Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte emeklilerin dört aylık zam oranı yüzde 8,29 olarak hesaplandı. Açıklanan verilerin ardından gözler ocak ayında yapılacak emekli maaşı artışına çevrilirken, emekliler geçim koşullarının giderek ağırlaştığını ifade etti.
Mecidiyeköy'de ANKA Haber Ajansı’na konuşan emekliler, mevcut maaşlarının kira, gıda, ulaşım ve faturalar gibi temel giderleri karşılamakta yetersiz kaldığını belirtti. Bazı emekliler maaşlarının 30 bin liranın üzerine çıkarılmasını isterken, bazıları ise özellikle kira ödeyenler için çok daha yüksek bir aylığın gerekli olduğunu söyledi.
“İŞ ARIYORUM AMA YAŞIM NEDENİYLE İŞE ALMIYORLAR”
Emekli Recep Can, “Şimdi emekliyim iş görüşmesine gidiyorum, yaşlı diye almadılar bizi. Yaşlıyız yani. Yaşlısın, sen 64'ü boylamışsın, 64'ü geçmişsin dediler ama işe almadılar. Yani yapacak bir şey, bizi düşünmesi lazım. İş bulabilsem, işe çalışmaya gideceğim... Ben yaşlıyım diye almadılar. Bu bize genç lazım diyorlar. Bu kadar yani. Başka bir şey diyeceğim yok. Şimdi yeni emekli maaşı ne kadar olur? Şimdi 23 alıyoruz, ancak 26-27 falan olur. İki tane de torun var, yanıma bırakıyorlar. Gelinlerim çalışıyor. Onların masrafları da ben karşılıyorum. Dede bana şunu götür, dede bana bunu götür diyorlar. Götürmeyince de olmuyor yani” dedi.
Emekli Ali Aydın, “Büyük ihtimalle (artış) yapılacak gibi geliyor. Yani öyle bir his var içimde yaparlar, yaparlar. Beslenmek için 150-200 bin lira da alsanız sağlıklı beslemek imkânsız. Çünkü bugün Boğaz'a gidip sağlıklı bir yemek yesen 40-50 bin lira para ödüyorsun. Mühim olan sağlıklı geçinmek de tabii çok iyi de, kimseyi muhtaç olmadan yaşantını sürdürebilmek” diye konuştu.
YAPACAKLARI EN FAZLA 30 BİN LİRA, EMEKLİ GENE ÖLMEYE MAHKUM
Başka bir emekli ise, “Şimdi ev kirası 25 bin, 30 bin. Neyle geçinecek bu adam, emekli adam? İşte böyle oturuyoruz. 23 bin 500 lirayla insan geçinebilir mi? Simitle. Bir simit yiyorsun 30 lira. Bir çay yiyorsun 30 lira. 60 lira... Ne yaparsın? Şimdi yapacağı zaman kaç para yapacak? Benim 9 bin 385 günüm var. Verdiği para 23 bin 500 lira. İş midir bu? Yok, imkânı yok. En fazla yapacakları 30 milyon. Başka yapmaz. O da ev kirasını verirsin. Açlıktan gene ölmeye mahkûm” ifadelerini kullandı.
“ANCAK HALK EKMEK ALIR YER, BAŞKA BİR ŞEY YAPAMAZ”
Emekli Ahmet Demirtop, “Valla işte 30-35 olursa iyi. Yani en düşük emekli maaşı öyle olursa iyi. Yeterli. Şimdi evi kira olanlar için zor. Bir de tekse, çoluk çocuğu da çalışmıyorsa, yardımcı olmuyorsa mümkün değil geçinmesi. Ama işte evi olanlar, işte ailesinde bir iki çoluk çocuğu çalışan vardır. Onlar için problem yok. Ama tek emekli maaşıyla geçinenler için zor. Yani 23 bin lirayla geçinmek çok zor. Zaten 25 bin lira en düşük ev kirası. Çıktım başka bir yere girdim, 40 bin lira. Yani mümkün değil ama dediğim gibi devlet artık nasıl yapar? Onu ayırır mı? İşte çalışanla çalışmayanı, evi olanla olmayanı ayırır. Ona göre bir şey yapar. Bilmiyoruz artık nasıl yapacak. Bekliyoruz. Zor yani o parayla. Zaten 30 bin lira alsa... Yani dediğim gibi, yani 20 bin en kötü şartlarda 20 bin lira kira, 10 bin lirayla ne yiyecek adam? Elektriği, suyu, doğal gazı, faturaları zaten aldığım aç komple ona gider yani. Yani yeterli gelmez. Yani ancak Halk Ekmek alır yer, başka bir şey yapamaz” şeklinde konuştu.
KİRASI OLMAYAN EMEKLİ İLE KİRADA OTURANIN GEÇİMİ FARKLI
Emekli Erdal Sönmez, “30 bin olabilir belki 28. 27-28 olur. 23 lira alıyorum ben, 23 bin 500. Bence yeter. Kira vermeyenler için yeter. Kira verenler için yetmez de ben kira vermediğim için bana yeter. Çalışmıyorum. Çalışmıyorum, bana yetiyor. Devletin durumuna bağlı. Devlet ekonomisi iyi olursa belki daha fazla verebilir. Ama şimdilik bu kadar veriyor. Ondan yetiniyoruz” dedi.
