Cumhuriyet Halk Partisi Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara,
MESEM’lerde yaşanan iş cinayetleri hakkında yazılı bir basın
açıklamasında bulundu.
YILDIRIM KARA: 15-17 YAŞ ARASI HER DÖRT ÇOCUKTAN
BİRİSİ ÇALIŞIYOR
Sofradaki ekmek küçüldükçe, tencereyi doldurmak zorlaşınca, eğitim
çağındaki çocuklar da iş gücü ordusuna katılmaya zorlanıyor; ailelere
‘Çocuğunuz meslek öğrenecek, altın bileziği olacak, zaten herkes okumak
zorunda değil’ gibi propagandalarla çocuk işçiliğinin meşru, hatta
mantıklı bir tercih olduğu yalanı söyleniyor.
TÜİK’in resmi açıklamasına göre, 2024 yılında, ülkemizdeki 15-17 yaş
arasındaki çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 25 oldu. Bu sayı,
MESEM’lerde çalıştırılan çocukları kapsamıyor; Eğitim-İş’in konuyla ilgili
raporu ise hem iş gücünde yer alan hem de MESEM kapsamında
çalıştırılan çocukların toplam sayısını 1 milyon 372 bin olarak hesaplıyor.
İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi ise 3 milyon çocuğun istihdamda
olduğunu; 2013’ten bu yana 852 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını
kaybettiğini belirtiyor. Kısacası Türkiye’de ekonominin çarkları, ucuz iş
gücü ve güvencesiz çalışma dışında bir istihdam politikası olmayan iktidar
yüzünden, çocuk emeğiyle döndürülüyor.
YILDIRIM KARA: 7 MİLYON ÇOCUK YOKSUL,
ÇOCUKLARDA MADDİ YOKSUNLUK ORANI YÜZDE 30
Çocukların basit bir maliyet kalemi gibi görüldüğü yerde, onların refahını,
sağlığını, güvenliğini düşünmek de anlamsız hale geliyor. İktidarın bakış
açısına göre, çocukların ancak iş gücüne katıldıkları zaman bir değeri var.
Bu yüzden, enflasyon hesaplarından alıştığımız üzere, durumu her zaman
olduğundan iyi gösterdiği düşünülebilecek resmi verilere göre büyük bir
çocuk yoksulluğuyla karşı karşıyayız.
TÜİK ve UNICEF iş birliğiyle Temmuz 2025’te yayımlanmış ‘Türkiye’de
Çocuklar’ raporuna göre 7 milyon çocuğun yoksul olduğu; toplam
nüfustaki maddi yoksunluk oranı yüzde 23 düzeyindeyken çocuklarda bu
oranın yüzde 30’a kadar çıktığı görülüyor. Çocukların yüzde 71’inin yeni
giysisi yok, yüzde 76’sı günde en az bir kez taze meyve ve sebze
tüketemiyor, yüzde 63’ü yine günlük olarak et, tavuk veya balık içeren
yemek yiyemiyor.
YILDIRIM KARA: ÖLÜMLER VE YARALANMALAR
MESEM’DE KURAL HALİNE GELDİ
MESEM’ler, çocuk işçiliğinin yaygınlaştırılmasında büyük bir rol
oynamaya devam ediyor; lise öğrencileri çoğu zaman yeterince
denetlenmeyen iş yerlerinde, gerekli güvenlik önlemleri alınmadan, yasal
sınırların üstünde sürelerle çalışmaya mecbur bırakılıyor.
Son olarak İskenderun’da, MESEM Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü
öğrencisi, 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön, çalıştığı pastanede elektrik
akımına kapılarak hayatını kaybetti. Olay, MESEM sisteminin ne kadar
çarpık biçimde işlediğini ortaya koyuyor: Ailesinin açıklamasına göre
Mahir daha önce de kendisini elektrik çarptığını söylemiş, pastanecilik
stajı yapmasına rağmen elektrik panosunu tamir etmesi söylenmiş.
Öğrencilerin ‘Nasılsa ses çıkaramazlar, çalışmaya mecburlar’ denilerek
güvenlik önlemi alınmayan iş yerlerinde, uygun olmayan biçimde
çalıştırılması, ölümler ve yaralanmalar MESEM’lerde bir istisna değil,
kural haline gelmiş durumda.
Milli Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili soru önergelerimize verdiği
cevaplarda farklı rakamlar kullandı. İlk yanıtta, 2023 yılından 2024 yılının
kasım ayına kadar 26’sı hafif yaralanmalı, 5’i ölümlü 31 kaza meydana
geldiğini açıkladı. İkinci yanıtında ise 31 Aralık 2025 itibarıyla 10’u
ölümlü 2 bin 68 kaza yaşandığını, bunların yüzde 96’sının tedaviye ihtiyaç
duymadığını ya da ayakta tedavi edildiğini belirtti. Bu verilerin sadece
kayıt altına alınmış ölüm ve yaralanmaları içerdiğini, ayakta tedavinin ne
anlama geldiğini, kazaların hangi iş kollarında yoğunlaştığını, cezai işlem
olarak nelerin yapıldığını not etmek gerekir.
Türkiye, çocuklarına ve gençlerine işsizlik ve güvencesiz çalışma sunarak,
nesillerini feda ederek kalkınamaz. Çocukların yatağa yarı aç girdiği, yeni
giysi bile alamadığı, yüzde 30’unun yoksul olduğu, dörtte birinin
sömürüye karşı tamamen savunmasız biçimde çalıştığı, eğitimden
koptuğu bir düzeni kabul etmiyoruz. MESEM’lerde yaşanan yaralanma
ve ölümlerin takipçisi olmaya, çocuk işçiliğinin normalleştirilmesine karşı
itiraz etmeye devam edeceğiz.