Gerçek Muhabir

Sultanbeyli semt pazarında ANKA'ya, bolluk içinde yokluk yaşamaktan yakınan vatandaşlar: "Durum gerçekten vahim"

YAŞAM

Yaz sebze ve meyvelerindeki bolluğun etkisiyle bir kademe daha ucuza alışverişin yapılabildiği temmuz ve ağustos ayları da tüketicilerin yüzüne pek güldüremedi. Sultanbeyli semt pazarında ANKA'ya dert yanan vatandaşlar bolluk içinde yokluk yaşadıklarını söyledi. "Neden böyle?" sorusunu "Bunları yöneticilere sormak lazım" diye yanıtlayan bir vatandaş, "Ben 22 senedir harıl harıl çalışıyorum, İstanbul’da bir evim yok. Okuyan 2 çocuğumun geleceğini hazırlamak istiyorum ama yok. Gerçekten de durum vahim"dedi. Bir başka vatandaş ise “Ben geçiniyorum diyenler yalandan geçiniyor. Eşim hem emekli hem çalışıyor ama geçinemiyoruz, ne yalan söyleyeyim" sözleriyle durumu özetledi.

Yaz sebze ve meyvelerindeki bolluğun etkisiyle bir kademe daha ucuza alışverişin yapılabildiği temmuz ve ağustos ayları da tüketicilerin yüzüne pek güldüremedi. Sultanbeyli semt pazarında ANKA'ya dert yanan vatandaşlar bolluk içinde yokluk yaşadıklarını söyledi. "Neden böyle?" sorusunu "Bunları yöneticilere sormak lazım" diye yanıtlayan bir vatandaş, "Ben 22 senedir harıl harıl çalışıyorum, İstanbul’da bir evim yok. Okuyan 2 çocuğumun geleceğini hazırlamak istiyorum ama yok. Gerçekten de durum vahim"dedi. Bir başka vatandaş ise “Ben geçiniyorum diyenler yalandan geçiniyor. Eşim hem emekli hem çalışıyor ama geçinemiyoruz, ne yalan söyleyeyim" sözleriyle durumu özetledi.


Yaz sebze ve meyvelerindeki bolluğun etkisiyle bir kademe daha ucuza alışverişin yapılabildiği temmuz ve ağustos ayları da tüketicilerin yüzüne pek güldüremedi. Sultanbeyli semt pazarında ANKA'ya dert yanan vatandaşlar bolluk içinde yokluk yaşadıklarını söyledi. "Neden böyle?" sorusunu "Bunları yöneticilere sormak lazım" diye yanıtlayan bir vatandaş, "Ben 22 senedir harıl harıl çalışıyorum, İstanbul’da bir evim yok. Okuyan 2 çocuğumun geleceğini hazırlamak istiyorum ama yok. Gerçekten de durum vahim"dedi. Bir başka vatandaş ise “Ben geçiniyorum diyenler yalandan geçiniyor. Eşim hem emekli hem çalışıyor ama geçinemiyoruz, ne yalan söyleyeyim" sözleriyle durumu özetledi.

Tarladaki bolluğun daha çok yansıdığı aylardan temmuz ve ağustosta da tüketici çarşıda pazarda gönüllerince alışveriş yapamamaktan yakınıyor. Makul ürünlerin daha makul fiyatlara satılması nedeniyle çevre semt ve ilçelerden vatandaşların da ilgi gösterdiği Sultanbeyli'de vatandaşları dinleyen ANKA muhabiri, bolluk içinde yokluk yakınmasıyla karşılaştı. 

"Neden böyle?" sorusunu "Bunları yöneticilere sormak lazım" diye yanıtlayan bir vatandaş, "Ben 22 senedir harıl harıl çalışıyorum, İstanbul’da bir evim yok. 70-80 bin lira maaş alıyorum yetişemiyorum. 2 tane çocuğum okuyor. Onların geleceğini hazırlamak istiyorum ama yok. Gerçekten de durum vahim"dedi. Bir başka vatandaş ise “Ben geçiniyorum diyenler yalandan geçiniyor. Ben geçinemiyorum. Eşim hem emekli hem çalışıyor ama geçinemiyoruz, ne yalan söyleyeyim" sözleriyle durumu özetledi.

