Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: "Yine hürriyet diyeceğiz, yine adalet diyeceğiz"

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Onların bıraktığı bayrağı, her bir zerresi bir şehidin kanı ile boyanmış bu vatanı mukaddes bilmiş bizler için bir ‘vatan ve millet’ meselesi olan bu kutlu davayı, yıllar boyunca Anadolu’nun ücra köşelerine demokrat misyonun abide şahsiyetleri, liderleri, hizmetkarları hep taşımıştır. Bugün de ülkemizin içine düştüğü, doğru ile yanlışın yer değiştirdiği mühtedi demokratların, demokrasiyi bir konjonktürel program olarak görenlerin ülkeye kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüştürmek için elimizde kalmış sınırlı demokratik imkanlarla da olsa meşruiyetten ayrılmadan yine millet diyeceğiz, yine hürriyet diyeceğiz, yine adalet diyeceğiz” dedi.

17 Eylül 2022 Cumartesi 17:54
Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: "Yine hürriyet diyeceğiz, yine adalet diyeceğiz"

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Onların bıraktığı bayrağı, her bir zerresi bir şehidin kanı ile boyanmış bu vatanı mukaddes bilmiş bizler için bir ‘vatan ve millet’ meselesi olan bu kutlu davayı, yıllar boyunca Anadolu’nun ücra köşelerine demokrat misyonun abide şahsiyetleri, liderleri, hizmetkarları hep taşımıştır. Bugün de ülkemizin içine düştüğü, doğru ile yanlışın yer değiştirdiği mühtedi demokratların, demokrasiyi bir konjonktürel program olarak görenlerin ülkeye kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüştürmek için elimizde kalmış sınırlı demokratik imkanlarla da olsa meşruiyetten ayrılmadan yine millet diyeceğiz, yine hürriyet diyeceğiz, yine adalet diyeceğiz” dedi.

DP Genel Başkanı ve Afyonkarahisar Milletvekili Gültekin Uysal, Menderes, Polatkan ve Zorlu’nun idamlarının yıldönümü dolayısıyla bugün anıt mezarda düzenlenen anma töreninde bir konuşma yaptı. Uysal, kısaca şunları söyledi:

“15 Mayıs 1919 sabahı Konak Meydanı Kordonboyu'nda Yunan gemileri Patris ve Atronitos’tan Pasaport'a yanaşan ve İzmir Metropoliti Hrisostomos tarafından takdis edilen Yunan Efzon Alayına, Themistokles gemisi ile karaya çıkan 5. Piyade Alayına bağlı Yunan askerlerine ‘Olmaz, olamaz, böyle ellerini sallaya sallaya giremezler’ diye itiraz eden ve ilk kurşunu atan, işgalcilerin süngü darbeleri ile 31 yaşında şehadete eren Hasan Tahsin mesela. Ya da 23 Aralık 1930 günü gerici bir ayaklanmaya müdahale ettiği için öldürülen, hainlerin öldürmekle hırslarını doyuramayıp affedin başını keserek bir sopaya takıp sergiledikleri Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay. Peki, Milli Mücadeleden sonra vatanın bekası için terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele ederken şehadete ermiş binlerce Mehmetçik? Ya Cumhuriyet değerleri için vatanın her sathında görevini ifa ederken haince öldürülen şehitlerimiz.

“NE ŞEHİTLER GÖRDÜ BU VATAN”

Mesela 31 Mart 2015 günü teröristler tarafından görevini ifa ettiği adliye binasında rehin alınıp şehit edilen Savcı Selim Kiraz. Ya da 10 Kasım 2016 yılında Mardin'de PKK'lı teröristler tarafından düzenlenen saldırıda şehit olan Şehit Kaymakamımız Muhammed Fatih Safitürk. Batman'ın Kozluk ilçesinde 9 Haziran 2017'de karne dağıttıktan sonra evine gittiği sırada hain terör örgütü PKK saldırısında hayatını kaybeden Aybüke Yalçın. Ne şehitler gördü bu vatan.

“17 EYLÜL’DE İSE BAŞBAKANIMIZI ŞEHİT EDEN ZALİM BİR İRADEYİ BİR KEZ DAHA TELİN EDİYORUZ”

Bu vatanın, bu milletin kurtuluşu ve devletin kuruluşu uğruna isimli isimsiz ne canlar şehadete erdi. Adını sayamadığımız on binlerce şehit; her birinin derdi millet, her birinin derdi memleket! İşte bugün de ‘derdi millet’, ‘derdi memleket’ olan üç şehidimizin, işgalden kurtulan bu vatanın kurtuluşuna yarenlik etmiş, kuruluşuna eşlik etmiş ve nihayetinde milletimizin istikbali için büyük bir sorumluluk üstlenerek mücadelesini devam ettirmiş üç koca yiğidin şehit edilişinin yıl dönümünü idrak ediyoruz. 61 yıl evvel 16 Eylül’de iki bakanımızı, 17 Eylül’de ise başbakanımızı şehit eden zalim bir iradeyi bir kez daha telin ediyoruz.

“YİNE HÜRRİYET DİYECEĞİZ, YİNE ADALET DİYECEĞİZ”

Onların bıraktığı bayrağı, her bir zerresi bir şehidin kanı ile boyanmış bu vatanı mukaddes bilmiş bizler için bir ‘vatan ve millet’ meselesi olan bu kutlu davayı, yıllar boyunca Anadolu’nun ücra köşelerine demokrat misyonun abide şahsiyetleri, liderleri, hizmetkarları hep taşımıştır. Bugün de ülkemizin içine düştüğü, doğru ile yanlışın yer değiştirdiği mühtedi demokratların, demokrasiyi bir konjonktürel program olarak görenlerin ülkeye kendi varlıklarını kaçınılmaz bir kadere dönüştürmek için elimizde kalmış sınırlı demokratik imkanlarla da olsa meşruiyetten ayrılmadan yine millet diyeceğiz, yine hürriyet diyeceğiz, yine adalet diyeceğiz.

Bu duygu ve düşüncelerle bugün burada andığımız Şehit Başbakanımız Adnan Menderes, onun bakanları Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve onlarca isimsiz kahramanı, bu acıyı ortak bir acı olarak yaşamış büyüklerimizi, Kurucu Genel Başkanımız Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ı, büyük liderimiz Süleyman Demirel’i, o bayrağı kendisinden sonra taşıyan Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı ve bugün bulunduğumuz bu alanda meftun bulunan şehit Başbakanımızın eşi Berrin Menderes’i, onu kıymetli evlatları Aydın Menderes’i ve bulunduğumuz bu mekanda yatan tüm geçmişlerimizi, tüm şehitlerimizi de bu vesileyle rahmetle yad etmek istiyorum.”

Son Güncelleme: 17.09.2022 19:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.