GÜRER, ANTALYA’NIN SERİK İLÇESİ’NDE HASAT EDİLMEDEN
DOMATESE İCRA KONULMASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Gürer, “Çiftçimiz borç altında ezilirken, icra memurları artık seralara girip daha yeşil olan, hasat
edilmemiş ürüne haciz koyar hale geldi. Daha önce farklı bir ilde borcu nedeniyle güvercinlerin
dahi haczedildiği bir ülkede şimdi de çiftçinin dalındaki yeşil domatesi icralık oluyor. Bu tablo,
iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikalarının acı bir özetidir” dedi.
GÜVERCİNLERE HACİZ UYGULANDI, ŞİMDİ DALINDAKİ DOMATESE
Türkiye’de ekonomik sorunların ve borç yükünün vatandaşları ne hale getirdiğine dikkat çeken CHP’li
Ömer Fethi Gürer, daha önce Yozgat’ın Yerköy ilçesinde bir vatandaşın güvercinlerine borcu
nedeniyle haciz uygulandığını hatırlattı.
Gürer, “O dönemde vatandaşın evinde haczedilecek bir şey bulamayınca güvercinlerine haciz
uygulandı. Dumanlı, beyaz, Arap, deve tüylü güvercinler… Hepsi tek tek değer biçilip satış listesine
konuldu. Resmi kayıtlarla sabit. Haciz güvercinden sonra şimdi de çiftçinin tarladaki henüz olmamış
yeşil domatesine kadar geldi” dedi.
Haciz uygulamasının çiftçinin henüz hasat etmediği ürüne kadar uzandığını belirten CHP Niğde
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım kesimi, bankalar ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 439 milyar
lirayı aşan borçlarıyla tarihin en büyük borçlanma sürecini yaşıyor. Üretimde girdi maliyetlerinin
artması ve ürünün üreticinin elindeyken değer bulmaması, borçların ödenmesini zorlaştırıyor. Tarla,
traktör ve ev eşyalarının yanı sıra çiftçinin dalındaki yeşil domatesi dahi icralık oluyor. Çiftçinin henüz
hasat etmediği ürününe kadar haciz uygulamasının uzanması, durumun geldiği noktayı açıkça
gösteriyor ve acil önlem alınmasını gerektiriyor. Bu tablo, borcunu ödeyemeyen çiftçinin, hayvancılık
yapanların ve üreticilerin nasıl bir ekonomik kuşatma altında olduğunu açıkça göstermektedir.” diye
konuştu.
HENÜZ HASADI YAPILMAMIŞ ÜRÜNÜN İCRAYA KONULMAMALI
Antalya’nın Serik ilçesinde 4,5 dekarlık serada üretim yapmaya çalışan bir çiftçinin karşılaştığı duruma
dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bilirkişi raporlarına yansıyan durum üzücü ve
düşündürücüdür. Üreticimiz gecesini gündüzüne katmış, şubat ayında dikimini yapmış, gübresini,
ilacını ve suyunu bin bir güçlükle temin edip serasına bakmış. Ancak tarlada tek bir domates bile
toplanmadan, henüz ürün büyüme ve olgunlaşma aşamasındayken icra tespiti yapılıyor. Çiftçinin
dalındaki ümidine, henüz toplanmamış 36 ton yeşil domatesine el konulması, ürünün gereken
değerle satılmasının da önünü kesebilir. Üreticinin alın teri ve emeğinin daha pazara ulaşmadan haciz
kıskacına alınması ibretlik bir durumdur.” dedi.
GİRDİ MALİYETLERİ ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR, ÇÖZÜM İCRA DEĞİL DESTEKTİR
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin her geçen gün artan girdi maliyetleri
nedeniyle sorunlu hâle geldiğini vurgulayarak, “Gübre, yem, su, mazot, ilaç ve elektrik fiyatları
katlanarak artarken tarım kesimi, ürününü satıp borcunu ödeyemez duruma sürükleniyor. Tarımsal
üretim; ani hava değişimlerinin etkisiyle don, sel, hastalık ve kuraklık riski taşırken bir de günlük fiyat
dalgalanmalarıyla boğuşan üreticinin belini icra da büküyor. Bilirkişi raporunda dahi ürün fiyatının
günlük değiştiği ve risk barındırdığı açıkça belirtilmesine rağmen, daha toplanmamış domates
üzerinden hesaplamalar yapılıp icra satışı planlanıyor.
Alıcı gelip ürünü tarladan toplayacakmış! Peki, aylarca o seraya emek veren çiftçimiz ne olacak?
Çiftçiyi toprağa küstürürseniz, seradaki yeşil domatese kadar icra getirirseniz sıkıntılar artar.
Çiftçinin ve üreticinin emeğinin, üretiminin ve geleceğinin haciz yoluyla sıkıntıya sokulmasından
vazgeçilip tarım kesimine gerekli destek verilmelidir. Üreticiyi borçlandırıp sonra da alın terinin
karşılığını almasını sağlamak yerine, ödeyemediği borçlar nedeniyle ürününe el koymak tarım
politikası değildir.” diye konuştu.
İktidara bir kez daha çağrıda bulunan Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal kredi borçlarının faizleri derhâl
silinmeli, ana para makul bir süreye yayılmalıdır. Ek kredi desteği verilmelidir. Üreticiye icra memuru
değil, destek ve teşvik sağlanmalıdır!” dedi.