İBB davasının 104’üncü gününde tanık Selman Narman ile Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar arasında “Kıvırtma kardeşim” sözleri üzerine tartışma yaşandı. Narman, avukat Dizdar’a “Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın” diyerek soruları yanıtlamayı reddetti. Mahkeme başkanı, avukat Dizdar soru sormaya devam ederken mikrofonunu kapattı ve tanığı gönderdi. Duruşma yarın devam edecek.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanıklı İBB Davası'nın üçüncü duruşmasına, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de yeni inşa edilen duruşma salonunda devam edildi.
Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde beyanı alınan tanık Furkan Yalçınkaya, Ahmet Çiçek ile üç-dört yıl önce tanıştığını anlattı. Çiçek’in hukuki sorunları nedeniyle kendi adına şirket kuramadığını, bu nedenle kendi adına şirket kurarak işlerini sürdürme teklifini kabul ettiğini anlattı.
Çiçek tutuklandıktan sonra yaşanan sorunları öğrendiğini belirten Yalçınkaya, savcılığa giderek bildiklerini anlattığını söyledi.
İtirafçı sanık Ahmet Çiçek’in ifadelerinin ardından savcılığın kendisini dinlemek istediğini belirten Yalçınkaya, “Beni Ahmet Çiçek’in avukatları aradı, savcılığa gittim” dedi.
Tutuklu sanık, Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya’nın, “Ahmet Çiçek’in avukatı sizi nasıl davet etti?” sorusuna Yalçınkaya, “Bazı sorunlar olduğunu öğrendik, savcılık bizi dinlemek istemiş” yanıtını verdi. Sertkaya’nın, “Yani savcılıktan size doğrudan bir davet gelmedi mi?” sorusu üzerine de “Gelmedi” dedi.
Yalçınkaya, Ahmet Çiçek’in yönlendirmesiyle Murat Kapki'nin çevresindeki kişilerle para alışverişi yaptığını anlattı. Murat Kapki’yi bir kez ofisinde gördüğünü, şirketlerle ilgili sözleşmeler imzalandığını belirten Yalçınkaya, sonraki işlemlerde Kapki’nin adamları olduğunu düşündüğü Güngör ve Şeyhmus isimli kişilerle çalıştığını söyledi. Çiçek’in kendisine çek verdiğini, bu çekleri bozdurarak paraları ilgili kişilere teslim ettiğini aktaran Yalçınkaya, Çiçek’in işlemlerin ticari ilişki kapsamında olduğunu söylediğini ifade etti.
Rahşan Sertkaya, Yalçınkaya’ya, savcılık ifadesinde 26 Şubat 2024’te Muhittin Palazoğlu’nun çalışanı olduğunu bildiği Serkan Yıldız’a, Bulgurlu Polis Merkezi yanındaki ofiste para dolu bir bavul teslim ettiğini anlattığını hatırlattı. Yalçınkaya, Serkan Yıldız’a para teslim ettiğini doğruladı. Ancak parayı Ahmet Çiçek’in verdiğini ve kendisine bunun ticari bir işlem olduğunun söylendiğini belirtti. Yalçınkaya, Serkan Yıldız’ın Palazoğlu’nun çalışanı olduğunu bizzat bilmediğini, bu bilgiyi Ahmet Çiçek’ten duyduğunu ancak söz konusu ilişkiye tanık olmadığını söyledi.
Kapki’nin avukatı Çağan Yazıcı’nın sorularını yanıtlayan Yalçınkaya, bozdurulan çeklerden elde edilen paraların tamamını ilgili kişilere kimi zaman bankada, kimi zaman araçta teslim ettiğini anlattı.
Yalçınkaya, bir soruyu yanıtlarken, “Ahmet Çiçek’in yönlendirmesiyle ifade veriyorum” dediği yönündeki iddiayı reddetti.
