Yayladağı’nda yaptığımız saha ziyaretlerinde farklı alanlarda mevcut sorunları not
aldık ve bunları soru önergeleri hazırlamak suretiyle meclis gündemine getirdik.
Gündeme getirdiğimiz konuların başında, Yayladağı Sınır Kapısı’nın kapalı
tutulması geliyor. İlçemiz, Suriye’den gelen göç nedeniyle çeşitli zorluklarla
karşılaştığı gibi Yayladağı Sınır Kapısının kapatılmasıyla büyük bir ekonomik kayıp
yaşadı. Sınır kapısının kapalı olması şehrimizin ihracat kapasitesi üzerinde de
olumsuz etkiler yaratıyor çünkü Türkiye İhracatçılar Meclisinin verilerine göre 2011
yılından bu yana Suriye’ye ihracat yapan iller içinde yaptığı ihracatın miktarı azalan
tek şehir Hatay oldu. 2011 yılında Suriye’ye olan ihracatımız 176 milyon dolar iken
2024 yılında 106 milyon dolara düştü. İstanbul ve Gaziantep ise bu süreçte ya
ihracatlarını korumuş ya da artırdı. Yayladağı Sınır Kapısının kapalı olması, Suriye’de
devam eden çatışmalarda zarar gören ve katliama maruz kalan akraba topluluklara
yardım gönderilmesini de engelliyor. Bu nedenle, Yayladağı Sınır Kapısının bir an
önce ticari geçişlere ve insani yardımlara açılmasını talep ettik.
YILDIRIM KARA: YAYLADAĞI TARIMINA SULAMA DESTEĞİ
GEREKİYOR
Yayladağı’nın tarım sektöründeki potansiyeli tam olarak değerlendirilemiyor. Yirmi
yıl öncesine kadar tütün önemli bir geçim kaynağıyken bugün neredeyse tamamen
terk edilmiş durumda. 2004 yılında 16 bin dekarda tütün ekilirken yirmi yılda ekim
yapılan arazilerin büyüklüğü 270 dekara kadar düştü. Bu dönemde çilek üretimi
yapılan alan 136 dekardan 3 bin dekara çıktı ama verim sabit kaldı. Belediye
düzeyinde tütün üretimini geri kazanmak ve çilek üretiminde verimi artırmak için
önemli çalışmalar yapılıyor ancak bunların desteklenmesi şarttır. Kuraklık, tüm
ülkede olduğu gibi Yayladağı’nda da tarımı tehdit eden önemli bir sorun haline
geldi. Yayladağı Barajının ortalama doluluk oranı 2025 yılının büyük bölümünde
yüzde 15’in altında kaldı. Bu şekilde devam ederse Yayladağı’ndaki tarım üretimi de
yurttaşların suya erişimi de tehlikeye düşecektir; bu tehlikeyi önlemek için bakanlık
ve DSİ bir an önce kapalı devre sulama sisteminin tamamlanmasını sağlamalıdır.
YILDIRIM KARA: YAYLADAĞI’NDA KÜLTÜREL VARLIKLAR
TURİZME KAZANDIRILAMIYOR
Yayladağı’nın kültürel varlıkları turizme tam olarak kazandırılamamıştır. Ekim
2024’te Kışlak Mahallesi’nde bir taşınmazın kültürel açıdan önemli olduğuna karar
verilerek koruma altına alınması kararı verilmiş ancak bu kararın akıbeti meçhul
kalmıştır. Bu yapının rölöve ve restorasyon çalışmaları bir önce başlatılmalı,
Yayladağı’nda tarihi değeri haiz başka arkeolojik buluntuların olup olmadığı
araştırılmalıdır.
YILDIRIM KARA: KADASTRO ÇALIŞMALARI MAĞDURİYET
YARATMADAN YÜRÜTÜLMELİ
Yayladağı’nda ve diğer ilçelerimizdeki orman arazilerindeki kadastro çalışmaları
mağduriyet yaratmamalıdır. Özellikle Arsuz, Reyhanlı, Yayladağı ve diğer
ilçelerimizdeki köylerde, orman arazileri ile alakalı çalışmalardan vatandaşlarımız
haberdar edilmelidir. Yine Kışlak Mahallesi’nden bir vatandaşın ceviz ağaçlarına,
hazine arazisindeki ormanlık alanı işgal ettiği gerekçesiyle el konulduğunu, kendisine
de hapis cezası verildiğini biliyoruz. Bu kadastro süreçlerinin daha şeffaf ve katılımcı
biçimde, vatandaşı mağdur etmeden yürütülmesi gerektiğini bir kez daha talep
ediyoruz.
