Gerçek Muhabir

CHP’li Uzun: "Datça’da 384 Bin Metrekarelik Halk Arazisi Meclis Gündeminde"

PARLAMENTO

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Datça Emecik Mahallesi’nde bulunan 19 Hazine taşınmazının özelleştirme kapsam ve programına alınmasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Uzun, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi verdi.

CHP’Lİ CUMHUR UZUN’DAN DATÇA İÇİN İKİ BAKANA SORU ÖNERGESİ

DATÇA’DA 384 BİN METREKARELİK HALK ARAZİSİ MECLİS GÜNDEMİ

13 Haziran’da Resmî Gazete’de yayımlanan kararla Datça Emecik’te bulunan yaklaşık 384 bin metrekarelik Hazine arazisinin özelleştirme kapsamına alındığını hatırlatan Uzun, söz konusu alanın Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alması nedeniyle kararın yalnızca bir satış işlemi olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Uzun, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yönelttiği önergede taşınmazların ada, parsel, yüzölçümü ve mevcut kullanım durumlarını sordu. Özelleştirme kararının hangi gerekçeyle alındığını, karar öncesinde kamu yararı analizi, değer tespit raporu, çevresel etki değerlendirmesi ve sosyal etki değerlendirmesi yapılıp yapılmadığını gündeme getiren Uzun, satış, kiralama, gelir ortaklığı, işletme hakkı devri veya ayni hak tesisi yöntemlerinden hangisinin uygulanacağının açıklanmasını istedi.

CHP’li Uzun, taşınmazlara ilişkin yatırım talebi, ön başvuru, ön protokol ya da proje önerisi bulunup bulunmadığını da sorarak, “Bu alanlar kimler için, hangi amaçla ve hangi koşullarla özelleştirme kapsamına alınmıştır?” sorusuna yanıt aradı. Uzun ayrıca, özelleştirme sürecinde kıyıya ve denize halkın serbest erişimini güvence altına alacak bağlayıcı koşullar getirilip getirilmeyeceğinin açıklanmasını istedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a verdiği ikinci önergede ise Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi statüsüne dikkat çeken Uzun, söz konusu taşınmazların doğal sit, nitelikli doğal koruma alanı, kesin korunacak hassas alan, kıyı etkileşim bölgesi veya başka bir koruma statüsü içinde kalıp kalmadığını sordu.

Uzun, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün görüşünün alınıp alınmadığını, bölgede endemik türler, kıyı ekosistemi, denizel fauna ve flora, su kaynakları, yangın riski ve taşıma kapasitesi bakımından bilimsel bir değerlendirme yapılıp yapılmadığını da Meclis gündemine taşıdı.

Datça’nın yaz aylarında artan nüfusu, su kaynakları üzerindeki baskı ve altyapı sorunları dikkate alındığında yeni bir yapılaşma ya da turizm baskısının çevresel sürdürülebilirlikle bağdaşıp bağdaşmadığını da sordu.

“DATÇA SATIŞA ÇIKARILACAK EMLAK DEĞİLDİR”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Datça’nın koylarının, kıyılarının, orman dokusunun ve doğal varlıklarının ihale dosyalarına sığdırılamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“13 Haziran’da yayımlanan kararla Datça Emecik’teki 19 Hazine taşınmazı, yaklaşık 384 bin metrekarelik halk arazisi özelleştirme kapsamına alındı. Üstelik burası Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi; yani korunması gereken bir doğal miras alanı. Bu karar, kamu yararı değil, rant tercihi; koruma değil, yağma iradesidir. Datça’nın koyları, kıyıları, orman dokusu ve halkın ortak varlıkları ihale dosyalarına sığdırılamaz. Datça satışa çıkarılacak emlak değil, gelecek kuşaklara bırakılması gereken doğal mirastır.”

“KAMU YARARI YOKSA BU KARARIN MEŞRUİYETİ DE YOKTUR”

Uzun, özelleştirme kararının Datça halkının, yerel yönetimlerin, meslek odalarının ve çevre örgütlerinin görüşü alınmadan gündeme getirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, sürecin şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini ifade etti.

Uzun, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bu alanların mevcut imar durumu nedir, değer tespiti nasıl yapılmıştır, hangi yatırım talepleri vardır, kimler bu alanlarla ilgilenmektedir, elde edilecek gelir nerede kullanılacaktır? Daha önemlisi, Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde bulunan bu alanların yapılaşma baskısına açılmayacağının güvencesi nedir? Kamu yararı yoksa bu kararın meşruiyeti de yoktur. Datça’nın suyu, toprağı, zeytini, ormanı ve sahili şirketlere açılacak bir yatırım kalemi değildir. Bu topraklar halkındır; gelecek kuşaklara bırakılacak ortak emanettir.”

“BU YAĞMAYA SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

Datça’nın doğal mirasını korumak için sürecin takipçisi olacaklarını vurgulayan Uzun, “Buradan açıkça söylüyoruz: Datça’yı parsel parsel pazarlayan bu anlayışa da bu yağmaya da sessiz kalmayacağız. Kıyılar halkındır, Datça halkındır, gelecek kuşakların hakkıdır. Bu kararın geri alınması için hem Meclis’te hem de kamuoyu önünde mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.