Akşener: "Devlet demek, açını doyurmak, çıplağını giydirmek demek; saraylarda yan gelip yatmak demek değil"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Manisa’nın Salihli ilçesinde halka seslendi. Akşener, “Devlet demek, açını doyurmak, çıplağını giydirmek demek; saraylarda yan gelip yatmak demek değil. Bunlar kul hakkıdır. Az kaldı, el ele verip bu harami düzeni birlikte yıkacağız. 24 milyar lira, sizin, bizim cebimizden alındı, Telekom üzerinden Haririlere verildi. Çünkü Sayın Erdoğan’ın aile dostları, mahcup olunmadı. O parayla bir yıl boyunca sabah kahvaltısını, öğle yemeğini, devlet okullarında okuyan talebelere ücretsiz verebilirdi. Nisan ayında gübresini atamamış çiftçinin bedava gübresini sağlayıp tarlasına gübre, ilaç atması sağlayabilirdi, yapmadı. Ama Haririlerin cebine, sizin cebinizden, Hazine’nin cebinden alıp koydu. ‘İtibardan tasarruf edilmez’ dedi. Elbette haram zıkkım olsun” dedi.

17 Haziran 2022 Cuma 13:55
Akşener: "Devlet demek, açını doyurmak, çıplağını giydirmek demek; saraylarda yan gelip yatmak demek değil"

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Manisa’nın Salihli ilçesinde halka seslendi. Akşener, “Devlet demek, açını doyurmak, çıplağını giydirmek demek; saraylarda yan gelip yatmak demek değil. Bunlar kul hakkıdır. Az kaldı, el ele verip bu harami düzeni birlikte yıkacağız. 24 milyar lira, sizin, bizim cebimizden alındı, Telekom üzerinden Haririlere verildi. Çünkü Sayın Erdoğan’ın aile dostları, mahcup olunmadı. O parayla bir yıl boyunca sabah kahvaltısını, öğle yemeğini, devlet okullarında okuyan talebelere ücretsiz verebilirdi. Nisan ayında gübresini atamamış çiftçinin bedava gübresini sağlayıp tarlasına gübre, ilaç atması sağlayabilirdi, yapmadı. Ama Haririlerin cebine, sizin cebinizden, Hazine’nin cebinden alıp koydu. ‘İtibardan tasarruf edilmez’ dedi. Elbette haram zıkkım olsun” dedi.

Meral Akşener, bugün esnaf ziyareti için gittiği Salihli’de vatandaşlara seslendi. Akşener, şunları söyledi:

“20 Ocak 2020’den beri dükkan dükkan, il il, ilçe ilçe geziyoruz. Esnaf geziyorum, niçin? O dükkanlarda yaşadığımız, öğrendiğimiz, gördüğümüz her bir derdin sahibinin derdini Meclis’imizde kamuoyu ile paylaşıyoruz. Arkadaşlarımız bu dertlere ilişkin çözüm üretiyor, Mecliste soru, araştırma önergeleri, kanun teklifleri veriyor.

“O DÜKKANLARIN İÇİNDE ACI ÇEKENLERİ GÖRÜYORUM”

Bu çalışmaların amacı; bu dükkanların içindeki esnaf kardeşimin, müşterisi velinimetidir. Uzun bir zamanadır seçmen, velinimet olmaktan çıktı bu ülkede. Şuculuk buculuk; ‘kaşın var niye, gözün var niye?’ Var, sana ne kardeşim? Allah öyle yaratmış. Bize ait olmayan, Allah’ın yarattığı her bir konu üzerinde birbirimizle çarpıştırıldık. Komşunun komşuya düşman edildiği, birbirine düşürüldüğü sistemde siyasetçi esnafı kazandı, seçmen kaybetti, millet kaybetti. Nasıl mı? Salihli’deyiz; dolu vurdu, ürün gitti. TARSİM çok pahalı, yaptıramayanlar açıkta kaldı. Ey saray şürekası, dolu vurmuş, o kadar pahalı hale getirdiğiniz TARSİM sebebiyle sigorta yaptıramamış çiftçimizin bedelini ödeyin. O çiftçi senin velinimetin, o olmazsa aç kalırsın. Ama duymazlar sesinizi, çünkü oculuk buculuk üzerinden oy almaya çok alıştılar. O dükkanların içinde acı çekenleri, dertlerini görüyorum.

“SİZİN ÇOCUĞUNUZ ATANAMAZKEN 5 MAAŞ ALAN DANIŞMANLAR VAR”

Senin çocuğun 92 puan alıp atanamamışken, mülakatta elenmişken yanında AKP’li dayısı olan gencin 58 puanla ballı maaşları haram zıkkım olsun. Senin çocuğun mutsuzken, işsizken, büyük şehirlerde motokurye olmak için, 4 yıl okumuş evladın iş bulamadığı, atanamadığı için ehliyet almaya gayret ederken 5 maaş alan, hiçbir iş yapmayan, yan gelip yatan danışmanlar var bu ülkede.

