Gerçek Muhabir

Genç: “Yıllarca ‘faiz lobisi’ dediniz. Bugün milletin sırtına yüklediğiniz faiz faturasının hesabını kim verecek?”

SİYASET

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, 2027 bütçesinde faiz ödemelerine ayrılan 3 trilyon 975 milyar liraya tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yıllarca kullandığı “faiz lobisi” söylemini hatırlatan Genç, “24 yıllık iktidarınızın sonunda bu milletin önüne koyduğunuz 4 trilyon liralık faiz faturasını nasıl izah edeceksiniz?” diye sordu.

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aşkın Genç, 2027 bütçesindeki
faiz giderlerini; çiftçiye, eğitime ve sosyal desteklere ayrılan kaynaklarla
karşılaştırarak iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı
Cevdet Yılmaz'ın “Bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkararak hizmet bütçesi haline
getirdik” açıklamasına da tepki gösteren Genç, bütçenin önceliğinin vatandaşın refahı
olması gerektiğini söyledi.
“FAİZ LOBİSİNE MEYDAN OKUYORDUNUZ, BUGÜN FAİZE 4 TRİLYON LİRA
AYIRIYORSUNUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmiş yıllardaki faiz açıklamalarını hatırlatan Genç,
şunları söyledi:
“Yıl 2012... Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, faiz lobisine meydan
okuyordu. ‘Faiz lobisini bu kadar rahat çalıştıramayız’ diyordu. Bir yıl sonra; faiz
lobisinin milletin alın terini sömürdüğünü, buna son vereceğini vaat ediyordu. 2018'de
ise şu sözleri kullandı: ‘Faiz, zengini daha zengin yapar, fakiri daha fakir yapar.’ Peki,
ne oldu? Aradan yıllar geçti. Şimdi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde, Sayın
Erdoğan'ın imzasını taşıyan 2027 bütçesi var. Ve bu bütçede yalnızca faiz ödemeleri
için ayrılan para, 3 trilyon 975 milyar lira. Evet, yanlış duymadınız; tam 4 trilyon liraya
yakın bir faiz faturası.
2013 yılında Sayın Erdoğan, vergi gelirlerinin yüzde 15'i kadar faiz ödenmesini
ekonomik başarı olarak anlatıyordu. 2027 bütçesinde ise toplanması beklenen her
100 liralık vergi gelirine karşılık 20 liralık faiz harcaması öngörülüyor. Yani bir
zamanlar başarı diye anlatılan oran, bugün yeniden yükselmiş durumda. Buradan
soruyorum: Yıllarca faiz lobisiyle mücadele ettiğinizi söylediniz. Peki, 24 yıllık
iktidarınızın sonunda bu milletin önüne koyduğunuz 4 trilyon liralık faiz faturasını nasıl
izah edeceksiniz?”
“BİR YILLIK ÇİFTÇİ DESTEĞİ 22 GÜNLÜK, EVDE BAKIM DESTEĞİ 10 GÜNLÜK
FAİZ KADAR”

