(ANKARA) - ABD Yüksek Mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, göçmenleri anavatanları dışındaki üçüncü ülkelere sınır dışı etme uygulamasını onayladı. Yüksek Mahkeme'nin, göçmenlerin işkence ve ölüm riski taşıyan ülkelere gönderilmesine itiraz eden alt mahkeme hükmünü bozma kararı, insan hakları savunucuları tarafından sert şekilde eleştirildi.
Myanmar, Güney Sudan, Küba, Meksika, Laos ve Vietnam uyruklu sekiz göçmen, mayıs ayında sınır dışı edilerek Güney Sudan’a gönderildi. Göçmenlerin anavatanları dışındaki ülkelere gönderilmesinin bir hak ihlali olduğu gerekçesiyle Trump yönetiminin bu kararı yargıya taşındı ve uygulamanın iptali talep edildi.
Açılan davanın ardından Trump yönetimi, bu kişileri “en kötünün de kötüsü” olarak tanımlayarak, bu sekiz göçmenin, ABD'de cinayet, kundaklama ve silahlı soygun gibi “iğrenç suçlar” işlediğini söyledi.
ABD Başsavcısı John Sauer, hükümetin şiddet eğilimli suçlu göçmenleri ülkelerine sınır dışı edemediğini, çünkü bu ülkelerin onları geri almayı reddettiğini, bunun da onların ABD'de kalarak “yasalara saygılı Amerikalıları mağdur etmelerine” olanak sağladığını belirtti.
Ancak göçmenlerin avukatları, gözaltına alınıp sınır dışı edilenlerin birçoğunun, herhangi bir suçtan hüküm giymediğini savundu.
Boston merkezli ABD Bölge Yargıcı Brian Murphy, üçüncü ülkelere sınır dışı edilme durumunda göçmenlerin işkence görme ya da öldürülme riskine dair endişe ve tehditleri dile getirme hakları olduğunu belirterek, Trump yönetiminin bu konudaki emrinin, göçmenlerin bu hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Murphy'nin hükmünün ardından bahsi geçen göçmenler, ABD askeri üssünün bulunduğu Afrika Boynuzu ülkesi Cibuti'ye sevk edildi.
Karar Yüksek Mahkemeye taşındı
Bunun üzerine Trump yönetimi, Boston merkezli bir temyiz mahkemesinin geçen ay alt mahkemenin kararını engellemeyi reddetmesinin ardından davayı Yüksek Mahkeme’ye taşıdı.
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump yönetiminin bu uygulamasını hukuka uygun bularak, uygulamanın devamına hükmetti. Yargıçlar, hükümetin göçmenlere, üçüncü bir ülkeye sınır dışı edildiklerinde karşılaşabilecekleri riskleri yetkililere anlatabilmeleri için “anlamlı bir fırsat” tanımasını öngören alt mahkeme kararını, 3'e karşı 6 üyenin oyçokluğuyla bozdu.
Üç yüksek yargıç karara muhalif kaldı
Mahkemenin üç yargıcı, çoğunluğun kararına muhalefet ederek, "bunun kanunsuzluğu ödüllendirmek olduğunu” belirtti. Liberal yargıçlar Sonia Sotomayor, Elena Kagan ve Ketanji Brown Jackson, dün çoğunluğun imzasız kararını eleştirerek, bunu “ağır bir suiistimal” olarak nitelendirdi. Sotomayor, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Görünüşe göre mahkeme, binlerce kişinin uzak bölgelerde şiddete maruz kalacağı fikrini, bir bölge mahkemesinin hükümete davacıların anayasal ve yasal olarak hakkı olan bildirim ve süreci sağlama emri verirken iyileştirici yetkilerini aştığı uzak ihtimalinden daha lezzetli buluyor. Takdir yetkisinin bu şekilde kullanılması anlaşılmaz olduğu kadar affedilemez de.”
"Karar dehşet verici"
Davacıları temsil eden Ulusal Göçmenlik Davaları Birliği de mahkemenin kararını “dehşet verici” olarak nitelendirdi. İcra direktörü Trina Realmuto, kararın müvekkillerini “işkence ve ölüme” maruz bıraktığını söyledi.
İç Güvenlik Bakanlığı ise kararın, “ABD halkının güvenliği ve emniyeti için bir zafer” olduğunu söyledi.
