565 Yılık Tersanede Çağdaş Sanat Da Yapılıyor

Dünyanın yaşayan en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi iki haftadır farklı bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. İnşa Atölyesi’ndeki “Tersane-i Amire’de Çağdaş Sanat” etkinliği, sanatçılar ile tersanedeki zanaatkarları bir araya getirdi. Yedi heykeltıraş, metalden, büyük ölçekli heykellerini üretirken, tersanenin deneyimli ustalarından da destek alıyor.

24 Ekim 2020 Cumartesi 13:52
565 Yılık Tersanede Çağdaş Sanat Da Yapılıyor

Dünyanın yaşayan en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi iki haftadır farklı bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. İnşa Atölyesi’ndeki “Tersane-i Amire’de Çağdaş Sanat” etkinliği, sanatçılar ile tersanedeki zanaatkarları bir araya getirdi.  Yedi heykeltıraş, metalden, büyük ölçekli heykellerini üretirken, tersanenin deneyimli ustalarından da destek alıyor.

İBB Kültür Müdürlüğü ve İBB Şehir Hatları’nın birlikte düzenlediği etkinliğin küratörlüğünü heykeltıraş Kemal Tufan yapıyor. Tufan’ın yanı sıra, Sevgi Karay, Ayla Turan, Kadriye İnal, Bülent Çınar, İlker Yardımcı ve Bahadır Çolak heykeller üretiyor. 

Tersaneyle ilgili diğer işlerini sürdüren çalışanları, sanatçıların da kaynak, sac kesme, bükme gibi işlerine yardımcı oluyor. Bu etkinlik sayesinde 565 yıllık tersanenin doklarından (havuz) gelen çekiç seslerine, artık sanatçıların çekiç, kaynak sesleri de eşlik ediyor. Her gün atölyede heykeltıraşları ziyaret eden çalışanlar, gemilerin bakım, onarım ve tutumlarında kullandıkları malzemelerin aynı veya benzerleriyle üretilen eserlerin adım adım ayağa kalkmasını yakından izleme fırsatı buluyor.

ESERLER KAMUSAL ALANLARA YERLEŞTİRİLECEK

28 Ekim’e kadar sürecek etkinliğin küratörü Kemal Tufan, kendisi ve katılan diğer sanatçıların ilk kez bir tersaneyi atölye olarak kullandıklarını söyledi. Tufan, “Muhteşem ve hayranlık duyduğumuz bir atölyenin içinde, ideal bir çalışma ortamındayız. Çalıştığımız mekanın ruhu bizi heyecanlandırıyor ve motive ediyor.  Burası çok kıymetli bir yer. Daha geniş kitlelerce fark edilmesi ve tanınmasında umarım katkımız olur. Ürettiğimiz heykeller İstanbul’un kültür ve sanat tarihinde yıllarca yaşayacak. Biz kentin kültür ve sanat mirasına, çağdaş sanat eserleri koleksiyonuna sürekli katkıda bulunmak istiyoruz” dedi.

Üretilen heykeller, daha sonra İstanbul’un farklı kamusal alanlarına yerleştirilerek halkla buluşturulacak.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.