CHP’li Zeynel Emre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un
yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde; söz konusu maden sahasının
tarım arazisi ve orman alanı içinde yer aldığı, ayrıca Metropolis Antik Kenti ile
Karataş Kale Kalıntıları gibi önemli kültürel miras alanlarına son derece yakın
konumda bulunduğu iddialarına dikkat çekti.
Basına yansıyan bilgilere göre proje kapsamında 297 metrekarelik ek alan talep
edildiğini, üretimin ise dinamit patlatma yöntemiyle sürdürüleceğini belirten Emre,
her ne kadar “kapasite artışı planlanmadığı” ifade edilse de patlatmalı üretimin çevre,
tarım alanları, orman ekosistemi ve yerleşim yerleri açısından ciddi riskler
barındırdığını vurguladı.
Zeynel Emre, soru önergesinde şu başlıklara yanıt istedi:
Kimtaş Kireç’e ait dolomit ocağı için ÇED sürecinin gerçekten başlatılıp
başlatılmadığı, Proje Tanıtım Dosyası’nın Bakanlığa sunulup sunulmadığı ve
patlatmalı üretim yapılacağı iddialarının doğruluğu,
Proje sahasının yakın çevresindeki tescilli kültür varlıkları ve arkeolojik sit
alanları için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili koruma kurullarından görüş
alınıp alınmadığı,
Alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “tarım arazisi” olarak yer
almasının madencilik faaliyetiyle nasıl bağdaştırıldığı,
Orman alanı içinde yürütülmesi planlanan faaliyet için hangi izinlerin talep
edildiği, izin alanının büyüklüğü ve yaban hayatı, su rejimi ile ekosistem
bütünlüğüne etkilerin hangi bilimsel raporlarla değerlendirildiği,
“Kapasite artışı yok” denilmesine rağmen patlatmalı üretimin yaratacağı
çevresel etkilerin Bakanlık tarafından nasıl ele alındığı.
Emre, “Bu mesele artık yalnızca bir şirket faaliyeti değildir. Kültürel mirasın
korunması, tarım alanlarının geleceği ve yurttaşların can güvenliği açısından devletin
açık ve şeffaf biçimde kamuoyunu bilgilendirmesi zorunludur” ifadelerini kullandı.
İzmir ili Torbalı ilçesi Özbey Mahallesi sınırlarında, Belçikalı Carmeuse Grubu'na ait
Kimtaş Kireç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin dolomit ocağı sahasında kapasite artışı amacıyla
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin başlatıldığı; bunun için Proje Tanıtım
Dosyası (PTD) hazırlanarak İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne
sunulduğu basına yansımıştır.
Haberde; 297 m² ek alan talep edildiği, “kapasite artışı planlanmadığı” ve üretimin yıllık 2
milyon ton olarak süreceği; sahanın Karataş Kale Kalıntıları’na yaklaşık 680 m, 2 bin 700
yıllık geçmişi ile kentin tarihi miraslarından Metropolis Antik Kenti’ne 1,5 kilometre
yakınlıkta olduğu, en yakın yerleşimin (Özbey Mahallesi) ise 800 m mesafede olduğu;
ayrıca alanın orman alanı içinde kaldığı ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda
“tarım arazisi” lejantında yer aldığı belirtilmektedir.
Hammaddenin dinamit patlatma yöntemiyle çıkarılacağı bir üretimde kültürel mirasta geri
dönülmez hasar, yerleşim yerlerinde can ve mal güvenliği riski, tarım ve orman
ekosisteminde ise kalıcı tahribatlara neden olabilecektir. Kamu yararı açısından mesele,
“bir şirket faaliyeti” olmaktan çıkmış; devletin kültürel mirası koruma yükümlülüğünün
yanı sıra çevre ve ekolojik etkiler bakımından da aydınlatılması gereken bir konu haline
gelmiştir.
Bu bağlamda,
1. Kamuoyuna yansıdığı üzere Kimtaş Kireç şirketine ait dolomit ocağı için ÇED
sürecinin başlatıldığı, Proje Tanıtım Dosyası sunulduğu, üretimin dinamit patlatma
ile yapılacağı iddiaları doğru mudur? Doğru ise ÇED süreci Bakanlığınızca nasıl
değerlendirilmektedir?
2. Söz konusu proje için başlatılan ÇED süreci ile proje sahasının yakın çevresindeki
tescilli kültür varlıkları, Karataş Kale Kalıntıları ve Metropolis Antik Kenti gibi
arkeolojik sit alanları ve kültürel varlıkların korunması açısından; Kültür ve Turizm
Bakanlığı ve ilgili koruma kurullarından görüş alınmış mıdır ya da alınması
düşünülmekte midir?
3. Proje alanının 1/100.000 ölçekli planda “tarım arazisi” lejantında yer aldığı iddiası
doğru ise, bu durumun madencilik faaliyetiyle uyumu nasıl sağlanacaktır?
4. Alanın orman alanı içinde kaldığı ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında izin
alınmadan faaliyete başlanmayacağı belirtilmektedir. Bu çerçevede; talep edilen
izinlerin türü, izin verilecek alan büyüklüğü nedir? Orman içi madencilik faaliyeti
nedeniyle oluşacak yaşam alanı bütünlüğünün bozulması, yaban hayatı
koridorlarının kesilmesi, erozyon ve yüzey/yeraltı su rejimine etkiler için hangi
bilimsel değerlendirmeler yapılmıştır?
5. Haberlere göre “kapasite artışı planlanmadığı, mevcut üretimin yıllık 2 milyon ton
ile devam edeceği” belirtilmektedir. Bu beyan Bakanlığınız kayıtlarında yer
almakta mıdır? “Kapasite artışı yok” denmesine karşın patlatmalı üretimin
çevresel etkileri ile ilgili Bakanlığınızın değerlendirmesi ne yöndedir?