Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz: "Türkiye'nin Suriye politikası, hiçbir ulusal çıkara dayanmayan bir politikaydı, çok pahalıya mal oldu ülkeye"

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, “Türkiye'nin Suriye politikası sürdürülebilecek hiçbir yanı olmayan, hiçbir ulusal çıkara dayanmayan bir politikaydı. İşte geldi dayandı ve çok pahalıya mal oldu ülkeye. Bir taraftan içeride sığınmacılara karşı biriken baskı, diğer tarafta bir jeopolitik oyuna, bu tarz bir politikayla alet olmanın getirdiği tepki...AKP'nin politikası ümmet çıkarlı bir devlet politikasıydı ve iflas etti. Bu coğrafyanın bu jeopolitiği ile, kendi iç dinamikleriyle oynamamak lazım, oynadığın zaman başı belaya giriyor işte. Atatürk boşuna söylememiş ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diye” dedi.

02 Ocak 2023 Pazartesi 13:49
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz: "Türkiye'nin Suriye politikası, hiçbir ulusal çıkara dayanmayan bir politikaydı, çok pahalıya mal oldu ülkeye"

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, “Türkiye'nin Suriye politikası sürdürülebilecek hiçbir yanı olmayan, hiçbir ulusal çıkara dayanmayan bir politikaydı. İşte geldi dayandı ve çok pahalıya mal oldu ülkeye. Bir taraftan içeride sığınmacılara karşı biriken baskı, diğer tarafta bir jeopolitik oyuna, bu tarz bir politikayla alet olmanın getirdiği tepki...AKP'nin politikası ümmet çıkarlı bir devlet politikasıydı ve iflas etti. Bu coğrafyanın bu jeopolitiği ile, kendi iç dinamikleriyle oynamamak lazım, oynadığın zaman başı belaya giriyor işte. Atatürk boşuna söylememiş ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diye” dedi.

Demokrat Parti (DP) Göç ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı İlay Aksoy, Youtube kanalında hazırlayıp sunduğu ‘Kervan Yolda Dizilmez’ programında emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'u ağırladı. Aksoy ile Yavuz, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Moskova’da Suriye Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas'la yaptığı görüşmeyi değerlendirdi. Yavuz’un değerlendirmeleri şöyle:

“Bu görüşmeler çok geç kalmış ama 'buna da şükür' diyebileceğim bir modda değerlendiriyorum. Bu sürdürülebilecek hiçbir yanı olmayan, hiçbir ulusal çıkara dayanmayan bir politikaydı. İşte geldi dayandı ve çok pahalıya mal oldu ülkeye. Bir kişi bile kalkıp diyemez ki şunun da şu faydası oldu. Olmadı hiçbir faydası. Bir taraftan içeride sığınmacılara karşı biriken baskı, diğer tarafta bir büyük jeopolitik oyuna, bu tarz bir politikayla alet olmanın getirdiği tepki. Bu ikisi, bir de sürdürülebilir değil. Bunun ekonomik, siyasi boyutu var. Suriye’deki istikrarsız yapı devam eder ve bölünmeye kadar giderse, bunun Türkiye'ye öyle veya böyle yansımaları var. Bunların muhtemelen artık net bir şekilde görülmesi sonucu böyle bir karara varıldı. Biraz da Rusya ile yürütülen ilişkilerin sonucu. Tabi onların da birtakım talepleri var. Çünkü onların da ihtiyaçları var. Ukrayna krizi nedeniyle, Rusya Suriye’de eskisi kadar var olmak istemiyor ama asli fonksiyonu olan Suriye’de bulunmasını kalıcı kılacak olan bir yapının da sürmesini istiyor. Bu mevcut iktidarla kolay olacak çünkü kendi emekleri de var. İşte bunu Türkiye’yi orada devreye sokmak suretiyle bir yeni durum yaratmaya çalışıyorlar.”

“TÜRKİYE İSTERSE, SURİYE'Yİ DIŞ DİNAMİKLERİ DE DOĞRU KULLANMAK SURETİYLE AYAĞA KALDIRIR”

Yavuz, “Sizce nasıl bir süreç ilerleyecek” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Çok zorlu bir süreç ancak buradan çıkış stratejisini oluşturabilmek için öncelikle çok samimi olarak bir şeyin kararını vermek gerekiyor. O da biz gerçekten Suriye devletinin eski haline yakın bir hale gelmesini benimsiyor muyuz benimsemiyor muyuz? Kritik konu bu! Yani bu adımlar atılıyor ama bu adımlarda biz ne ölçüde samimiyiz. Bu konuda hala benim şüphelerim var. Benim için tek kriter Suriyelilere yapılan 'devlet yardımını kaldırdım' derse Türkiye, bu gerçekten seçim yatırımının ötesinde Suriye devletini ayağa kaldırmanın bir yolu olarak görürüm. Şunun altını çizmemiz lazım; bir defa biz samimiysek, yüzde yüz bunu değiştirmek ve dönüştürmek istiyorsak, Türkiye bir defa bunu yapabilecek güçte bir ülke, onun altını çizeyim. Türkiye isterse, Suriye'yi dış dinamikleri de doğru kullanmak suretiyle ayağa kaldırır ve bizim için çok uzun vadede önemli bir dayanak haline gelir. Çok avantajlı bir konum elde edebiliriz. Bir defa burada samimi olacağız. Neyin samimiyeti içerisinde olacağız? Bir; Suriye'nin toprak bütünlüğü, iki Suriye devletinin egemenliği, üç Suriye'nin siyasi birliği... Bu üç kavramı sağlayacağız, tabi kolay değil. Burada bizi en çok zorlayacağı şey PYD’nin ABD tarafından destekleniyor olması.”

“AKP'NİN POLİTİKASI ÜMMET ÇIKARLI BİR DEVLET POLİTİKASIYDI VE İFLAS ETTİ”

Türkiye’nin ulusal çıkar merkezli bir devlet yönetimine ihtiyacı olduğunu belirten Yavuz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Şimdi bakıyorum ‘döndü’ diye eleştiriliyor hükümet. Bırakın dönsün, zaten her konuda dönüyorlar. Niye debelenip duruyoruz, dönsün yani. Bizim ulusal çıkar merkezli bir devlet yönetimine ihtiyacımız var. AKP'nin politikası ümmet çıkarlı bir devlet politikasıydı ve iflas etti. Bu coğrafyanın bu jeopolitiği ile, kendi iç dinamikleriyle oynamamak lazım, oynadığın zaman başı belaya giriyor işte. Atatürk boşuna söylememiş ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diye. Bu bize onun duygusal, hümanist bir şeyden ibaret zannediyor insanlar. Ama hayır onun ötesinde bu toprakların jeopolitiğini kabul etmiş, denemiş, oralarda yıllarca harp etmiş, o insanlarla iç içe yaşamış insanların, bu coğrafya nasıl yürütülürse halkına refah, ülkeye güvenlik, insanına özgürlük getireceğini kavramış bir zihnin ürünüdür. Yani ‘yurtta sulh cihanda sulh’ öyle anlatıyorlar ya hiçbir şeye bulaşma, öyle bir şey değil. Bir şeylerin sana bulaşmaması için atılması gereken adımları özetlemiş adam.”

Anka

Son Güncelleme: 02.01.2023 14:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.