Erdoğan: Yunanistan İle 25 Ocak'ta Başlayacak İstikşafi Görüşmelerin Yeni Dönemin Habercisi Olacağına İnanıyorum

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 60 yıldır Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik için mücadele ettiğini belirterek, "Onca çifte standart ve haksızlığa rağmen, tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik" dedi. Koronavirüs salgınına da değinen Erdoğan, Türkiye'nin ayrım yapmaksızın 156 ülke ve 11 uluslararası kuruluşa tıbbi yardımda bulunduğunu açıkladı.

12 Ocak 2021 Salı 17:14
Erdoğan: Yunanistan İle 25 Ocak'ta Başlayacak İstikşafi Görüşmelerin Yeni  Dönemin Habercisi Olacağına İnanıyorum

 Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 60 yıldır Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik için mücadele ettiğini belirterek, "Onca çifte standart ve haksızlığa rağmen, tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik" dedi. Yunanistan'a da seslenen Erdoğan, "Son zamanlarda hava sahası ihlallerini ve gayri askeri statüdeki adalarda özellikle hukuka aykırı faaliyetlerini artıran Yunanistan'ı gerginliği tırmandırıcı faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Komşumuz Yunanistan ile 25 Ocak'ta başlayacak istikşafi görüşmelerin yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum. AB'nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de AB Büyükelçileri ile bir araya geldi. Erdoğan'ın gündeminde Türkiye-AB ilişkileri, koronavirüs salgını, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesi vardı. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefinden vazgeçmediğini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye'nin tam üyeliğinin kültürel ırkçılıkla mücadelede birliğin elini güçlendireceğine inanıyoruz" dedi. 

Koronavirüs salgınına karşı mücadelede, tüm insanlığın ‘aynı gemide’ olduğunu gösterdiğini ifade eden Erdoğan, “Hiçbir ayrım yapmadan 156 ülkeye, 11 uluslararası kuruluşa tıbbi destek sağladık. 100 bin vatandaşımızı ülkemize getirirken, 38 bin yabancıyı da destek vermek suretiyle ülkelerine gönderdik. Tüm bunları insanlık ailesine karşı kendimizi mesul hissettiğimiz için yaptık. Yardım faaliyetlerimizi bundan sonra da devam ettireceğiz. Aşı çalışmalarında elde edilen başarılar umudumuzu artırıyor” diye konuştu.

Erdoğan, Çin’den sipariş edilen koronavirüs aşısına ilişkin olarak ise vatandaşlarda ‘gönüllülük’ esasına dayalı olarak aşılamaya yakında başlanacağını kaydederek, “İnsan deneyi aşamasındaki yerli aşılarımızı, gerekli onayların ardından milletimizle birlikte tüm insanlığa sunacağız” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

YUNANİSTAN'I GERGİNLİĞİ TIRMANDIRICI FAALİYETLERİNDEN VAZGEÇMEYE DAVET EDİYORUZ: Son zamanlarda hava sahası ihlallerini ve gayri askeri statüdeki adalarda özellikle hukuka aykırı faaliyetlerini artıran Yunanistan'ı gerginliği tırmandırıcı faaliyetlerinden vazgeçmeye davet ediyoruz. Komşumuz Yunanistan ile 25 Ocak'ta başlayacak istikşafi görüşmelerin yeni bir dönemin habercisi olacağına inanıyorum. AB'nin hem bu konularda hem de Kıbrıs meselesinde samimi bir özeleştiri yapması gerekiyor.

AB-TÜRKİYE ÜYELİK SÜRECİ: Yaklaşık 60 yıldır birliğe tam üyelik mücadelesi veriyoruz. Onca çifte standart ve haksızlığa rağmen, tam üyelikten hiçbir zaman vazgeçmedik. 2002 yılında göreve ilk geldiğimizde Kopenhag kriterlerine gerekirse Ankara kriterleri der yolumuza devam ederiz demiştim. Tarihi nitelikte adımlar attık. Anayasamızın 3'te 2'sini değiştirerek, darbe döneminin izlerini büyük ölçüde ortadan kaldırdık. Darbelerle, cuntalarla maruf bir ülkeyi ileri demokrasi rayına oturttuk. Ülkemizde sessiz bir devrime imza attık. 15 Temmuz gecesi kimi Avrupa liderleri darbeye çanak tutan bir tavır sergilemiştir. Türkiye 15 Temmuz'da Avrupa'dan beklediği desteği göremedi. İslam karşıtlığı Avrupa'da yaşayan 6 milyon insanımızın güvenliğini tehdit etmenin yanı sıra AB açısından da büyük bir karadeliğe dönüşüyor.

