İmamoğlu: "Her şeye rağmen bu ülkenin yüce yargısına güvenmek istiyorum"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında hapis cezası istenen ve bugün görülecek olan davayla ilgili konuştu. "Beni zerre ilgilendirmiyor. Ne faydası ne zararı. Bazen bana soruyorlar sayın başkan bu davanın sonucu ne olursa size ne olacak. Hiç ilgilenmedim" diyen İmamoğlu, "Hücremde bu konuyla ilgili tek bir endişe korku kaygı hissetmiyorum ama şu mahkemeden utanç duyuyorum. Böyle bir yargılama olamaz. Şaka gibi. Trajikomik bir durum" dedi. İmamoğlu, "Her ne olursa olacak ama ben her şeye rağmen bu ülkenin o yüce yargısına güvenmek istiyorum" diye konuştu.

11 Kasım 2022 Cuma 11:03
İmamoğlu: "Her şeye rağmen bu ülkenin yüce yargısına güvenmek istiyorum"

Davasına bakan hâkimin görev yerinin değiştirildiğini hatırlatan İmamoğlu, "Karadeniz’den İstanbul’a atanan hakim tekrar Karadeniz’e gönderilmez. Acaba Anadolu Başsavcılığı'nda üst yargı mensuplarından birisi, hâkime, 'Bak en az 2 yıl ve daha fazlası ceza ver seni istediğin yerde ağır ceza reisi yapalım' demiş midir?  Bir başka mahkeme başkanının da sürgününü örnek göstererek. Hâkim tehdit edilmiş midir?" diye sordu. 

İmamoğlu YSK üyelerine, "Ekrem İmamoğlu’nun siyasi yasaklı hali olmasına göz mü yumacaksınız, hiç mi ses çıkarmayacaksınız?" diye seslendi.

İmamoğlu, "İstanbul 16 milyon insanın hala öğrenemediniz mi! Bir hata yaptınız 850 bin dimi, böyle bir hatanın bedeli bu ülkede 8 milyondur onun için ayağınızı denk alın adil olun adaleti etkilemeyin yargı için birilerinden talimat gelmesini beklemeyin. Buna aracı olmayın" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu hakkında, Yüksek Seçim Kurulu üyelerine hakaret ettiği iddiasıyla açılan davanın duruşması bugün görülecek. Davanın eski hâkimi Hüseyin Zengin’in “İmamoğlu’na iki yıldan fazla ceza vererek, onu siyasi yasaklı hale getirmem telkin edildi” gündemdeki yerini koruyor.

İlker Karagöz'ün sunduğu Çalar Saat programında konuşan İmamoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Sayın Kolivar’ın o sözüne herkes kızabilir ama bu ülkede fikir özgürlüğü diye bir şey var. İnanın bu konuyu ilk dinlediğimde esprili bir şekilde bizim Halk Ekmek’in reklamını yaptı subliminal olarak. Kolivar bunu söylemiş ya arkadaş sonra hatırladım bana konuşmayı çıkartın dedim, bir hanımefendinin bir konuşması vardı. Diyor ki, sevda Noyan, “15 Temmuz kursağımızda kaldı, doğru anlaşılsın bizim aile şöyle 50 kişiyi götürür” bunu söyleyen hanımefendi şu anda serbest. Kovuşturmaya gerek yoktur talimatı çıktı. Kolivar tutuklanıyor. Söylediklerini destekleyecek değilim zaten bizi hedefine koymuş. İstanbul’da insanlar keyiften ekmek kuyruğuna girer mi! Siyaseten halkın gerçeklerinden uzak olması meselesi bu. 

"İstanbul’un bütçesi bereket buldu"

"Yoksulun yanında olmaya gayret gösteriyoruz. Gururla şunu söyleyebilirim. Biz pandemi döneminde bütçesi azalan bir kurumuz. Ama İstanbul’un kasasına bereket geldi tasarrufu önceledik israfı engelledik. İstanbul’un bütçesi bereket buldu. Bizden önce çarçur edilen bir dönemden bir avuç insanın mutluluğuna dönük hamlelerin olan bir dönemden yüzünü 16 milyona dönülen bir dönem.  

