Sivas’ın Kangal ilçesinde Humarlı, Mısırören, Kocakurt, Havuz, Beyyurdu, Mancılık ve
Akpınar köylerinin bulunduğu ve yöre halkının geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığın
önemli merkezi konumundaki Karaseki Düzü, yeni projelerin kıskacında bulunuyor.
Köylülerin ortak kullanım alanı olan bölgede tarım ve hayvancılığı bitirecek, su kaynaklarına
zarar verecek girişimleri YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Meclis gündemine
getirdi.
Yıllardır bölge halkının hayvanlarını otlattığı Karaseki Düzü’nde bir taraftan kullanım
ömrünü tamamlamış askeri mühimmatların imha edilmesi, diğer taraftan yeni bir patlayıcı
madde üretim ve depolama tesisi kurulmasına yönelik planlama gündeme geldi. Aynı bölgede
ayrıca, Suudi yatırımcılar tarafından 1000 megavatlık dev bir güneş enerji santrali (GES)
projesi planlanıyor. YENİ Parti Sivas Milletvekili Karasu, Karaseki Düzü’nde yaşanan
gelişmeleri bir kez daha gündeme getirdi.
“KARASEKİ DÜZÜ’NDEN NE İSTİYORSUNUZ?”
Karasu, bölgenin “sıradan”, “boş bir arazi” olmadığını, içinde sit alanlarının olduğu tarihi bir
bölge olduğunu vurgulayarak, binlerce dönümlük bu alanın köylünün geçim kaynağı olan
hayvanını otlattığı, üretimini sürdürdüğü ve ailesinin geçimini sağladığı bir alan olduğunu
vurguladı. Karasu, “Üstelik, bu alan Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan 2021-
2030 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı kapsamında ‘koruma öncelikli’ alanlar
arasında gösteriliyor. Ayrıca Karaseki Düzü’nün bir diğer özelliği de tarihsel ve arkeolojik
değeri. Hititlerden günümüze uzanan bölgede sit alanları, sur sistemleri, tümülüsler, kaya
mezarları ve çeşitli kültür varlıkları bulunuyor. Yine bu alanın içine, Suudiler ile yapılan
anlaşma gereğince 1000 megavatlık GES yapılacak. Yani, tarım ve hayvancılık için hayati
önemde olan bu bölge; mühimmat imhası, Kuşkayası köyü sınırları içinde patlayıcı üretimi ve
depolanması ile büyük ölçekli enerji yatırımı gibi birbirinden farklı ancak çevresel ve
sosyoekonomik açıdan ağır sonuçlar doğurabilecek faaliyetlerin merkezine dönüştürülmek
isteniyor. O zaman bu iktidarın şu soruya yanıt vermesi gerekir; Karaseki Düzü’nden ne
istiyorsunuz?” diye sordu.
3 BAKANA SORU YAĞMURU
Bölgedeki vatandaşların geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığa zarar verecek, mera
alanlarını daraltacak, su kaynaklarına zarar verecek her girişimin sadece bugünün değil,
gelecek nesillerin de kaybı olacağına dikkat çeken Karasu, “Enerji üretilebilir, başka yatırım
alanları bulunabilir. Ancak yok edilen merayı, kaybedilen tarımsal üretimi ve bitirilen
hayvancılığı yeniden kurmak kolay değildir” diye konuştu. Karaseki Düzü’ndeki projelerin
yalnızca yüzeyde görülecek bir arazi kullanımı meselesi olmadığını vurgulayan Karasu,
patlayıcı üretimi, depolanması ve mühimmat imhası sırasında ortaya çıkabilecek kimyasal
maddeler, atıklar ve diğer kirleticilerin toprağa, yeraltı sularına ve içme suyu kaynaklarına
ulaşma ihtimalinin ciddi biçimde araştırılması gerektiğini belirtti. Karasu, konuyu Çevre,
Tarım ve Milli Savunma Bakanlarına ayrı ayrı sorduğu soru önergeleriyle Meclis gündemine
taşıdı. Karasu, patlayıcı üretimi ve mühimmat imhası süreçlerinde oluşan ve oluşabilecek
atıkların nasıl bertaraf edileceğini, kimyasal maddelerin toprak ve yeraltı ile içme suyu
kaynakları üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel değerlendirme yapılıp yapılmadığının
açıklanmasını istedi.
YENİ Partili Karasu, hayvanların su ve yem yoluyla etkilenme riskinin değerlendirilip
değerlendirilmediğinin de açıklanmasını istedi. Karasu, “Karaseki Düzü, yıllardır bu
topraklarda yaşayan yurttaşların ekmeğidir. Köylünün merası, hayvanın otlağı, çiftçinin
üretim alanı, toprağın ve suyun geleceği söz konusudur. Bu meralarda otlayan hayvanlar, bu
bölgenin su kaynakları doğrudan burada yaşayan vatandaşlarımızın yaşamına ve gıda
güvenliğine bağlıdır” dedi. Karasu, patlayıcı üretim ve depolama tesisinin kapasitesinden
güvenlik mesafelerine, ÇED sürecinden mera vasfının değiştirilip değiştirilmediğine,
mühimmat imhasının çevresel etkilerinden GES projesinin tarım ve hayvancılığa etkisine
kadar bütün süreçlerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.