CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Adıyaman İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı ziyaretin ardından "Biz o depreme ne şartlarda yakalandık? Biz o depreme hazırlıksız yakalandık. Saat kuleniz bile o dakika durdu daha ilerlemiyor. Ama iktidar da o depreme mazeretsiz yakalandı. Eğriye eğri doğruya doğru. İki aylık iktidar olsa bunlar ne yapsın dersin. 21 aylık iktidar olsa depreme bu kadar sürede nasıl hazırlansın dersin. O gün 21 yıllık iktidardılar... Sırf Özel İletişim Vergisi'nden bile bu yıkılan bütün evleri, depremden önce yıkıp yapacak kadar paranın üç katı verilmiş. Maalesef Mehmet Şimşek’e sorulduğunda ‘Ne yaptın deprem vergilerini?’ diye, ‘Duble yol yaptım’ demişti. O yüzden mazeretsiz bir iktidarın yakalandığı bir depremde maalesef önceden hazırlığımız berbattı" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat deprem bölgesi ziyaretleri kapsamında CHP Adıyaman İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı ziyaret etti. Özel'e İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkan Candan Yüceer, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Nuri Çavuşoğlu, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, İl Başkanı Engin Doğan ve birçok partili eşlik etti.
Özel, bina önünde toplanan Adıyamanlılara şöyle seslendi:
"Bugün büyük acının, büyük yasın üçüncü yıl dönümünde bir kez daha Adıyaman'dayız. Dün akşam saatlerinde Adıyaman'a ulaştık. Bugünkü programımız sabahleyin şehitliğimizi ziyaret ettik. Dini, vecibemizi, görevimizi yerine getirdik. İl başkanlığımıza, il başkanımızın bir çayını içmek için uğrayıp buradan gün boyu programımızı uygulamak üzere ayrılacağız. Ama il başkanlığına geldiğimizde gördük ki burası adeta bir miting alanına dönmüş. Siyasette bir partinin genel başkanı önceden hazırlanmış büyük sahnelerde coşkulu konuşmalar yaptığı zaman bu iyi bir şeydir ama bu iktidarı göstermez. İktidarı ne gösterir biliyor musunuz? Çay içmeye gittiğin il başkanlığının önünde millet miting alanı gibi toplandıysa o partinin iktidar olması an meselesidir. Büyük şaşaalı kürsülerden değil de böyle portakal kasasını ters çevirip milletle göz göze geldiğin ona selam verdiğin vakit parti iktidara gelmiş demektir. Psikolojik iktidar partidedir, iktidar değişimi an meselesidir. Hepinize teşekkür ediyorum. Hepiniz hoş geldiniz.
"Anket yapmadan aday gösterip kazandığımız tek şehir burası"
Burada Adıyaman'da üç yıl önce Ensar Aytekin bizimle birlikte, 10 milletvekilimiz bir buçuk ay gibi bir süre şimdiki Belediye Başkanımız o günkü milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere'lerin evinde o evin bahçesinde, arabanın içinde, mutfağında 45 gün burada kaldılar. O büyük acıyı Adıyaman'la birlikte yaşadılar. Ben o sürede 10 il içinde sürekli gelip gidiyordum. Dört kez, beş kez Adıyaman'a geldim. Bir tanesi Abdurrahman Başkanımızın yeğenini, annesini, eniştesini birlikte defnettikleri bir gündü. Geldik enkazdan cenazeler alındı. Köylerine gidildi. Köylerinde o kadar soğuk bir havada defin töreni yapıldı, Abdurrahman Tutdere!yi taziye vermek için bir yere götürmeye kalktık dedi 'Ne taziyesi? Adıyaman bu haldeyken ben dedi ne taziye alabilirim ne yasımı tutabilirim. Adıyaman yas olmuş' dedi. Ve hep birlikte diğer enkazların başına koşturdular. O gün, o büyük acıyı yaşarken Abdurrahman'ın bu şehirde ne manaya geldiğini o gün ben idrak ettim. Yerel seçimler zamanında Abdurrahman Başkan'ı milletvekiliyken buraya bir heyet yolladık, heyet gitti geldi. Dedim 'Ankete kimleri koyalım Adıyaman'da?' 'Ankete mankete para harcamayın' dedi. 'Adıyaman adayı değil belediye başkanını belirlemiş. Kimi görsek Abdurrahman diyor. Teyze Türkçe bilmiyor, ne dediğini ben anlamıyorum ama Abdurrahman diyor başka bir şey demiyor, Türk'ü de, Kürt'ü de, Alevi'si de Sünni'si de. O şeyi belediye başkanı seçmiş' dediler. Anket yapmadan aday gösterip kazandığımız tek şehir burası. Ben size Abdurrahman'a, Abdurrahman'a da Adıyaman'a böyle sahip çıktığınız için hepinize teşekkür ediyorum.