Ekmek açıklaması

"Ekmek meselesi önemli. Ekmek konusunda tedbirli davrandık bugünleri yaşayacağımızı gördük. Biz memleket sorumluluğuna uzaktan bakan insanlar değiliz. 11 büyükşehir belediye başkanı olarak sıklıkla bir araya geliyoruz. Acil bir durum olduğunda dijital ortamda toplantılar yapıyoruz. Ekmekle ilgili bir araya geldik ta eylül ayında. Birgilerimizi birbirimizle paylaştık. Günün sonunda biz dedik ki dayanabildiğimiz kadar dayanacağız zor bir kışa giriyoruz, vatandaşımıza makul bir fiyata ekmek üretmeliyiz dedik. Hazırlıklarımızı ona göre yaptık. Biz şu anda 1 Ocak’a kadar en azından inşallah vatandaşımızı koruyacağız.

"Biliyorsunuz ak parti il başkanı, kendi adına da üzüldüm. Geçen programda da söyledim halk ekmekle ilgili bir sorunuz varsa, sorsa ben hayır mı olmaz mı diyeceğim. Sayın başkan fabrikaya bir km uzaktan bir yayın yağıyor. Özgen de bunu haber alıyor. Böyle bir ortam var başkanım ne yapmalıyız dedi. Ben de davet edin dedim. Kendisini ısrarla davet ettik. 110 milyon euro’luk bir tesis yapmışız.

"Gelin ekmek üzerine politika yapmayın!

"Ekonomi konusunda kötü bir sınav veren iktidar var.

Dava açıklaması: Şu mahkemeden utanç duyuyorum! Trajikomik!

"Vatandaşlarımızla aslında tabii ki epeyce dertleştim ama sizin vasıtanızla paylaşmayı istiyorum bu davan nekrem İmamoğlu’na zarar ne faydası ne? Teraziye koyduğumuzda bunun ölçüsü ne? Beni zerre ilgilendirmiyor. Ne faydası ne zararı. Bazen bana soruyorlar sayın başkan bu davanın sonucu ne olursa size ne olacak. Hiç ilgilenmedim. Oturduk hukukçularımızla genel kapsamlı konuştuk. Çünkü hücremde bu konuyla ilgili tek bir endişe, korku, kaygı hissetmiyorum ama şu mahkemeden utanç duyuyorum. Böyle bir yargılama olamaz. Şaka gibi. Trajikomik bir durum.Siz 16 milyon insanı cezalandırmak için yaptığınız hamlenin farkında değil misiniz?

"O sözü YSK üyelerine söylemedim, bana ahmak diyen insana sözünü iade ettim.

"O gün red oyu veren YSK üyelerine sesleniyorum. Şimdi hâlâ bir hata yaptık demiyorsanız, çünkü tek gerekçeniz vardı, “çalındı, hırsızlar, teröristler” gerekçeniz buydu başka yoktu. Doğru düzgün gerekçe de yazmadınız ama… şimdi de Ekrem İmamoğlu’nun siyasi yasaklı olmasına göz mü yumacaksınız? Bu konuda hiç mi ses çıkartmayacaksınız. Ben yüce Türk yargısına güvenmek istiyorum. Ekrem İmamoğlu mevzusu değil ben size seçimle ilgili anımı anlatayım. İnsanlarımız kaygılı. Seçim iptal mi edilecek. 18 gün görev yaptım belediyeden içeri giriyorum bir memuru çağırıyorum memur kaçıyor. O memurlardan bir tanesi bakan oldu, bir tanesi genel müdür. Kaçıyorlar sağa sola. (Kim?) Ulaştırma bakanı. Göremiyorlar, odalarına gizleniyorlar. Niye? Birileri diyor ki merak etmeyin seçimi iptal ettireceğiz. Arkadaşlarımız da soruyordu iptal edilecek mi? Diye. Fark atarız dedim. Ama ben ülkeme seçimin iptal edilmesini yakıştıramam. 13 bin oyla kazandığımız o ilk seçimi 806 bin oyla kazandığımız o seçime tercih ederim.

"(Bu davadan seçilme hakkınızın elinizden alınacağı ile ilgili bir sonuç çıkarsa?) bundan da ülkemiz kaybeder. Ekrem İmamoğlu kaybetmez. Ben yargı düzeniyle ilgili bir hatırlatma yapmak istiyorum. Benim yargılandığım 7. Asliye ceza mahkemesinin hakimi bu mahkemeye atanalı daha bir yıl olmuştur. Teamüllere göre bu hakim en az iki yıl daha burada görev yapmasına rağmen. Üstelik eşinin özel bir durumu olmasına ve bu atamaya karşı çıkmışken niçin böyle tercih yapıldı? Karadeniz’den İstanbul’a atanan hakim tekrar Karadeniz’e gönderilmez. Acaba Anadolu Başsavcılığında üst yargı mensuplarından birisi hakime bak en az 2 yıl ve daha fazlası ceza ver seni istediğin yerde ağır ceza reisi yapalım demiş midir?  Bir başka mahkeme başkanının da sürgününü örnek göstererek. Hâkim tehdit edilmiş midir?