Bütçedeki faiz ödemelerinin sosyal harcamalarla arasındaki farkı anlatan Genç,
sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu rakamları anlamak için gelin, biraz da vatandaşın hayatına bakalım. İktidar, 2027
yılında yalnızca faiz için günde ortalama 10 milyar 890 milyon lira harcamayı
planlıyor. Bir günde, yaklaşık 11 milyar lira. Şimdi bu parayla vatandaşımıza ayrılan
kaynakları karşılaştıralım. Çiftçiye bir yılda verilecek doğrudan tarımsal destek, 235
milyar lira. Bu para, bütçedeki yalnızca 22 günlük faiz ödeneğine denk geliyor. Bir
tarafta bir yıl boyunca alın teri dökecek, üretecek, ülkemizi doyuracak çiftçimiz...
Diğer tarafta sadece 22 günlük faiz. Engelli vatandaşlarımızın evde bakımını
desteklemek için bir yılda ayrılan 109 milyar lira ise yaklaşık 10 günlük faiz kadar. Bir
yıllık evde bakım desteği, sadece 10 günlük faize tekabül ediyor.”
“EĞİTİMİN PAYI AZALIYOR, FAİZİN PAYI BÜYÜYOR”
Eğitime ayrılan kaynağın faiz ödeneğinin gerisinde kaldığını belirten Genç, şöyle
konuştu:
“2027'de bütün eğitim kaynaklarının toplamı 3 trilyon 747 milyar lira. Faiz ödeneği,
eğitim bütçesinden tam 228 milyar lira fazla. Üstelik eğitimin toplam bütçedeki payı,
2026 bütçesinde yüzde 15,3 seviyesinde idi, 2027 teklifinde ise yüzde 13,7'ye
düşüyor. Öğrencilerimiz barınma, beslenme ve ulaşım sorunlarıyla mücadele ederken
eğitimin bütçeden aldığı pay azalıyor. Ama faizin payı büyüyor.”
“EMEKLİNİN MUTFAĞINDAN, İŞÇİNİN SOFRASINDAN VERGİ TOPLAMAYI
BİLİYORSUNUZ”
2027 bütçesindeki vergi gelirlerini de eleştiren Genç, iktidara şu sözlerle seslendi:
“Peki, işçi, emekli, asgari ücretli? İktidar, 2027'de toplam vergi gelirlerinin yüzde 45'ini
KDV ve ÖTV'den toplamayı hedefliyor. Yani vatandaşın markette, akaryakıt
istasyonunda, günlük ihtiyaçlarını karşılarken ödediği vergiler, bütçenin en önemli
gelir kaynaklarından biri olmaya devam ediyor. Emeklinin mutfağından, işçinin
sofrasından, vatandaşın cebinden vergi toplamayı biliyorsunuz. Peki, topladığınız
vergilerle bu millete nasıl bir hayat sunuyorsunuz?”
“ALMANYA BİZİ KISKANIYOR DEDİNİZ, KENDİ VATANDAŞINIZIN NASIL
GEÇİNDİĞİNE BAKIN”
İktidarın geçmiş yıllardaki “Almanya bizi kıskanıyor” söylemini de eleştiren Genç,
Türkiye ile Almanya'daki yoksulluk göstergelerine değinerek şunları söyledi:
“Bir de yıllardır anlatılan bir hikaye vardı. Neydi o? ‘Almanya bizi kıskanıyor, Avrupa
bizi kıskanıyor.’ Peki, bugün durum nasıl? Almanya'nın resmi verilerine göre, tek
başına yaşayan bir kişi için aylık yoksulluk sınırı yaklaşık 1.450 avro. Bugünkü kurla
yaklaşık 80 bin lira. Türkiye'de ise TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 araştırmasına göre dört

kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123 bin 130 lira. Bekar bir çalışanın aylık yaşama
maliyeti bile 48 bin 885 lira. Ortada inkar edilemeyecek bir gerçek var: Türkiye'de
milyonlarca insan geçim sıkıntısıyla mücadele ediyor. Kayseri'de esnafın da
emeklinin de öğrencinin de en büyük meselesi geçim. Yıllarca ‘Almanya bizi
kıskanıyor’ dediniz. Artık başkalarının bizi kıskanıp kıskanmadığına değil, kendi
vatandaşımızın nasıl geçindiğine bakın.”
“BU BÜTÇE KİMİN BÜTÇESİ?”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın bütçeyi faiz bütçesi olmaktan çıkarıp
hizmet bütçesine dönüştürdüklerine ilişkin açıklamasını eleştiren Genç, sözlerini
şöyle tamamladı:
“Hükümet bu bütçeyi ‘dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesi’ olarak adlandırıyor.
Sosyal desteklerin ve eğitim ödeneklerinin artırıldığını söylüyor. Ama rakamlar ortada.
Şimdi soruyorum: Bu bütçe kimin bütçesi? Bu bütçede işçinin, emeklinin, asgari
ücretlinin payı nerede? Öğrencinin, çiftçinin, engelli vatandaşımızın hakkı nerede? 24
yılın sonunda, faiz lobisine karşı mücadele vaat eden iktidarın hazırladığı bütçede
faize ayrılan kaynak neredeyse 4 trilyon lira. Bütçenin adı refah bütçesi olabilir. Ama
bir bütçenin kime hizmet ettiğini adı değil, rakamları gösterir. Bu ülkenin kaynakları,
bu ülkenin insanlarının refahına hizmet etmeli. Faiz yükü büyürken milletimizin
sofrasındaki ekmeğin küçülmesini asla kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha
soruyoruz: Yıllarca ‘faiz lobisi’ dediniz. Peki, bugün milletin sırtına yüklediğiniz bu faiz
faturasının hesabını kim verecek?”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.