KURDUĞUN CUMHURİYETİ DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRACAĞIZ.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yok edilmek istenen bir milleti ayağa kaldırmış; bağımsızlık
mücadelesinden çağdaş, laik ve ulusal egemenliğe dayanan bir Cumhuriyet yaratmıştır. Bu
Cumhuriyet’i demokrasiyle güçlendirmek ve geliştirmek, O’nun en temel ideallerinden biri
olmuştur. Bugün bize düşen, kurduğu Cumhuriyet’i demokrasiyle daha da taçlandırmak;
adaletin, özgürlüğün ve eşitliğin hâkim olduğu bir ülkeyi birlikte inşa etmektir.
O’nun devrimleri ve ilkeleri, ulusumuza hâlâ yol gösteren sağlam bir pusuladır. Atatürk’ü
aramızdan ayrılışının 87. yılında saygı, sevgi, minnet ve en derin şükran duygularıyla
anıyorum.
Büyük Önder, esarete boyun eğmemiş; bağımsızlık ülküsüyle imkânsızlık içindeki bir milletin
kaderini değiştirmiştir.
Lloyd George’un, “Yüzyıllar nadiren böyle bir dahi yetiştirir. Talihsizliğe bakın ki o büyük
dahi bu çağda Türk Ulusu’na nasip oldu.” sözleriyle anlattığı Atatürk, yalnızca kendi
milletinin değil, tüm dünyanın saygısını kazanmış eşsiz bir liderdir.
Onun en büyük zaferi; yıkılmış bir imparatorluktan özgür, çağdaş ve demokratik bir
Cumhuriyet yaratabilmesidir.
Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmanın ve onu aşmanın yolu, bıraktığı
ilke ve devrimlere bağlılıktan geçmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza dek yaşatma
sorumluluğumuzla, büyük devrimciyi aramızdan ayrılışının 87. yılında bir kez daha saygı,
minnet ve şükranla anıyorum.
10 Kasım 2025 Pazartesi 10:03
Son Güncelleme: 10.11.2025 14:52
