İŞSİZLİK BÜYÜYOR, İŞSİZİN GÜVENCESİ ERİYOR!”
“SEKİZ AYDA 1 MİLYON 361 BİN KİŞİ İŞSİZLİK ÖDENEĞİNE BAŞVURDU, HER
İKİ KİŞİDEN BİRİ BİLE ÖDENEK ALAMADI!”
Gerçek işsiz sayısının 12 milyon 340 bine ulaştığını belirten Kanko, işsizlik sigortasına
yapılan başvuruların Türkiye’de yaşanan istihdam krizinin boyutlarını ortaya koyduğunu
söyledi.
“İKTİDAR İSTİHDAM MASALLARI ANLATIYOR, MİLYONLARCA VATANDAŞ
İŞSİZLİKLE BOĞUŞUYOR!”
AKP iktidarının ekonomi politikalarını eleştiren Kanko, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’de milyonlarca insan iş bulamıyor, çalışanlar ise her sabah işlerini kaybetme
korkusuyla uyanıyor. İktidar ekonomik büyümeden, istihdamdan ve başarı hikâyelerinden söz
ederken vatandaşın karşısına çıkan gerçek tablo işsizlik, geçim sıkıntısı ve güvencesizliktir.
2026 yılının ilk sekiz ayında işsizlik sigortasına başvuranların sayısı, geçen yılın aynı
dönemine göre 24 bin 491 kişi artarak 1 milyon 361 bin 18’e yükseldi. Bu başvuruların
yalnızca 645 bin 331’i işsizlik ödeneği almaya hak kazandı.
Yani işini kaybettiği için işsizlik sigortasına başvuran her 100 vatandaşımızdan yalnızca
47’sine ödenek bağlandı. Geçen yıl 49 olan bu oran daha da geriledi.
Daha vahimi, başvuru sayısı artarken işsizlik ödeneği bağlananların sayısı 11 bin 540 kişi
azaldı.
Bu nasıl bir sosyal devlet anlayışıdır? İnsanlar işini kaybediyor, gelirinden oluyor,
ailesini geçindiremiyor; ancak yıllarca prim ödedikleri işsizlik sigortasından bile
yeterince yararlanamıyor!”
“RESMÎ İŞSİZLİK 2,7 MİLYON, GERÇEK İŞSİZLİK 12,3 MİLYON!”
İşsizlik verileri arasındaki büyük farklılığa dikkat çeken Kanko, şöyle devam etti:
“Resmî işsiz sayısı 2 milyon 740 bin olarak açıklanırken geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon
340 bine ulaşmış durumda. Buna karşılık eylül ayında işsizlik ödeneği alanların sayısı
yalnızca 484 bin 949 kişi!
Bu rakamlar Türkiye’de işsizlik sorununun yalnızca iş bulamamakla sınırlı olmadığını, aynı
zamanda ciddi bir sosyal güvence sorununa dönüştüğünü gösteriyor.
Bir yanda işsiz kalan milyonlar, diğer yanda işsiz kaldığında dahi yeterli gelir güvencesine
ulaşamayan vatandaşlarımız var.
Sanayici yüksek faiz ve finansman maliyetleri altında eziliyor. Fabrikalar üretimini azaltıyor,
işletmeler küçülüyor, esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu ekonomik daralmanın
bedelini ise işçiler, emekçiler ve aileleri ödüyor.
Sanayinin kalbi Kocaeli'de de üretim maliyetleri, finansmana erişim sorunları ve istihdam
üzerindeki baskılar ciddi kaygı yaratıyor.
İktidarın artık işsizlik rakamlarını tartışmak yerine işsizliği azaltacak somut politikaları
hayata geçirmesi gerekiyor.”
“İŞSİZLİK FONU İŞSİZİN GÜVENCESİ OLMALIDIR!”
İşsizlik sigortasından yararlanma koşullarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan
Kanko, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İşsizlik ödeneğine erişimi zorlaştıran prim günü ve diğer koşullar gözden geçirilmeli, ödenek
miktarı ve ödeme süreleri çalışanların gerçek ihtiyaçları doğrultusunda iyileştirilmelidir.
Üretimi ve istihdamı destekleyen ekonomi politikalarına öncelik verilmeli, özellikle gençler
ve kadınlar için güvenceli iş olanakları artırılmalıdır.
İşsizlik Fonu'nun asli amacı işsiz kalan vatandaşı korumaktır. Bu kaynakların
kullanımında işsizlerin ihtiyaçları öncelikli olmalıdır.
AKP iktidarına soruyoruz: Milyonlarca insan işsizken, işsizlik sigortasına başvuranların
yarısından fazlasına ödenek bağlanamazken hangi ekonomik başarıdan söz ediyorsunuz?
Bir ülkede milyonlarca insan çalışmak istediği hâlde iş bulamıyorsa, çalışanlar
yarınından endişe ediyorsa ve işsiz kalanlar sosyal güvenceden yeterince
yararlanamıyorsa ortada çözülmesi gereken çok ciddi bir ekonomik ve sosyal kriz
vardır.
Türkiye’nin ihtiyacı pembe tablolar değil; üretimi artıran, istihdam yaratan, emeği koruyan ve
vatandaşına güvence sağlayan adil bir ekonomi yönetimidir.”