“TÜRKİYE’DEKİ SİYASETÇİ ESNAF, SEÇMENİNİ VELİNİMET OLARAK GÖRMÜYOR”

Bunların ne olduğunu anlatmak için bu siyasetçi esnafına, bilerek söylüyorum, buradaki esnaf müşterisini velinimet olarak görüyor ama Türkiye’deki siyasetçi esnaf, seçmenini velinimet olarak görmüyor. Her birini benim gibi buraya getireceksiniz, sizlerle el ele vereceğiz ve bütün ağaları, bütün muhteremleri karşınızda resmi tazim durduracağız, ben başta olmak üzere. El ele verip bu harami düzeni birlikte yıkacağız. Üzümün fiyatının açıklanması lazım. Her saferinde size kazık atılıyor. Buradan ilan ediyorum; 25 liradan az üzüm fiyatı açıklanmamalı. Şimdi biri diyor ki ‘Traktörü satalım, öküz alalım dedik, saman balyası 50 lira’.”

Akşener, konuşmasının arasında alanı dolduran yurttaşlara mikrofonu uzattı. Yurttaşlar şunları söyledi:

“KURTAR BİZİ MERAL ABLA”

Esnaf: Siftahsız dükkan kapatıyoruz.

Çiftçi: ‘Buğday ek’ dediler, ektik. 60 dönüm buğdayım var, 20 ton buğday çıkacak Allah’ın izni ile. 30 lira mazotla ne yapacağız? Biz öldük, öldük. İneğimi sattım, memelerinden sütler akıyordu. Kurtar bizi Meral Abla.

Emekli öğretmen: Üniversiteyi zorlukla okuttuğum oğlumu 4 yıl işsiz bekleterek depresyona girdik. Bekliyoruz artık, kim ‘dur’ diyecek bilmiyorum.

Stajyer avukat: Üç gün önce genç bir stajyer arkadaşımız Galata Kulesi’nden atlayarak intihar etti, bir yıl içinde 15 avukat intihar etti, kurtarın bizi Meral Abla.

Yurttaş: Türkiye’de enflasyon yüzde 63 değil yüzde 300’dür. Geçen yıl 70 liraya doldurduğum arabamın deposu bu yıl 350 liraya doluyor.”

Akşener, konuşmasına şöyle devam etti:

“DEVLET DEMEK, AÇINI DOYURMAK, ÇIPLAĞINI GİYDİRMEK DEMEK; SARAYLARDA YAN GELİP YATMAK DEMEK DEĞİL”

“Bu ne biliyor musunuz? Ey bizi idare edenler; vatandaşın, seçmenin burasına gelmiş demek. Siz 5-10 maaş veredurun, buradaki insanların evlatları, buradaki gençler, yaşlılar, çiftçiler… Gencecik bir kardeşim, ağlayarak, ‘7 ineğimi, memesinden süt damlatan ineğimi kesime götürdüm’ dedi. Ağlayarak söyledi. Bu, bir vebaldir. Siz o 7 ineğin sütünün satılmasını, bu genç kardeşimin geçimini o ineklerin sütü ile sağlamasını yapmak zorundasınız, bu sizin göreviniz. Devlet demek, açını doyurmak, çıplağını giydirmek demek; saraylarda yan gelip yatmak demek değil. Bunlar kul hakkıdır. Az kaldı, el ele verip bu harami düzeni birlikte yıkacağız.

“ERDOĞAN, HARİRİLERİN CEBİNE SİZİN CEBİNİZDEN, HAZİNE’NİN CEBİNDEN ALIP KOYDU, HARAM ZIKKIM OLSUN”

24 milyar lira, sizin, bizim cebimizden alındı, Telekom üzerinden Haririlere verildi. Çünkü Sayın Erdoğan’ın aile dostları, mahcup olunmadı. O parayla bir yıl boyunca sabah kahvaltısını, öğle yemeğini, devlet okullarında okuyan talebelere ücretsiz verebilirdi. Nisan ayında gübresini atamamış çiftçinin bedava gübresini sağlayıp tarlasına gübre, ilaç atması sağlayabilirdi, yapmadı. Ama Haririlerin cebine, sizin cebinizden, Hazine’nin cebinden alıp koydu. ‘İtibardan tasarruf edilmez’ dedi. Elbette haram zıkkım olsun.”

Son Güncelleme: 17.06.2022 14:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.