SELMAN NARMAN’IN TANIKLIĞI TARTIŞMA YARATTI
Furkan Yalçınkaya’nın ardından Selman Narman’ın beyanlarına geçildi. Ancak Narman'ın beyanı alınmadan tutuklu sanık Doğan Hamit Doğruer’in avukatı Serkan Günel söz aldı. Narman’ın iddianamenin birçok yerinde şüpheli olarak geçtiğini ve dosyada şüpheli sıfatıyla alınmış ifadesi bulunduğunu belirten Günel, buna karşın duruşmada tanık olarak dinlenmesinin netleştirilmesini talep etti. Mahkeme başkanı, talebe yanıt vermeden Narman’ın beyanlarını almaya başladı.
Narman, Kültür AŞ’de çalışırken 2023 yılında, “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” gerekçesiyle işten çıkarıldığını aktardı.
Eski Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın söz alarak, 2023 yılında kendisine mesaj atıp borç isteyip istemediğini sordu. Narman, Taşkın’a gönderdiği mesajda “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz” dediğini belirterek, bunun bir sitem olduğunu, tehdit amacı taşımadığını söyledi.
Taşkın ise “Ben yandım, herkesi yakacağım” ifadesinin yer aldığı mesajın Doğan Hamit Doğruer’in telefonunda bulunduğunu belirterek, mesajın incelenmesini istedi.
Tutuklu sanık Mustafa Nihat Sütlaş, itirafçı sanık Eyüp Subaşı’nın borçlarını üstlenerek Kültür AŞ’ye ödeme yaptığını söyledi. Bunun üzerine tanık Narman, “Bu yönden bir kamu yararı oluştuğu doğrudur” dedi.
NARMAN: “HERKES” DEDİ, KİMDEN DUYDUĞUNU HATIRLAMADI
Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, Narman’a, “Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu’ndan sonra belediyede ikinci adamdır demişsiniz. Bunu kim söyledi?” diye sordu. Narman, “Herkes” yanıtını verdi. Sertkaya’nın “Herkes kim, kimden duydunuz?” sorusu üzerine ise “Hatırlamıyorum” dedi.
Sertkaya, Narman’ın 2023 yılında işten çıkarılmasının ardından açtığı davada avukatının mobbing iddiasını gündeme getirdiğini, ancak İBB soruşturmasına konu olan usulsüzlük iddialarından söz etmediğini hatırlatarak bunun nedenini sordu. Narman, “Ben öyle istemişimdir o zaman, hesabım başkadır” yanıtını verdi.
Tutuklu iş insanı Hüseyin Köksal’ın avukatı Baver Kaya da Narman’a, müvekkilinin sahibi olduğu şirketin asıl sahibinin Ekrem İmamoğlu olduğu yönündeki iddiasını sordu. Narman, bu ifadeyi diyaloglardan ve konuşulanlardan hareketle verdiğini söyledi.
Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi “Savcılar tarafından yönlendirildim” diyerek geri çeken tutuklu sanık Murat Kapki ise Narman’a, “Sizin yanınıza geldiğimizde ihaleyle ilgili herhangi bir suç işledik mi?” diye sordu. Narman, “Hayır, bunu zaten ifademde de söyledim” yanıtını verdi. Bunun üzerine Kapki, mahkeme başkanına dönerek, “Başkanım, ben neden burada yatıyorum?” diye tepki gösterdi.
AVUKAT DİZDAR İLE NARMAN ARASINDA TARTIŞMA
Eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın’ın avukatı Ali Rıza Dizdar, Narman’a soru yöneltmeden önce uzun süredir ayakta olduğunu belirterek mahkeme başkanına ara verilmesini önerdi. Narman ise “Sorun yok, ben biraz daha dayanırım” dedi. Dizdar, sözlerinin Narman’a değil mahkeme başkanına yönelik olduğunu belirterek sorularını yöneltmek için başkanın karar vermesini istedi.
