Dünyanın önde gelen muz üreticisi ülkelerindeki destek politikalarını örnek gösteren
Kış, “Ekvador üreticisinin fiyatını koruyor, Filipinler fidanından gübresine çiftçisini
destekliyor, Avrupa Birliği yüz milyonlarca avroluk kaynak ayırıyor. Türkiye'de ise çiftçi
42 liraya mal ettiği muzu 8 ila 25 liraya satmaya zorlanıyor. Bunun adı serbest piyasa
değil, yerli üreticiyi gözden çıkarmaktır.” dedi.
Türkiye'nin en önemli muz üretim merkezlerinden Mersin'de üreticilerin ciddi bir
ekonomik darboğaza girdiğini belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ithal muz
politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve yerli üreticiyi koruyacak kapsamlı bir
destek programının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Anamur'da üreticinin verdiği rakamlara göre bir kilogram muzun üretim maliyetinin 42
liraya ulaştığını, satış fiyatının ise kaliteye göre 8 ila 25 lira arasında kaldığını belirten
Kış, üreticinin en iyi koşulda dahi maliyetinin altında satış yaptığını söyledi.
“TÜRKİYE ÜRETMEYİ BAŞARDI, ŞİMDİ ÜRETİCİYİ KAYBETME TEHLİKESİYLE
KARŞI KARŞIYA”
Türkiye'nin muz üretiminde son çeyrek yüzyılda önemli bir kapasite oluşturduğunu
vurgulayan Kış, şunları söyledi:
“Yıllarca sera kuruldu, yatırım yapıldı, üretici borçlandı, Türkiye'nin muz üretim
kapasitesi büyüdü. Şimdi geldiğimiz noktada Anamurlu üretici ‘Bu şartlarda seramı
sökerim.’ diyor. Bir ülkenin tarım politikası, üreticisine yatırım yaptırıp yıllar sonra onu
ithal ürün karşısında savunmasız bırakmak olamaz. Türkiye üretmeyi başardıysa
yapılması gereken bu kapasiteyi yok etmek değil, korumak ve geliştirmektir.”
“DÜNYANIN BİR NUMARASI EKVADOR BİLE ÜRETİCİYİ PİYASANIN İNSAFINA
BIRAKMIYOR”
Dünyanın önde gelen muz ihracatçılarının uyguladığı politikaları örnek gösteren Kış,
dünya muz ticaretinin lideri Ekvador'da üreticiye ödenecek asgari destek fiyatının
kamu otoritesi tarafından belirlendiğine dikkat çekti.
“Dünyanın en büyük muz ihracatçılarından Ekvador, ‘Ben zaten dünya lideriyim,
üretici başının çaresine baksın.’ demiyor. Üreticinin alacağı asgari fiyatı güvence
altına alan bir sistem uyguluyor. Çünkü biliyor ki üreticiyi kaybederseniz yarın
ihracatınızı da kaybedersiniz. Peki Türkiye neden Anamurlu üreticisini maliyetinin
yarısına bile ürün satamaz hale getiriyor?”
“FİLİPİNLER FİDAN VERİYOR, GÜBRE VERİYOR, HASTALIKLA MÜCADELE
EDİYOR”
Kış, dünyanın ikinci büyük muz ihracatçısı konumuna yeniden yükselen Filipinler'in
uyguladığı tarım politikalarının da Türkiye açısından önemli bir örnek olduğunu
belirtti.
Filipinler Tarım Bakanlığının 2025 programı kapsamında 106 bin muz dikim materyali,
120 bin birim organik gübre ve 215 binden fazla biyolojik mücadele girdisi sağladığını
hatırlatan Kış, şöyle devam etti:
“Filipinler muz ihracatını artırmak için çiftçisinin tarlasına kadar giriyor; fidanını
destekliyor, gübresini destekliyor, hastalıkla mücadelesini destekliyor, ihracat
pazarlarında önüne çıkan gümrük engellerini kaldırmak için diplomasi yürütüyor.
