TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin, yazılı açıklama yaptı. Çakar, Türkiye'de "derinleşen ekonomik kriz, artan yoksulluk ve işsizlik ile gelir dağılımındaki adaletsizliklere" dikkati çekerek, iktidarın bütçe politikalarının vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını savundu.
Uygulanan ekonomi politikalarının kamu kaynaklarını sermaye lehine yönlendirdiğini öne süren Çakar, "Bugün milyonlarca yurttaşımız açlık ve yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi verirken, ücretler ve emekli aylıkları hayat pahalılığı karşısında erirken, gençlerimiz işsizlik ve geleceksizlikle karşı karşıya bırakılırken siyasi iktidar, bütçe kaynaklarını sermayeye sağlanan vergi ayrıcalıklarına, faiz ödemelerine, kamu-özel iş birliği projelerine ve rant odaklı yatırımlara ayırmayı sürdürmektedir" değerlendirmesini yaptı.
Çakar, şöyle devam etti:
"Eğitim, sağlık, barınma, ulaşım ve sosyal güvenlik gibi temel kamusal hizmetlere ayrılan kaynaklar artırılmalı; kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirilmesine son verilmelidir. Ücretli kesimlerin omuzlarına yüklenen vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri esas olarak kâr, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, ekonomik krizin bedeli emekçilere ödetilmemelidir. İnsanca yaşamaya yetecek ücrete, güvenceli çalışmaya, nitelikli ve parasız eğitime, sağlık ve barınma hizmetlerine erişmeye hakkımız var. Bütçe kaynakları, bu hakların tüm yurttaşlar için güvence altına alınmasını sağlayacak biçimde kullanılmalıdır.
"HESAP VEREBİLİRLİK ESAS ALINMALIDIR"
Bütçe hakkı, halkın en temel demokratik haklarından biridir. Bütçenin hazırlanmasından uygulanmasına ve denetlenmesine kadar bütün süreçlerde halkın ve örgütlü temsilcilerinin katılımı sağlanmalı, kamu kaynaklarının kullanımında saydamlık ve hesap verebilirlik esas alınmalıdır. Halkın söz ve karar sahibi olmadığı, toplumsal taleplerin yok sayıldığı bir bütçe anlayışı demokratik bir ülkenin ihtiyaçlarını karşılayamaz. Ülkemizin kaynakları, halkımızın insanca yaşam koşullarına kavuşması, işsizliğin ve yoksulluğun ortadan kaldırılması, sanayi ve tarımın geliştirilmesi, bilim ve teknolojinin ilerlemesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin güçlendirilmesi, doğal ve kültürel varlıklarımızın korunması için kullanılmalıdır."