"İktidar depreme mazeretsiz yakalandı"
Elbette depremi konuşurken şunu unutmamak lazım: Biz o depreme ne şartlarda yakalandık? Biz o depreme hazırlıksız yakalandık. Saat kuleniz bile o dakika durdu daha ilerlemiyor. Ama iktidar da o depreme mazeretsiz yakalandı. Eğriye eğri doğruya doğru. İki aylık iktidar olsa bunlar ne yapsın dersin. 21 aylık iktidar olsa depreme bu kadar sürede nasıl hazırlansın dersin. O gün 21 yıllık iktidardılar. Şunu hatırlayalım, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bile 15 sene aralıksız iktidar nasip oldu. Bunlar 21 yıldır bu arkadaşlar iktidardılar. Zaman, 21 sene vakit vardı önlerinde. Kanun vallahi 1999 depreminden çıkmıştık, millet hem hazırdı hem de kanunlar hazırdı. Ne diyoruz? '1999'dan sonra yapıldı o ev ondan yıkılmadı' diyoruz. Depreme dayanıklı ev nasıl yapılacak? Bir önceki hükümet depremden sonra o kanunları çıkarmıştı. Rahmetli Ecevit, Sayın Bahçeli, rahmetli Mesut Yılmaz, millet 1999'da öyle bir acı gördü ki o zaman Özel İletişim Vergisi koydular. Hepimiz tamam dedik, iki yıllığınaydı. Bu iktidar geldi o vergiyi kalıcı yaptı. O günden bugüne özel iletişim vergileriyle topladıkları para 41 milyar dolar. Çıkardıkları sekiz imar affıyla da 26 milyar dolar. Özelleştirmelerden 65 milyar dolar. Bütün bu 10 il yıkıldı, şimdi yeniden yapılıyor ya harcanan para 40 milyar dolar. Yani 1999 depreminden sonra gelen hükümete 21 yıl vakit, milletin ‘Depreme bizi hazırla’ diye kararlılığı, toplumsal rıza ve üstüne de sırf Özel İletişim Vergisinden bile bu yıkılan bütün evleri, depremden önce yıkıp yapacak kadar paranın üç katı verilmiş. Ne olmuş? Maalesef Mehmet Şimşek’e sorulduğunda ‘Ne yaptın deprem vergilerini?’ diye, ‘Duble yol yaptım’ demişti. O yüzden mazeretsiz bir iktidarın yakalandığı bir depremde maalesef önceden hazırlığımız berbattı. Bunu hepimiz biliyoruz.
