CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, vatandaşların artan borç yükü ve icra dosyalarındaki yükselişe ilişkin yaptığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“İnsanlar geçinebilmek için borçlanıyor, kredi kartlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Emekli, işçi, memur, esnaf ve dar gelirli vatandaş geçim mücadelesi verirken, iktidar mensupları kendilerini Fonlamaktan Vatandaşı Fonuna kadar soymaktan geri durmuyorlar. Vatandaş artık yalnızca ev ya da araba almak için değil, mutfak masrafını karşılamak, faturasını ödemek ve ay sonunu getirebilmek için de borçlanıyor. İnsanlar kazandıkları parayla geçinemiyorsa, emekli maaşı temel ihtiyaçlara yetmiyorsa, asgari ücretli yaşam mücadelesi veriyorsa burada ciddi bir ekonomik yönetim sorunu vardır. İktidara soruyorum: Vatandaşın borcu trilyonlarla ifade edilirken hangi ekonomik başarıdan söz ediyorsunuz?”
Varlık yönetim şirketlerinin kontrolündeki borçlar da hesaba katıldığında batık bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının toplam 527 milyar liraya ulaştığını kaydeden Öztunç, şöyle konuştu:
“Bu rakamların arkasında borcunu ödeyemeyen, icra takibiyle karşı karşıya kalan ve geleceğinden endişe duyan insanlar var. Borçlar büyüyor, vatandaşın ödeme gücü zayıflıyor. İktidarın görevi bu tabloyu seyretmek değil, vatandaşın geçim şartlarını iyileştirecek kalıcı çözümler üretmektir. İcra dairelerindeki dosyaların arkasında ödenemeyen borçlar ve geçim mücadelesi veren insanlar bulunuyor. Dosya sayılarındaki artış, borçlardaki büyümeyle birlikte değerlendirildiğinde son derece ciddi bir uyarıdır. Vatandaşın ekonomik sıkıntısını görmezden gelerek bu sorunları çözemeyiz.
"BU ÜLKEDE ADALET KİME GÖRE İŞLİYOR"
Vatandaşın borcu 7,4 trilyon lirayı aşmışsa, icra dairelerindeki dosya sayısı 26,6 milyona dayanmışsa, borçlanılan her 100 liralık anapara ödemesine 71 lira faiz ödeniyorsa ve 9 aylık sürede 1 trilyon 911 milyar faiz ödemek zorunda kalınıyorsa artık kimse ekonomik başarı masalları anlatmasın. Vatandaşın derdi geçimdir, iktidarın önceliği bu derdi çözmek olmalıdır. Türkiye’nin kaynakları da var, insanımızın emeği de var. Eksik olan, halkın refahını önceleyen bir yönetim anlayışıdır. Vatandaş borç içinde, emekli geçim derdinde, gençler gelecek kaygısı yaşıyorken vatandaşın üç kuruş birikimini ellerinden alarak kendilerini fonlayan, borsada fonlar üzerinden milyarlık servetler ve açıklanması gereken mal varlıkları karşısında insanların aklında tek bir soru var: Bu ülkede adalet kime göre işliyor?”