'Acil Reform' Çağrısı Yapan 294 STK'dan Tespit: Yargı Erki Siyasi Olarak Araçsallaştırıldı

294 sivil toplum örgütünün oluşturduğu "Denge ve Denetleme Ağı", ilk derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi yüksek yargı organlarının kararlarına uymadığına dikkat çekerek, “Yargı erkinin bağımsızlığı ve siyasi tarafsızlığı ilkelerine zarar vererek yargı erkinin siyasi olarak araçsallaştırıldığı algısını arttırmıştır” açıklaması yaptı.

16 Kasım 2020 Pazartesi 14:37
'Acil Reform' Çağrısı Yapan 294 STK'dan Tespit: Yargı Erki Siyasi Olarak Araçsallaştırıldı

294 sivil toplum örgütünün oluşturduğu "Denge ve Denetleme Ağı", ilk derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi yüksek yargı organlarının kararlarına uymadığına dikkat çekerek, “Yargı erkinin bağımsızlığı ve siyasi tarafsızlığı ilkelerine zarar vererek yargı erkinin siyasi olarak araçsallaştırıldığı algısını arttırmıştır” açıklaması yaptı. 

Denge ve Denetleme Ağı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği ve hukuk sisteminde de önemli değişikliklerin yapıldığı 16 Nisan 2017 referandumundan bu yana yargının durumunu mercek altına alan bir rapor hazırladı. “2021’e Girerken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi: Yargı” başlıklı raporda Türkiye yargısının durumuna ilişkin tespitlerde bulunuldu.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNDE BAŞ AŞAĞI GİDİŞ

Türkiye’deki yargının “Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı,  yargıda liyakat ve etkinlik, temel haklar ve özgürlükler açısından tutukluluk süreleri, adil yargılanma hakkı ve savunma, yargıya güven” başlıklarında sorun yaşadığının altı çizilen raporda, AYM’nin ve AİHM kararlarına ilk derece mahkemelerinin uymadığına dikkat çekildi.

Raporda ilk derece mahkemelerinin durumu şöyle açıklandı:

“Önceden soruşturulmuş ve haklarında AYM tarafından beraat kararları verilmiş bazı siyasilerin tekrar aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınmaları da hem toplum nezdinde yargıya güveni sarsmaya devam etmiş, hem de yargı erkinin bağımsızlığı ve siyasi tarafsızlığı ilkelerine zarar vererek yargı erkinin siyasi olarak araçsallaştırıldığı algısını arttırmıştır.”

‘HSK’DA SİYASİ PARTİ ÖRGÜTLERİ DİKKATE ALINIYOR’

Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısında yapılan değişikliklerle, HSK’nın üye kompozisyonunun belirlenmesinde hakim ve savcıların yetkilerinin ortadan kaldırıldığı belirtilen raporda, “Türkiye’deki aşırı disiplinli ve lider kontrolündeki siyasi parti örgütleri dikkate alındığında, Cumhurbaşkanı’nın siyasi partisiyle olan liderlik düzeyindeki kurumsal ilişkisinin devamı, yürütme erkinin HSK üzerinde tam kontrol sağlamasına olanak vermiştir” tespiti yapıldı.

Raporda, AYM’nin yapısına ilişkin düzenlemelerin de HSK’dakine  benzer bir sonuç yarattığı şöyle anlatıldı:

 “Yapılan değişikliklerle, demokratik başkanlık sistemlerinde görülen ve yasama, yürütme ve yargı erkleri arasında sert kuvvetler ayrılığı ve denetlemenin bulunduğu bir sistem yerine, yüksek yargı organlarının yürütmenin kontrolüne girdiği bir yapı oluşmuştur. Bu yönden, yeni sisteme geçiş öncesinde de yargı alanındaki temel sorun alanları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle beraber artan bir devamlılık göstermiştir.”

AYM İLE KUTUPLAŞMA

AYM ve yürütme arasındaki kutuplaşmanın hukukun üstünlüğünü zedeyelen etkenlerden biri olduğu belirtilen raporda, “Bağımsız ve tarafsız bir üst mahkeme olarak AYM, sağlıklı işleyen bir yargı sisteminin vazgeçilmez bir unsurudur. AYM ve yürütme erki arasında çıkan tartışmalar sonucu AYM’nin yapısına yönelik değişiklikler gündeme gelmiştir. Değişikliğin gündeme geliş biçimi göz önüne alındığında, içeriği daha belirlenmemiş bu olası değişikliğin, yargı erkini daha bağımsız ve tarafsız kılmasını beklemek zordur” denildi.

REFORM PAKETLERİ ÇARE SUNMADI

Yargı Reformu Strateji Belgesi çerçevesinde çıkarılan paketlerin etkisinin sınırlı kaldığı belirtilen raporda, bu iddia şöyle anlatıldı:

“Her ne kadar yargının işleyişine dair bazı iyileştirici adımlar atılmış olsa da, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile temel hak ve özgürlükler önemli sorun alanları olarak kalmaya devam etmişlerdir. Bu sorunlar Türkiye’de sağlıklı işleyen demokratik bir denge ve denetleme sisteminin kurulması önünde temel engeller olarak varlıklarını korumaktadırlar. Bu çerçevede CHS’ne geçişle beraber aşağıda belirlenen sorun alanlarında ilerleme sağlanamamış gözükmektedir.”

Yargıya güven probleminin artık partiler üstü bir sorun haline geldiği vurgulanan raporda, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını güvenceye alacak, yargıda liyakat ve yetkinliği arttıracak, adil yargılanma ve etkin savunma başta olmak üzere, temel hak ve özgürlüklerin korunmasını sağlayacak düzenlemeler yapılması çağrısında bulunuldu.

Son Güncelleme: 16.11.2020 15:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.