Sonuç ortada: 2025'te muz ihracatını yüzde 25,6 artırarak 2,93 milyon tona çıkardı ve
yeniden dünyanın ikinci büyük ihracatçısı oldu.”
“AVRUPA BİRLİĞİ 279 MİLYON AVRO AYIRIRKEN BİZ ÜRETİCİYE SERANI SÖK
NOKTASINA GETİRİYORUZ”
Avrupa Birliği'nin de muz üretimini tamamen piyasa koşullarına bırakmadığını belirten
Kış, POSEI programı kapsamında muz sektörüne yıllık yüz milyonlarca avroluk
destek sağlandığını ifade etti.
Avrupa Birliği verilerine göre Fransa, İspanya ve Portekiz'in muz sektörüne ayrılan
yıllık POSEI desteğinin toplam 278,9 milyon avroya ulaştığını belirten Kış, yalnızca
Kanarya Adaları'ndaki muz üreticileri için 2025 kampanyasında 141,1 milyon avroluk
kaynak ayrıldığına dikkat çekti.
Kış, “Avrupa kendi üreticisini koruyor. Filipinler üreticisine doğrudan girdi sağlıyor.
Ekvador fiyat mekanizması oluşturuyor. Bizim Anamurlu üreticimiz ise 42 liraya
ürettiği muzunu 8 liraya, 15 liraya satmaya çalışıyor. Sonra çiftçiye ‘Dünya ile rekabet
et.’ deniliyor. Böyle rekabet olmaz.” ifadelerini kullandı.
“İTHALAT ÜRETİCİYİ TERBİYE ETME ARACI OLAMAZ”
İthal muza yönelik ticaret politikasının yerli üretimi koruyacak şekilde yeniden
düzenlenmesi gerektiğini söyleyen Kış, geçmişte uygulanan yüzde 145,8'lik gümrük
vergisinin üreticilerin temel taleplerinden biri olduğunu hatırlattı.
Kış, “İthalat, çiftçiyi fiyatla terbiye etmek için kullanılabilecek bir araç değildir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nde de daha önce gündeme getirildiği üzere geçmişte yüzde
145,8 olan gümrük vergisinin değiştirilmesi üreticiler açısından ciddi bir tartışma
yaratmıştır. Ticaret Bakanlığı bu politikayı yeniden değerlendirmelidir.” dedi.
“MERSİN MUZDA SADECE ÜRETEN DEĞİL, DÜNYAYLA REKABET EDEN BİR
MERKEZ OLMALI”
Türkiye'nin yalnızca ithalatı sınırlandıran değil, üretimi ve ihracatı büyüten uzun
vadeli bir muz politikasına ihtiyacı olduğunu belirten Kış, çözüm önerilerini şöyle
sıraladı:
“Üreticiyi ithalat karşısında koruyacak etkin bir gümrük politikası uygulanmalı. Üretim
maliyetini esas alan bir fiyat mekanizması tartışılmalı. Sera yatırımları ve enerji
maliyetleri desteklenmeli. Hastalıklarla mücadele ve verimlilik için bilimsel destek
artırılmalı. Mersin Limanı'ndaki ithal ürün denetimleri güçlendirilmeli. Yerli muzun
zincir marketlerde ve iç pazarda daha güçlü yer almasını sağlayacak düzenlemeler
yapılmalı. En önemlisi de Türkiye artık muzda yalnızca kendine yetmeyi değil,
ihracatı büyütmeyi hedeflemelidir.”
Kış sözlerini şöyle tamamladı:
“Anamur'un üreticisi sadaka istemiyor. Üretmek, emeğinin karşılığını almak ve
dünyayla rekabet etmek istiyor. Dünyanın muz ihracatçıları kendi çiftçisini
destekleyerek büyüyor. Türkiye'nin yapması gereken de ithalat lobilerinin önünü
açmak değil, kendi üreticisinin arkasında durmaktır. Anamur'un seralarını
söktürmeyin; Anamur'un muzunu dünyaya sattırın.”