Dizdar’ın ilk olarak kaç yıllık avukat olduğunu sorması üzerine Narman, sorunun davayla ilgisi olmadığını söyleyerek yanıt vermeyi reddetti. Dizdar, Narman’ın daha önce “5 milyon lira borcum var” dediğini hatırlatarak borcun ne olduğunu sordu. Narman bu soruyu da yanıtlamayacağını söyledi. Dizdar, Narman’ın serbest avukat olup olmadığını, yazıhanesinin bulunup bulunmadığını ve Kule AŞ’de çalışıp çalışmadığını da sordu. Narman, bu soruların da davayla ilgisi olmadığını belirterek cevap vermedi.
Dizdar, bu soruları Narman’ın kamu görevlisi olup olmadığını ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi bulunup bulunmadığını anlamak için yönelttiğini söyledi. Narman’ın Kültür AŞ’de çalıştığını, şu anda da Kule AŞ’de görev yaptığını tespit ettiğini belirten Dizdar, kamu görevlisi olması durumunda tanıklık ve suç ihbarı yükümlülükleri üzerinden sorularını sürdüreceğini ifade etti.
Dizdar, Narman’ın mülkiye müfettişlerine hangi şartlarda ifade verdiğini açıklamadığını, “Bu işlerden kurtulmak için Genel Müdürlüğe geçmek istedim” ve “Usulsüzlük yapılıyordu, usulsüzlüklere karşıydım” şeklindeki beyanlarını hatırlattı. Narman’ın usulsüzlüklerden haberdar olduğunu ve talimatlar verildiğini bildiğini söylemesine rağmen neden suç ihbarında bulunmadığını sordu.
Dizdar, 657 sayılı Kanun’un yanı sıra Türk Ceza Kanunu’nun 279 ve 272’nci maddelerine atıfta bulunarak, kamu görevlisinin suçla karşılaştığında ihbar yükümlülüğü bulunduğunu belirtti.
Narman, mülkiye müfettişlerine verdiği ifadeye ilişkin olarak, bunun imzaladığı bir belgenin sonucuna katlanması dayatmasıyla yapıldığını daha önce açıkladığını belirterek aynı konuları yeniden anlatmak istemediğini söyledi. Mahkeme başkanı, Dizdar’dan sıradaki soruya geçmesini istedi.
Dizdar, Narman’ın sözleşmeleri kendisinin hazırladığını söylediğini hatırlatarak, Kültür AŞ’de ihalelerin bu sözleşmelere uygun yapılıp yapılmadığını ve kamu zararı bulunup bulunmadığını sordu. Narman, “Bunun tespitini yapacak kişi ben değilim. Sayıştay yapmışsa, varsa vardır” yanıtını verdi.
Dizdar, Sayıştay raporlarında kamu zararı bulunmadığının yazıldığını belirterek Narman’a rahatsızlığının ne olduğunu sordu. Ardından Narman’ın “Bu işlerden kurtulmak için genel müdürlüğe geçmek istedim” sözlerine atıfta bulunarak “Bu işler dediğiniz ne, açar mısınız biraz?” diye sordu.
Dizdar’ın sorusunu yöneltirken kullandığı “Kıvırtma kardeşim, hiç kıvırma” sözlerine Narman tepki gösterdi. Narman, “Sen önce edebini takınacaksın, edebinle soru soracaksın. Cümlelerini ve kelimelerini edebinle seçeceksin, sonra benden cevap bekleyeceksin. Sayın Başkanım, bu şekilde cevap vermeyeceğim” dedi. Dizdar’ın “Bu işler dediğiniz ne?” sorusunu yinelemesi üzerine de yanıt vermeyeceğini söyledi.
Dizdar, Narman’ın mülkiye müfettişlerine verdiği ifadeye ilişkin sorularını sürdürerek, müfettişlerin tevdii raporunu savcılığa verip vermediğini sordu. Narman, müfettiş raporunun savcılığa verildiğini doğruladı.
Mahkeme başkanı, avukat konuşurken mikrofonu kapattı ve tanığı gönderdi.
Duruşma yarın devam edecek.