ANKA mikrofonuna konuşan vatandaşların görüşleri şöyle:

“Bolluk var ama pahalılık da var… (İstediklerimizi) bazen alabiliyoruz, bazen alamıyoruz.”

"GERÇEKTEN DURUM VAHİM"

“Fiyatları görüyorsunuz. Tarım ülkesiyiz ama duruma bakar mısınız. En ufak meyve 35 lira. Asgari ücretli bir vatandaş bunu nasıl alacak?… Bunları yöneticilere sormak lazım... Ben 22 senedir harıl harıl çalışıyorum, İstanbul’da bir evim yok. 70-80 bin lira maaş alıyorum yetişemiyorum. 2 tane çocuğum okuyor. Onların geleceğini hazırlamak istiyorum ama yok. Gerçekten de durum vahim.”

“Bu pazar başka pazarlara göre iyi. Başka pazarlarda 60-70 liradan aşağı bir şey yok. Çengelköy’de oturuyorum. Daha uygun diye buraya geldik. Orada alamıyoruz.”

“Pahalı, her şey pahalı. Sabahtan bu yana halı almaya çalışıyoruz ama alamıyoruz. Emekliyim, çalışıyorum da. 20 bin lirayla kim geçinebilir de ben geçineyim. 35 bin lira kira veriyorum. Çalışmasam ne yapacağım? Kapıya koyarlar."

"NE YALAN SÖYLEYEYİM, GEÇİNEMİYORUZ"

“Ben geçiniyorum diyenler yalandan geçiniyor. Ben geçinemiyorum. Eşim hem emekli hem çalışıyor ama geçinemiyoruz, ne yalan söyleyeyim. Bak 1 saattir bu halı için dil döküyorum, yalvarıyorum, yakarıyorum.”

“Ülke berbat durumda, batmış durumda. Ben tek başımayım; taksicilik yapıyorum, asgari ücretin üstünde kazanıyorum yine de geçinemiyorum.”

“Her şey pahalı. Biz çok şükür ama yapamayan bir çok insan var. Herkes poşetlerini dolduramıyor. Eskiden daha uygundu her şey; daha rahatlıkla alışveriş yapabiliyorduk. Ama şimdi öyle değil, herkes zorlanıyor.”

“Her taraf dolu. Fiyatlar çok şükür bu sene uygun.”

"ONDAN SONRA DİYORLAR GABAR'DA PETROL BULDUK..."

“Patatesin kilosu olmuş 70 lira. Emekli maaşının yeterli olma şansı var mı? Bir pazara geliyorsunuz en kötü 2-3 bin lira. Mazot 82 lira, pazarcı ne yapacak? Ondan sonra diyorlar Gabar’da petrol bulduk…”

“Mesela menemen mevsimi şu anda. Göremiyorum pazarda o fiyat düşüklüğünü. Şimdi mevsimi de gelse fiyatların pek düştüğünü görmüyoruz, çünkü maliyeti de yüksek. Kontrollü bir tarım uygulaması yok. Mesela patates ekiyor vatandaş, o sene bol oluyor fiyat düşüyor, bu sefer üreticiyi kurtarmıyor. Üreticinin desteklenmesi lazım. Özellikle yakıt herşeyini başı; eken de onunla ekiyor, taşıyan da onunla taşıyor. Yakıtın düşmesi lazım ki enflasyon da aşağı inebilsin… Ücretlerde de adaletsizlik var. Bugün Sultanbeyli’de kira 30-40 bin liraya gidiyor. Çalışanlar kirasını bile karşılamakta zorlanıyor. Ben emekliyim ve çalışıyorum, bak pazarda uygun bir şeyler bulmaya çalışıyorum.”

Pazarcı esnafı: “Fiyatlar yüksek değil, alım gücü yok. İnsanlarda alım gücü az olduğu için her şeye pahalı diyorlar. Satışlarda düşüş bayağı var. Talep az, mal çok…Olan yine köylüye oluyor. Pazarcının, halcinin ufak da olsa yine çorbası kaynıyor. Ama köylünün tamamen zarar ettiğinin biz farkındayız. Köylünün sezon başında bir maliyeti var; ilacı, gübresi, mazotu, işçisi. Şeftali, hektarın bugün köylerde 5-6 lira…”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.