Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık: "Dünya barışı içerisinde iç huzuru koruyabilmenin ön koşulu olarak bir an önce açlık sorununun çözülmesi gerekmektedir"

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “AKP iktidarının bilinçli bir şekilde muhtaç bırakarak yurttaşları kendilerine bağımlı yapma çabaları sonucunda yaşadığımız bu süreçte ülke barışının sağlanması, eğitimde ve bilimde ilerleme, ekonomik ve siyasal olarak rekabet edebilme mümkün olmayacaktır…Yaşadığımız bu ekonomik kriz ortamında en öncelikle mücadele edilecek sorun olarak açlık ve yoksulluk sorunu karşımıza çıkmaktadır. Dünya barışı içerisinde iç huzuru koruyabilmenin ön koşulu olarak bir an önce açlık sorununun çözülmesi gerekmektedir” dedi.

10 Kasım 2022 Perşembe 15:31
Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Mehmet Balık: "Dünya barışı içerisinde iç huzuru koruyabilmenin ön koşulu olarak bir an önce açlık sorununun çözülmesi gerekmektedir"

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “AKP iktidarının bilinçli bir şekilde muhtaç bırakarak yurttaşları kendilerine bağımlı yapma çabaları sonucunda yaşadığımız bu süreçte ülke barışının sağlanması, eğitimde ve bilimde ilerleme, ekonomik ve siyasal olarak rekabet edebilme mümkün olmayacaktır…Yaşadığımız bu ekonomik kriz ortamında en öncelikle mücadele edilecek sorun olarak açlık ve yoksulluk sorunu karşımıza çıkmaktadır. Dünya barışı içerisinde iç huzuru koruyabilmenin ön koşulu olarak bir an önce açlık sorununun çözülmesi gerekmektedir” dedi.

Mehmet Balık, Türkiye’de ekonomik krizden kaynaklı yaşanan açlık ve yoksulluk sorunlarına ilişkin bugün yazılı bir açıklama yaptı. Balık’ın açıklaması şöyle:

“DÖRT KİŞİLİK BİR AİLENİN AYLIK OLARAK SADECE GIDAYA 8 BİN 223 LİRA AYIRMASI GEREKMEKTEDİR”

“İçerisinde bulunduğumuz yüksek enflasyon ve ekonomik krizde gıda fiyatlarında yaşanan artışlardan kaynaklı, kamu çalışanları ve emekliler kendi yaşamsal faaliyetlerini karşılayamamaktadır. Kamu-Ar’ın her ay düzenli olarak açıkladığı açlık-yoksulluk verilerine göre; yetişkin erkek 2 bin 800, yetişkin kadın 2 bin 200, genç 3 bin ve çocuk ise bin 600 kalori beslenmeye ihtiyaç duymaktadır.

Hesaplanan kalori miktarına göre sadece hayatta kalabileceği kadar gıda maddesi tüketebilmesi için yetişkin erkek için 2bin 401 lira, yetişkin kadın için bin 885 lira, gençler için 2 bin 569 lira iken çocuklar için ise bin 368 lira aylık olarak harcama kalemi oluşmaktadır. Hesaplanan bu rakamlara göre; dört kişilik bir ailenin barınma, yakacak, yol ve kıyafet gibi yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak bir yana, aylık olarak sadece gıdaya 8 bin 223 lira ayırması gerekmektedir. Asgari ücretin 5 bin 500, en düşük emekli maaşının 3 bin 500 ve öğretmen maaşının 10 bin 360 lira olduğu ortamda dört kişilik bir aile, açlık yolu ile ölüme terk edilmektedir.

“YENİ NESİL YURTTAŞLAR YETERLİ BİR ŞEKİLDE BESLENEMEDİĞİNDE TOPLUMSAL OLARAK BÜYÜK BİR ÇÖKÜŞÜN BAŞLAMASI KAÇINILMAZ OLACAKTIR”

Yeterli beslenmenin elbette ki yaşamın en temel ihtiyacından olmasının yanı sıra sosyolojik ve psikolojik boyutlarının da olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Yeni nesil yurttaşlar yeterli bir şekilde beslenemediğinde toplumsal olarak büyük bir çöküşün başlaması, zekada gerileme ve fiziksel olarak güçsüzleşme kaçınılmaz olacaktır. Açlık ve yoksulluğun uzun vadede toplum normlarını ve ahlakını bozarak yozlaşmaya sebep olması, kaçınılmaz bir son olarak yurttaşları beklemektedir.

Açlığın sebep olduğu fizyolojik sorunlar, sayı belirtilemeyecek kadar çoktur. Hastalıklar, ölümler, işgücü ve üretim kaybı, verimsizlik, zihinsel gelişim sorunları, ruhsal çöküntü, suç işleme ve şiddet kullanma eğiliminin artması bunlardan bazılarıdır. Açlık sorunlarını çözememiş toplumlarda iç huzurun sağlanması imkansız hale gelerek kalkınma ve gelişme yolunda uluslararası politikalarda rekabet edemez bir hale gelmektedir.

“YAŞADIĞIMIZ BU EKONOMİK KRİZ ORTAMINDA EN ÖNCELİKLE MÜCADELE EDİLECEK SORUN OLARAK AÇLIK VE YOKSULLUK SORUNU KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR”

AKP iktidarının bilinçli bir şekilde muhtaç bırakarak yurttaşları kendilerine bağımlı yapma çabaları sonucunda yaşadığımız bu süreçte ülke barışının sağlanması, eğitimde ve bilimde ilerleme, ekonomik ve siyasal olarak rekabet edebilme mümkün olmayacaktır. Açlık sorunu ile baş edebilmek için kamu kaynaklarının doğru bir şekilde yönetilerek tarım ve hayvancılıkta yeterli desteklerin sağlanması, üretim kaynaklarının en verimli bir şekilde kullanılması ve dışa bağımlılıktan bir an önce kurtulma yoluna gidilerek tüm yurttaşlarımıza milli gelirden adaletli bir pay alması sağlanmalıdır. Bütün bu sebepler çerçevesinde, yaşadığımız bu ekonomik kriz ortamında en öncelikle mücadele edilecek sorun olarak açlık ve yoksulluk sorunu karşımıza çıkmaktadır. Dünya barışı içerisinde iç huzuru koruyabilmenin ön koşulu olarak bir an önce açlık sorununun çözülmesi gerekmektedir.”

Son Güncelleme: 10.11.2022 15:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.