"Bunu yapmazsan başına bu gelir gibi. Söyleneni yaparsan da ödüllendirileceksin demiş midir? Mahkeme konuşulmaya başlandı, arkadaşlar bir gazete küpürü getirdi bana ‘ bahsi geçen hakim FETÖ’cü.’ Hakim atandıktan 4 gün sonra hakim hakkında FETÖ’cü iddianamesi hazırlanıyor. Hakim dirayetli bir hakim. Bu ülke dirayetli davranan adalet dağıtan yargıçlarını hayat boyu unutmayacak. Ve gidiyor HSK’ya başvurusunu yapıyor, soruşturmaya gerek yoktur kararı çıkıyor. Bunu alıyorlar iddia diye yayınlanıyorlar. Bunun mesnetsiz olduğu HSK tarafından ispat edilmiş. Namuslu ahlaklı davranan insanın karşılığı bu mudur? Silivri’ye gönderiyorsunuz o insanı ayıptır ya. Yüce Türk yargısına güvenmek istiyorum. Çok değil 6-7 ay sonra bunlar gidiyor.

31 Mart serecine benzetti

"Ekrem İmamoğlu buradan zarar görmez ama bizim binlerce yıllık devlet geleneğimiz nasıl 31 mart seçimleri iptal edilerek oraya kara çalınmışsa bu süreç de aynen buna benzer bir süreçtir. Ben yüce Türk yargısına, yargıçlarına, hakimlerine güvenmek istiyorum. Bu dava tamamen siyasi bir davadır.

"Ayağınızı denk alın, adil olun, adaleti etkilemeyin"

"İstanbul 16 milyon insanın hala öğrenemediniz mi! Bir hata yaptınız 850 bin dimi, böyle bir hatanın bedeli bu ülkede 8 milyondur. Onun için ayağınızı denk alın adil olun adaleti etkilemeyin yargı için birilerinden talimat gelmesini beklemeyin. Buna aracı olmayın. 

"31 mart hatırlatması yapılan afiş açılıyor. Polislere ortada yargı kararı yokken talimatla afişleri toplattırılıyor. Polislerin feryatları bize ulaşıyor. Bakınız beni mobese’den takip eden amir kim ise gözüm onun üzerinde. Bu şehirde on binlerce emniyet teşkilatı var. Ben yaşamımı bu şehirdeki her bir emniyet mensubuna gönül ferahlığıyla teslime diyorum. Ama o talimat alan bir kişiye saçımın telini teslim etmem. Bunlar hep bir avuç.

"Her ne olursa olacak ama ben her şeye rağmen bu ülkenin o yüce yargısına güvenmek istiyorum.

"Nefer" sözüne ilişkin açıklama

"Ben büyükşehir belediye adayı olmak istediğimi hiç duydunuz mu. Böyle bir şey denmez bir süreç bu. Kaldı ki bir altılı masa var. Buna önderlik yapmış Kemal Kılıçdaroğlu. Tarihin kalın harflerle yazılıp gururla okuyacağımız iki insan var. Diğeri Meral Akşener. Nefer dediğiniz nedir koşan, didinen. Nefer olduğum alan İstanbul. Ben burada sayın genel başkanımı, sayın Meral Akşener’in başını öne eğdirtmem, ben burada nefer gibi çalışırım. Sadece ben miyim nefer? Ankara, İzmir, mersin, diğer görevliler. Nefer gibi çalışmak böyle bir şey. Ben takım oyuncusuyum. Bugün söylediğim şey bu. Ama bunu iki aşamalı eleştirenler var. Bir tanesi iktidar, aday kim olacak… Güncel sorunlardan insanları uzak tutmak. Ek konuları Ekrem İmamoğlu olsun, millet ittifakının adayı olsun, toplumu meşgul edelim… Biz şu ana ülkemizin geleceğini en sağlıklı şekilde hazırlayacak olan o altılı masayı diri tutacak sahadaki işlemleri yapmakla sorumluyuz.

Son Güncelleme: 11.11.2022 12:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.