ÜYELİK, KÜLTÜREL IRKÇILIKLA MÜCADELEDE BİRLİĞİN ELİNİ GÜÇLENDİRECEK: Türkiye'de herhangi bir kiliseye karşı böyle bir bomba atma, herhangi bir eylem girişimi... Söz konusu olmuş mudur? Olamaz. Böyle bir şeye asla müsaade etmeyiz. Tam aksine biz bunların hazinemizden, kendi cebimizden restorasyonlarını yapmak suretiyle ibadete açıyoruz. Tüm bunlar açıkken, Fransa'da Almanya'da, Avrupa'nın birçok yerinde Müslümanların ibadethanelerine yapılan saldırıları neyle izah edeceğiz? Türkiye'nin tam üyeliğinin kültürel ırkçılıkla mücadelede birliğin elini güçlendireceğine inanıyoruz.

TAM ÜYELİĞİN KABULÜ ONTOLOJİK BİR TERCİH OLACAK: 60 yılı bulan üyelik sürecimiz nasıl bizim için stratejik bir tercih ise AB'nin tam üyeliğe bizi kabulü de ontolojik bir tercih olacaktır. Brexit ile beraber artan belirsizlik ancak Türkiye'nin AB ailesi içinde yer almasıyla giderilecektir. Biz ülke olarak uzun vadeli bakış açısıyla, olumlu gündem oluşturmak ve ilişkilerimizi tekrar rayına oturtmak için hazırız. Avrupalı dostlarımızın da aynı iradeyi sergilemesini bekliyoruz.

KIBRIS-DOĞU AKDENİZ: Geçtiğimiz yıl çoğu suni olarak üretilen birçok sorunla uğraşmak zorunda kaldık. Stratejik körlük olarak nitelediğimiz tavrın en somut göstergesi de Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesidir. Türkiye ciddi haksızlıklara maruz kalmıştır. Türkiye, Akdeniz'de gerilimden değil barıştan, iş birliğinden ve hakkaniyetten yanadır. Akdeniz bizleri ayıran değil hepimizi birbirimize yakınlaştıran bir denizdir. Öyle de olmalıdır. Akdeniz Cezayir'den Mısır'a Filistin'den İsrail'e. Türkiye'den Yunanistan'a kadar tüm ülkeleri ve haklarıyla ailemizin çatısı, ortak yuvasıdır.

GÖÇ VE GÖÇMENLER: Şu ana kadar bizim için uygulamaya giren ciddi bir rakam dersem yalan olmaz. Çünkü biz proje bazlı çalıştık çalışıyoruz. Her şey ortada. Böyle bir şey yapılmış olsa da bizim şu anda göçmenlere yaptığımız harcamanın bu rakamla zaten halledilmesi mümkün değil. Yapılan harcama çok çok büyük. Şu anda bizim ülkemizin sadece bir bölgesinde değil birçok bölgesinde kamplarımız var. Bizim kamplarımızda insani bir yaşan tarzını biz o göçmenlere hazırladık. İstiyorum ki bu da AB’nin dünyaya örnek bir sergilemesi olsun. Sadece Suriye kökenli 4 milyona yakın insanı misafir ediyoruz. AB bir ülkeye 100bin sığınmacı için 3 milyar euro destek verirken Türkiye’deki 4 milyon sığınmacı için 3+3 milyar euro’luk taahhüttü bile tam olarak yerine getirmemiştir.

HEPİNİZLE NATO’DA BERABERİZ: PKK ile YPG ile aynı şekilde mücadelemiz sürerken maalesef batılı dostlarımız PKK ile ilgili onları kendi ülkelerinde barındırıyor. Onlara destek veriyor. Kusura bakmayın açık ve net konuşuyorum. Ben gerçeği söylemek mecburiyetindeyim. Şu anda müzakereci bir ülke olarak Türkiye bunları sizinle paylaşmazsa bilesiniz ki yarın aynı bela sizin de başınıza gelecektir. Avrupa’nın ve NATO’nun güneydoğu sınırlarının Türkiye’nin güneydoğusundan başladığını hatırlatmak isterim. Hepinizle NATO’da beraberiz. Bu mücadeleyi de beraber sürdürmemiz gerekmez mi? Terörle mücadelede biz hiçbir NATO ülkesini yalnız bırakmadığımıza göre acaba neden NATO’nun diğer üyeleri bizi terörle mücadelede yalnız bırakıyor?

TÜRKİYE-AB ZİRVELERİNİ BAŞLATMAKTA FAYDA GÖRÜYORUZ: 2020 Mart ayında Brüksel'de yaptığımız görüşmelerde mutabakatın güncellenmesi konusunda anlaşmıştık. Türkiye olarak biz üzerimize düşeni yaptık ancak Avrupa tarafından tekliflerimize cevap alamadık. Düzenli Türkiye-AB zirvelerini ve üst düzey diyalog toplantılarını da tekrar başlatmakta fayda görüyoruz. Kısa bir süre önce yaptığım görüşmelerde bu ay sonu kendileriyle birlikte ülkemize bir araya gelme teklifimi yaptım onlardan da kabul gördü."

Son Güncelleme: 12.01.2021 17:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.