15 Temmuz’da bir badire atlattık.

Doğru. Hem de büyük bir badire...

Bir gecede üçüncü dünya ülkesi olmanın eşiğine gidip döndük.

Darbenin arkasındaki ölü noktaları, kör kuyuları irdelemiştim. Lafı uzatmadan “eğitim şart” vurgusu yapmıştım. Şimdi ise bir başka tehlike ile karşı karşıyayız.

Bu da büyük bir tehlike… Üç aya yakın bir zaman geçti.  İktidar güçlü bir refleksle OHAL ilan etti. Başbakan bizzat “halka, topluma, millete değil; kendimize, devlet çarkına OHAL ilan ettik; vatandaşlarımız kaygılanmasın” dedi.

Doğru tavır…

Ama pratikte öyle mi oldu? Yani hayatımız, günlük akış, sade yaşamlar gerçekten “olağan” mı?

Kim buna bir çırpıda “evet” diyebilir ki? Sadece meşhur “kurunun yanında yaş da yanmasın” söylemine de indirgemiyorum… Elbette hukuki, içtimai ve beşeri anlamda bu da çok çok önemli… Ancak bugün artık iş, konu, çerçeve en genel anlamda hepimizin canını yakacak İKTİSADİ bir vaziyete doğru gidiyor…

Piyasa deyimiyle yaprak kımıldamıyor...

Yeni iş yerleri tutunamıyor…

Eskileri bir bir kepenk indiriyor…

İş yapmak bin bir güçlük içerirken, yaptığınız işin karşılığını almak mucizelere kalıyor. Kimse harcama yapmıyor… Yatırımı söylememe bile gerek yok. Herkes bir “olağanüstü sendromu” yaşıyor.

Herkes üç ayda bile OLAĞANLIĞI özledi…

NORMALİ arar oldu.

Belki her durumda olduğu gibi burada da biraz abartı var. Ancak abartılı olmayan gerçekçi tablo şöyle: Ekonomi son üç ayda UYARI yaptı. Şimdi OHAL’in üç ay daha uzatılmasıyla ALARM veriyor… Bazı çevrelerce seslendirilen üçüncü uzatma ise KRİZ TETİKLEYİCİSİ olabilir…

Oysa BİZ bunu hak etmiyoruz...

Eğer 2017’yi ve sorasındaki bir çok şeyi kaybetmek istemiyorsak artık  hayata, olağana, normale dönme takvimini netleştirme zamanı. Hem de hiç gecikmeden…

Unutmayalım ki gecikmiş adalet gibi, gecikmiş kararlar da hepimize ancak kaybettirir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.