“GERÇEK ZARAR KARŞILANIYOR MU?”
Önergede, depremzedelerin gerçek zararlarının güncel koşullara göre karşılanıp
karşılanmadığına dikkat çekilerek, sosyal devlet kapsamında sunulan desteklerin
tazminat yerine sayılmasının ciddi hak kayıplarına yol açabileceği vurgulandı. Bu
kapsamda uygulamaların hukuki dayanağının ve kapsamının açıklanması talep
edildi.
BAKANLIĞA YÖNELTİLEN SORULAR
CHP’li Zeynel Emre’nin önergesinde öne çıkan sorular özetle şöyle:
Tazminat davalarında zarar hesaplama, kusur oranı ve yargılama giderleri
açısından standart bir uygulama var mı?
Maddi zarar hesabında deprem tarihi mi, yoksa güncel rayiç bedel mi esas
alınıyor?
Son iki yılda Bakanlık ve bağlı kurumların kusurlu bulunduğu dosya sayısı
kaç?
TOKİ konutu, kira yardımı ve benzeri destekler tazminattan düşülüyor mu,
bunun hukuki dayanağı nedir?
Sağlanan destekler sosyal yardım mı yoksa tazminat kalemi olarak mı
değerlendiriliyor?
Kusur tespitine rağmen “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat ödenmeyen
ve davacıların yargılama giderleri yüküyle karşılaştığı dosya sayısı kaç?
ŞEFFAFLIK VE HUKUKİ NETLİK TALEBİ
Önergede, deprem sonrası yürütülen tazminat süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve
yurttaşların hak kaybına uğramaması için uygulamaların açık ve denetlenebilir hale
getirilmesi gerektiği ifade edildi.
Emre, depremzedelerin mağduriyet yaşamaması adına, tüm süreçlerin kamuoyuna
net biçimde açıklanması çağrısında bulundu.
6 Şubat depremleri sonrasında açılan bazı tazminat davalarına ilişkin kamuoyuna
yansıyan bilgilerde; ilgili idarelerin belli oranlarda kusurlu bulunduğu, buna karşın maddi
zararın deprem tarihindeki konut değeri esas alınarak hesaplandığı, hak sahiplerine
sağlanan TOKİ konutu, hibe ve benzeri desteklerin bu tutardan mahsup edildiği, hatta
bazı dosyalarda depremzedelerin vekâlet ücreti ve yargılama giderleriyle karşı karşıya
bırakıldığı ifade edilmektedir.
Bu iddialar doğruysa, yurttaşın gerçek zararının güncel koşullara göre karşılanmadığı,
sosyal desteklerin de tazminat yerine sayıldığı yönünde ciddi bir tablo ortaya
çıkmaktadır. Bu nedenle söz konusu uygulamanın kapsamının, hukuki dayanaklarının ve
standartlarının kamuoyuna açıklanması zorunlu hale gelmiştir.
Bu bağlamda;
1. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında, zarar hesaplama
yöntemi, mahsup edilen destek türleri, kusur oranları ve yargılama giderleri
bakımından standart bir uygulama var mıdır?
2. 6 Şubat depremleri nedeniyle açılan tazminat davalarında maddi zarar hesabında
deprem tarihindeki taşınmaz değeri mi, yoksa karar tarihindeki güncel rayiç bedeli
mi esas alınmaktadır? Depremden etkilenen yurttaşların gerçek zararı hangi
ölçütlere göre hesaplanmıştır?
3. Son iki yıl içinde TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya
bağlı/idari kurumların kusurlu bulunduğu tazminat dosyası sayısı kaçtır?
4. Bu dosyalarda, hak sahiplerine sağlanan TOKİ konutu, hibe, kira yardımı,
taşınma yardımı veya benzeri destekler tazminat hesabında mahsup edilmekte
midir? Ediliyorsa bunun hukuki dayanağı nedir?
5. Bakanlığınızın uygulamasında, depremzedeye sağlanan konut ve destekler
sosyal devlet yardımı olarak mı değerlendirilmekte, yoksa zararı azaltan tazminat
kalemi olarak mı kabul edilmektedir?
6. Kamuoyuna yansıyan bazı örneklerde, idarenin kusurlu bulunduğu halde
davacıların “zarar kalmadığı” gerekçesiyle tazminat alamadığı ve ayrıca vekâlet
ücreti ile yargılama giderleri ödemek zorunda bırakıldığı belirtilmektedir. Bu
şekilde sonuçlanan dosya sayısı kaçtır?