Gerçek Muhabir

Okullardaki şiddete karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem: “Yusuf Tekin özür dileyerek istifa etmelidir”

GÜNDEM

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda eğitim sendikası, öğretmen ve öğrenci, okullardaki şiddet olaylarına karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde eylem yaptı. “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa” sloganının atıldığı eylemde, “Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir” açıklaması yapıldı.

Bir gün arayla önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırılara karşı tepkiler sürüyor. Yurdun pek çok bölgesinden eğitim sendikaları, öğretmenler, öğrenciler ve veliler ses yükseltiyor.

İstanbul’da da Sultanahmet’teki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla çok sayıda öğretmen ve öğrenci eylem yaptı. Eyleme Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ile çok sayıda siyasi parti temsilcisi de destek verdi.

“Artık yeter, şiddete dur de. Yusuf Tekin istifa” yazılı pankart açılan eylem boyunca sık sık “Öğretmen düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Öğrenci düşmanı Yusuf Tekin istifa”, “Tarikat bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Patronların bakanı Yusuf Tekin istifa” ve “Susma, haykır; şiddete hayır” sloganları atıldı. Grubun önü, sabah saatlerinde müdürlük önüne konulan barikatla kesildi. Öğretmenler burada bir süre oturma eylemi yaptı.

“Baş sorumlu bakanlıktır”

Hazırlanan ortak açıklamayı Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır okudu. Toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik, yoksulluk, geleceksizlik, umutsuzluk, dışlanma ve kenara itilme ortamında şiddetin ortaya çıktığını belirten Bayındır, şunları söyledi:

“İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir. Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır fakat bugün ne siyasi iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp bir özür diliyor.

“Kimse hesap vermekten kaçamaz”

Kimse hesap vermekten kaçamaz. Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamak, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı yaratmak en temel kamusal yükümlülüktür. Tüm okullar ve eğitim süreçlerinin tamamında şiddet kalıcı ve bütünlüklü olarak son bulmadan, sorumlular hesap vermeden alanları terk etmiyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz. Acılarını yüreğimizin en derinlerinde hissediyoruz. Eğitim-Sen olarak eğitimin kamusal, demokratik ve eşitlikçi niteliğini savunmaya, okulları şiddetin değil, yaşamın ve özgürlüğün mekânları hâline getirmek için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.