"Korkuyla üç gün orduyu içeride tutmuşlar. Bunların bu açıdan affı yok"
O dönemde yaşadıklarımızı da biliyoruz. Millet ‘Sesimi duyan yok mu?’ diyordu. Bir süre sonra geldik. Herkes birbirine şunu söylüyordu; ‘Ordu niye sahaya çıkmadı?’ Orduyu üç gün içeride tuttular. 1999 depreminde Türk Silahlı Kuvvetleri depremden 10 bin 528 kişi kurtarmış. Bu depremde Türk Silahlı Kuvvetleri 327 kişi kurtarmış. Niye? İlk 24 saat, sonraki 24 saat ve sonraki 24 saat. Bu 72 saat. Depremde 10 kişi kurtuluyorsa, dokuzu bu ilk üç günde kurtuluyor. 1999 depreminde kayıplar bunun dörtte biri kadar. Ordu 10 bin 528 kişi çıkarmış. Burada üç gün kışlada tutmuşlar, dördüncü gün çıkarmışlar. O günden sonra da ancak işte 327 kişiyi çıkarabilmiş. ‘Neden çıkmadı ordu?’ deyince ‘Bir danışman yanılttı Cumhurbaşkanımızı’ diyorlar. Demiş ki birisi Cumhurbaşkanı’na, ‘Orduyu kışladan çıkarmak kolay, geri sokmak zor.’ Lafa bak. O haldeyken ordu çıkacak, sonra girmeyip darbe yapacak. Bu korkuyla üç gün orduyu içeride tutmuşlar. Bunların bu açıdan affı yok.
"Adıyaman bugün ayağa kalsın diye büyük bir emek ve büyük bir gayret sarf ediliyor"
Adıyaman’da o gün gelip bir çakıl taşını kaldırandan Allah razı olsun. Adıyaman’da bugün bir temel kazandan ya da bitmiş apartmanın çatısına bir kiremit koyandan Allah razı olsun. Bunun adı AK Partili de olsa, MHP’li de olsa, DEM’li de olsa ondan razı olsun. Hangi görüşten olursa olsun. Biz Adıyaman’a geldiğimizde her partiyi burada gördük. Ama CHP'yi o gün görüp ki birinci kanıtı şudur; Adıyaman gibi bir şehirde o gün CHP’nin milletvekili bir mutabakatla belediye başkan adayı olup, bu kadar güçlü seçiliyorsa zaten CHP’nin o gün orada olduğunun birinci ispatı budur. Cismi budur yani. O yüzden şunu görmek gerekiyor. Adıyaman bugün ayağa kalsın diye büyük bir emek ve büyük bir gayret sarf ediliyor. Geçtiğimiz dönemde de çok önemli işler burada yapmıştık. Maalesef Sayın Erdoğan tuttu ve dedi ki ‘CHP hiç yoktu. Hiç gelmedi. Taş üstüne taş koymadı’ dedi. Kardeşim diyor, ‘Buradaydı, hepsi buradaydı. Abdurrahman Başkan buradaydı’ diye. CHP sadece Adıyaman‘a 873 araçla gelmiş. Bin 818 personeli çalışmış burada belediyelerimizin. 834 TIR Adıyaman‘a ulaştırmışız. 10 mobil mutfak kurmuşuz, 10 ikram aracı, 343 bin battaniye, 31 bin ısıtıcı dağıtmışız. 2 bin 600 de çadır dağıtmışız. Bunları görüp de karar veren, bilen Adıyaman ama Sayın Erdoğan ‘CHP yoktu. Depremde neredeydiniz?’ diyor. ‘Fotoğraf çektirip gittiniz’ diyor. Vallahi biz depreme geldik, burada kaldık. Fotoğraf diye de belediye başkanı olarak bu arkadaşımızın fotoğrafını Adıyamanlılara emanet ettik. Onlar da onu seçtiler. Hepinizden Allah razı olsun. Kavga yapmıyor burada, hizmet yapıyor. Biz, deprem bölgesindeki illerin özel durumunu görüyoruz, orada siyasi rekabet, siyasi polemik yerine hizmette rekabeti, yaraları sarmada yarışmayı doğru buluyoruz. O yüzden de meseleye hep bu tarafından bakıyoruz.