“AYDA BİR KEZ ET YİYEBİLİYORUZ”
Emekli Ömer Aslan, “Vallahi zor geçiniyoruz efendim. Bir ayda bir tane et, bir ayda bir et yüzü görüyoruz işte. Balıklarında en ucuzunu arıyoruz. Hangisi en ucuz? Ayda bir tane balık yiyebilirsek yiyoruz. Çok şükür, bin şükür, şikâyetçi değilim, devletimden ama biraz daha dikkat edilmesi lazım. Efendim, işte yüzde 50 daha konsa iyi olur tabii ki yani ama tabii bizim söylemimizin ne derece kadar uzanıyor, kadar nazara alınır onu bilemem tabii de gönül istiyor ki böyle herkes, her vatandaş rahat etsin, refah içinde yaşasın hiç olmazsa. Ev kirası veriyorum ben, emekli maaşımla yetinemiyorum efendim yani şimdi işin gerçeğini konuşmak gerekirse yani” diye konuştu.
“EVİM OLDUĞU HALDE GEÇİNEMİYORUM”
Emekli Mehmet Korkmaz ise yapılan maaş zamlarının artan fiyatlar karşısında kısa sürede etkisini kaybettiğini savundu. Korkmaz şunları söyledi:
“Şimdi şöyle söyleyeyim size, yapsalar bile bu pahalılık karşısında yapılan zam gelmeden alıyorlar zaten üç ay öncesinden, doğru mu? Emeklilerin hâli ortada. Geçinemiyor insanlar. Benim evim olduğu hâlde geçinemiyorum. Nasıl geçinecek bu insanlar? Bu zammı onlar kendi ceplerine göre yapıyorlar. Bu TÜİK araştırmalarını falan. Dokunmuyor adamlara, gelirleri kuvvetli. Bugün fon soruşturmasından. Ben akıllı bir insan değilim, tahsilli bir insan da değilim. Fon soruşturmasında Gaziantep'te baklava çalan iki çocuğa 15 sene ceza veriyorlarsa bunlar neden içeri girip yatmıyor? Bu para ellerinden almıyorlar. Doğru mu? Doğru. Bunu Cumhurbaşkanı gelsin. Ben 65 yaşındayım. Bu parti kurulalı beri 25 senedir bu partiye oy veriyorum. Ben dürüst diye veriyorum. Milletin paralarını çalsın, soysunlar diye vermiyorum. Kimin kimin parasını yemeyen ne hakkı var? Yetersiz bir zam. Doğru mu? Yetersiz. 60 lira bir bilet herhalde, bilmiyorum, ben çoktan beri kullanmıyorum ama 60 liradan aşağı bilet yok. Bugün ben torunumu okula gönderiyorum. İlkokula giden bir çocuğun günü güzeldir, okul açılıyor var. Ayda ne yapar? Beş bin lira. Ki bu sadece bir öğün yemek yeme parası. Tabii ki o da yemekse. Bir poğaçanın elli lira olduğu bir yerde. Hoşluk ondan doyur mu? Doymaz. Yetersiz bir gelir. Hiç yetmez. Bu zamlar olduğu müddetçe 50 bin lira da verse tatmin etmez. Seçimler yaklaştığı zaman insanların gözünü boyamaktan başka hiçbir şey değil. Hangisine bakıyorsun? Trilyonu çıkıyor. Belediye başkanına bakıyorsun, trilyon çıkıyor. AK Partisi, bilmem o parti, bu parti, hangisine bakarsanız bakın trilyonlarla oynuyorlar. Kimin parası bu? Milletin vergileri. Benim paramı benden çalıyor. Sen ye, beş çeşit yemeye, tatlısını, tuzlusunu, tas kebabını bilmem neyi yüz liraya, gariban bir tas suyu yüz liraya içsin. Allah'tan reva mı bu ya?”
“EN AZ 50-60 BİN LİRA OLMALI”
Emekli memur olduğunu belirten bir başka vatandaş ise, “Hatta günde bin lira olsun, ayda 30 bin lira yapar, kirası var, bilmem nesi var. En azından 50- 60 bin lira olması lazım. Ben de emekli memurum. Ama ne iş, bir şey yok. Bir de haksızlık oldu. Bin lira emekli maaşı adam bizden beraber olduk. Benimle sigortası bir miydi? Yoktu. Orada da haksızlık var. Hayır. Nerede geçineceksin? Çocuklarım olmasa nerede geçineceksin? Hayat pahalı. Başka çare yok. Ne yapalım kızım? 27 sene devlet dairesinde görev yaptı. O 3-5 sene sigorta parası ödeyeni de bizle bir yaptılar. O da adalet değil yani. Adaletsizlik gibi geldi. Orada haksızlık var. Başka yerde bir şey demiyorum” dedi.