Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, klasik bale repertuvarının başyapıtlarından “Kuğu Gölü” ile sona erdi.
21 Mayıs-10 Haziran tarihleri arasında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ile Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde gerçekleştirilen festival kapsamında 13 eser, 22 temsil ile izleyici karşısına çıktı. Yerli ve yabancı sanatçıların yer aldığı festival, geniş programıyla binlerce sanatseveri ağırladı.
Festivalin kapanışında sahnelenen “Kuğu Gölü”, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından ünlü koreograf Ricardo Amarante’nin prodüksiyonuyla yorumlandı. Çaykovski’nin ölümsüz müziği eşliğinde sahnelenen eser, lanetlenmiş prenses Odette ile Prens Siegfried’in aşk hikâyesini etkileyici koreografi ve görsel tasarımla sahneye taşıdı. İlk temsilde Ankara Devlet Opera ve Balesi başdansçılarının konuk sanatçı olarak sahne alması da geceye ayrı bir anlam kattı.
Festivalin açılışı ise İtalyan romantik operasının önemli eserlerinden “Lucia di Lammermoor” ile yapıldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen eser, dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda’nın yorumuyla prömiyer yaptı.
Programın öne çıkan yapımlarından biri olan “La Traviata”, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu sanatçılarını aynı sahnede buluşturdu. Verdi’nin ölümsüz eseri, Recep Ayyılmaz rejisiyle festival izleyicisinden yoğun ilgi gördü.
Wolfgang Amadeus Mozart’ın Doğu ile Batı arasında kurduğu kültürel köprüyü anlatan “Saraydan Kız Kaçırma” operası da festivalin dikkati çeken yapımları arasında yer aldı. Caner Akın rejisiyle sahnelenen eser, Süreyya Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluştu.
Festival, klasik eserlerin yanı sıra çağdaş ve yenilikçi yapımlara da ev sahipliği yaptı. Modern Dans Topluluğu İstanbul’un sahnelediği “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar İçin Bir Kukla”, Carlo Collodi’nin klasik hikâyesini teknoloji ve dijitalleşme ekseninde yeniden yorumladı. Koreograf Erica Silgoner imzalı yapım, festivalin en çok konuşulan eserlerinden biri oldu.
Modern dans programında ayrıca Aslı Öztürk koreografisiyle sahnelenen “Kız Doğdu / III” kadınların bireysel ve kolektif varoluş hikâyelerine odaklanırken, Ferhat Güneş’in koreografisini üstlendiği “Hiç Kuş Yok” kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını sahneye taşıdı.
Festival kapsamında düzenlenen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması da genç dansçılar için önemli bir platform sundu. Final gecesi ve gala programıyla tamamlanan yarışma, dünyanın farklı ülkelerinden gelen genç bale sanatçılarını İstanbul’da buluşturdu.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Sedat–Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü Opera Studio İstanbul Projesi kapsamında yetişen genç solistler de “Opera Studio Sezon Finali” konserinde sahne aldı.
Festival programında yer alan “Altın Çağın Kadınları”, “Suleika Lied Akşamı” ve Devlet Çok Sesli Korosu ile ortak gerçekleştirilen “Aurora” konserleri de sanatseverlerden ilgi gördü. Festivalin çocuklara yönelik özel yapımı olan “Küçük Prens” Çocuk Operası ise dünya prömiyerini İstanbul’da gerçekleştirerek minik izleyicilerle buluştu.
Opera, bale, modern dans ve konserleri aynı çatı altında buluşturan 17. Uluslararası İstanbul Opera ve Bale Festivali, üç haftalık sanat maratonunun ardından “Kuğu Gölü” ile perdesini kapattı.