"Ferdi Zeyrek'in ismini buradaki bir hizmetle yaşatmak için bugün buraya geldik"
Bugüne kadar önemli işler yapıldı. Ancak buradan sonrası için de Abdurrahman istiyor, arkadaşlar söz veriyor. Bugün deprem şehitliğinin temeli attık İstanbul Büyükşehir’le. O depremi unutturmayacak, kayıplarımızı en iyi şekilde anabileceğimiz büyük bir anıt ve çok iyi bir deprem şehitliğinin temeli atıldı. İnşallah önümüzdeki sene hep birlikte açılışını yapacağız. Ankara Büyükşehir’in 90 personeli Adıyaman’da hasar tespiti yapmıştı. Adıyaman’ın zarar gören doğalgaz altyapısını İGDAŞ onardı. İstanbul Büyükşehir, Çatdere Köprüsü’nü 300 milyon lira yatırımla yeniden yaptı. İzmir Büyükşehir, biri 180 diğeri 90 konteynerli iki yaşam alanı yapmıştı. Yine İzmir Büyükşehir 250 bin kişiye sıcak yemek dağıttı, aşevini yapıp bırakmıştı. Mersin Büyükşehir, 670 konteynerlik bir kent kurmuştu buraya. Tut, Gölbaşı, Pınarbaşı, Harmanlı’nın su altyapısını Mersin’in MESKİ’si yapmıştı. Bugün o yaptıklarına teşekkür ederken, bu yapacaklarının da sözünü almaya geldik. Ve söz verdiler, başlatıyorlar. Denizli Büyükşehir, Karapınar mahallemizde 3 bin 500 metrekarelik bir park yapıyor. İstanbul Büyükşehir Gölbaşı‘na 4 bin 400 metrekarelik ve yaşam vadisi kuruyor. İstanbul Büyükşehir 80 milyonluk yatırımla, deprem anıtını ve anma açık hava müzesini hayata geçiriyor. Tekirdağ Büyükşehir Cumhuriyet Mahallesi’nde bir büyük park yapıyor. Manisa Büyükşehir 4 bin metrekarelik alana Ferdi Zeyrek Çocuk Kültür ve Sanat Merkezi yapıyor. Ve onun için de Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu burada. Benim kardeşim, onun kardeşi, ağabeyi Ferdi Zeyrek'in ismini buradaki bir hizmetle yaşatmak için bugün buraya geldik.
"İlk sandık kurulup da parti Türkiye’de iktidar olunca, ne emredersiniz emrinize amadeyiz"
Bundan sonra da Abdurrahman Tutdere, Adıyaman’ın neye ihtiyacı var derse gücümüz nispetinde, olanaklar dahilinde yanınızdayız. Allah'ın izniyle ilk sandık kurulup da parti Türkiye’de iktidar olunca, ne emredersiniz emrinize amadeyiz. Emrinize amadeyiz. Bu kardeşinizin doğmadan üç yıl önce gelip de Adıyaman Besni’de olduğunu biliyor musunuz? Annem ben doğmadan üç yıl önce ilk Adıyaman Besni‘ye fen bilgisi öğretmeni olarak gelir. Burada görev yapar. Daha sonra döner, Manisa’da ben doğarım. Ben hep söylüyorum. Herkes Adıyaman’da şu tarihte bu tarihte olmuş. Bu kardeşiniz annesinin emeğiyle doğmadan üç sene önce burada olmuş. Has Besnili, has Adıyamanlı benim. Genel Başkan olarak, daha önce milletvekili olarak geldim. Grup Başkanvekili olarak geldim, Grup Başkanı olarak geldim. Genel Başkan adayı olarak geldim. Bugün Allah nasip etti Genel Başkan olarak üçüncü kez buradayım. Allahın izniyle 31 Mart‘ta seçimlerin ikinci yıl dönümünde çok sayıda açılışı yapmak için 31 Mart haftası bir daha buradayım. Ve size söz veriyorum. İlk seçimlerden sonra iktidar partisinin Genel Başkanı olarak geleceğim, esas Adıyaman‘a nasıl hizmet yağdırılır o gün Adıyaman’ın tarihine kazıyacağız. Söz veriyoruz."