu ülke sahipsiz değil, bunun gösterilmesi lazım. Bu ülkede bu onursuzluğa isyan eden herkes mitinge gelmelidir" dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.