“Ekonomik krizin nedenlerini araştırmak ve halkın çıkarına tedbirler almak için meclis araştırması açılsın!”

Oya Ersoy Meclis Genel Kurulunda ekonomik krizin asıl nedenlerinin araştırılması ve halkın çıkarına tedbirler alınması için meclis araştırması açılması gerektiğini ifade etti.

11 Ekim 2019 Cuma 14:40
“Ekonomik krizin nedenlerini araştırmak ve halkın çıkarına tedbirler almak için meclis araştırması açılsın!”

“Biz bu ülkenin sosyalistleri; eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden yana herkesle birlikte savaşa hayır demeye, halkın gerçek sorunlarını konuşmaya; işsizliğe, yoksulluğa, doğa katliamlarına, kadın düşmanlığına, gericiliğe karşı sesimizi çıkarmaya, mücadeleye devam edeceğiz!” diyen Ersoy, meclisin halkın çıkarlarını gözetmesi gerektiğini dile getirdi.
Ücretli çalışanların gelirleri enflasyon karşısında eriyor.
Oya Ersoy; Ülkedeki hayat pahalılığı gün geçtikçe arttığını, açıklanan enflasyon rakamı ile halkın hissettiği enflasyon arasında dağlar kadar fark olduğunu ve ücretli çalışanların geliri enflasyon karşısında gün geçtikçe erdiğini ifade etti.
Ersoy’un konuşmasında; hemen hemen her gün yeni zam haberiyle uyanıldığını, temel gıda ürünlerinden elektrik ve doğalgaza, köprü ve otoyol hizmetlerine kadar ardı ardına yapılan zamların, halkın üzerinde kaldırılamayacak bir yük oluşturduğu belirtildi.
Son dönem yapılan zamlardan örnekler verilen konuşmada, elektriğe Ocak 2019’dan itibaren %32 zam yapıldığı, 1 Ekim 2018’den 1 Ekim 2019’a kadar elektriğin kilowattının %100 zamlanarak 17,27 kuruştan 35 kuruşa çıktığı ve ayrıca kış aylarına girerken doğalgazın da %53,8 zamlandığı vurgulandı.
Zamların nedeni borca batmış şirketleri ve bankaları kurtarmak
Özelleştirilen elektrik üretim ve dağıtım şirketlerin borç batağında olduğunu ifade eden Ersoy şunları ifade etti:
“Peki nedeni ne bu zamların? Çünkü elektrik üretim ve dağıtımı özelleştirildi. Ve enerji şirketleri boğazlarına kadar borçlu, onlar batarsa, onlara kredi veren bankalar da batacak. Elektrik üretim ve dağıtım sektörünün mevcut borç stoku 47 milyar dolar. Peki hükümet bu koşullarda kendine neyi görev biliyor. Elbette ki kamulaştırma, halkın enerji hakkı aklından bile geçmiyor. Ülkeyi yönetenlerin derdi, enerji üretim ve dağıtım şirketlerini kurtarmak olunca, zamlar arka arkaya geliyor. 
Gelelim, otoyol ve köprü zamlarına. Burada da hesapsız bir borç halkın sırtına yıkılıyor. O yol yaptık, köprü yaptık diyerek, Kamu Özel İşbirliği ile yürütülen projeler kapsamında yapılan yolların, köprülerin, havalimanlarının, şehir hastanelerinin toplam borcu 93 milyar dolar. İşte o borç şimdi, ekonomik krizin ortasında, yüzde 20 zam ile halkın sırtına yıkılıyor.”

Anti-emperyalist olmak soygun ve sömürü düzenine karşı mücadele etmektir
Zamlar ile aktarılan kaynakların yalnızca AKP’nin beslediği inşaat şirketleri olmadığını ifade eden Ersoy, bu kaynağın aynı zamanda bu şirketlerin kredi aldığı uluslararası bankalara aktarılacağını dile getirdi ve şunları ekledi:
“Cebimizden çıkan para, o inşaat şirketlerinin kredi aldığı uluslararası bankalara gidecek. İşte emperyalizm budur. Antiemperyalist olmak ise halklarımızı soyup soğana çeviren bu soygun ve sömürü düzenine karşı mücadele etmektir. Yoksa emperyalistlerin silahıyla, komşu ülke topraklarına girmek değildir. Antiemperyalist olmak; Halkın cebinden emperyalist tekellere giden ve özelleştirme politikalarıyla kurulan bu hortumu kesmektir.”
Antiemperyalist olmak, kendi kendinin gıda ihtiyacını karşılayabilen bir ülke olmak için mücadele etmektir. Çok uluslu tarım tekellerinin çıkarı için Türkiye’deki tarımı ve hayvancılığı yok etmek değildir. Bakan bey tek haneli enflasyon için sevinmemizi bekliyor ama TÜİK verisi başka bir acı gerçeği gözler önüne seriyor: Ücretiyle geçinenlerin harcamalarında ağırlıklı bir yer tutan gıda ve alkolsüz içeceklerde enflasyon TÜİK verileriyle yüzde 23.29!”
Halka karşı IMF ile bir oluyorlar
Zamların ücret artışıyla telafi edilemeyeceğini dile getiren Ersoy; bunun yanıtının IMF heyetinin Türkiye’ye ziyareti sonrası yayınlanan raporda alındığını söyledi. IMF’nin ücretlerin gerçekleşen enflasyon rakamına göre değil, hedeflenene göre belirlenmesini istediğini; bir hafta sonra bakan tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programında da IMF’nin bu isteğinin yerine getirildiğini ve hükümetin halkına karşı IMF ile bir olduğunu ifade etti.
Ekonomik krizin çözümü: Kamusallaştırma
Ekonomik krizin karşısında halkın çıkarlarını koruyacak önlemler alınması gerektiğini belirten Ersoy şunları ifade etti:
“Ekonomik krizin çözümü ne yüksek zamlar ne de özelleştirme politikalarıdır. Yapılması gereken halkın olanı halka iade etmek, yani kamusallaştırmaktır. Halkın çıkarlarını koruyacak ve yurttaşların insanca yaşamasını sağlayacak ekonomik önlemler almaktır.
Bu nedenle ekonomik krizin asıl nedenlerinin araştırılmalı ve krizin karşısında halkın çıkarlarını koruyan tedbirler alınmalıdır.”

Son Güncelleme: 11.10.2019 16:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.