Kılıçdaroğlu; Ailede Babamın Yanında Eşiyle İlk Konuşan Benim

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Ramazan Bayramı’na özel konuk olduğu televizyon programında anılarını anlattı. Babası Kamer Kılıçdaroğlu’nun yanında aileden kimsenin eşiyle konuşmadığını anlatan CHP Lideri, anne ve babasıyla yaşadığı anıyı şöyle aktardı: “Evlendim İstanbul’a geldim. Annem ve babam bize geldiler. Bir şey söylemem lazım, babamın yanında nasıl söyleyeceğim. Anneme söyledim, babam izin versin diye. Babam söylesin demiş. Bizim ailede ilk kez babasının yanında eşiyle konuşan kişi benim.”

23 Mayıs 2020 Cumartesi 16:50
Kılıçdaroğlu; Ailede Babamın Yanında Eşiyle İlk Konuşan Benim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV’ye konuk oldu. Ramazan Bayramı’na özel gerçekleşen yayında Kılıçdaroğlu, çocukluğundaki bayramları anlattı.

Babası Kamer Kılıçdaroğlu’nun memur olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, babasının gazeteleri haftalık olarak Bilgöl’ün Genç ilçesine getirttiğini ve burada Cumhuriyet gazetesiyle tanıştığını anlattı: “Rahmetli babam Genç’te görev yaparken gazete okurdu. Ancak günlük gelmezdi gazeteler. Babam gazeteleri haftalık alırdı, Cumhuriyet gelirdi. Cumhuriyet’le tanışmam öyle oldu.”

Kılıçdaroğlu ataerkil bir yapının var olduğunu ve aileden kimsenin babasının yanında eşiyle konuşmadığını kaydederek, yaşadığı bir anıyı şöyle aktardı:

“Annemiz bizim sırdaşımızdı, baba otoriterdi. Hiçbir çocuğunun kucağına aldığını hatırlamıyoruz. Derdimizi annemize anlatırdık. O dönemin kültürü öyleydi. Abim ilk evlendiğimizde eşiyle babamın yanında konuşamazdı. Evlendim İstanbul’a geldim. Annem ve babam bize geldiler. Bir şey söylemem lazım, babamın yanında nasıl söyleyeceğim. Anneme söyledim, babam izin versin diye. Babam söylesin demiş. Bizim ailede ilk kez babasının yanında eşiyle konuşan kişi benim.”

Kılıçdaroğlu’nun anlattıklarından satış başları şöyle:

“Bayram toplumun kaynaşması, oturup düşünmesi ve bir arada olması için zorunlu bir unsur. Milli bayramlarımız ulus içinde olmanın verdiği mücadeleler için kullanıyor. Dini bayramlarımız İslam dünyasının bütün ülkelerinde kutlanıyor. Hatırlarsınız Türkiye’de kan davaları olurdu. Kanaat önderlerinin tarafları bir araya getirip, bu davayı sonlandırmasına vesile oluyordu, bayramlar.”

“Erçiş’te ilkokula başladığımda bayramı net hatırlamıyorum ama Bingöl’e geldiğimizdeki süreci hatırlıyorum. Önce anne ve babamızın elini öperdik, sonra arkadaşlarla buluşup tanımadığımız ailelere giderdik. Onlar bize şeker verirdi. Bayramlaşmada bize para veren olursa diğer arkadaşlarımıza da söylerdik, ‘Buraya gidin, para veriyorlar’ diye. Neşeli günlerdi.”

'ÖĞRETMENİM YAŞAR KEMAL'İN İNCE MEMED'İNİ VERMİŞTİ'

“Okumayı seviyordum. Önce Kerime Nadir’in romanlarıyla başladım. Gençlik yıllarımızda bizi duygulandıran romanlardı. Daha sonra Kelime Nadir’in kitabını görünce öğretmenim Yaşar Kemal’in İnce Memed’ini verdi… Ortaokul bana büyük gelirdi, siyasete atıldıktan sonra gittiğimde küçücüktü.”

“İlkokula başladığımızda teneffüse çantamızla çıkmıştık. İlkokul 1 veya 2’nci sınıfta İstiklal Marşı’nın 10 kıtasını ezberlemiştim.”

“Tunceli’de sabahçı ve öğlenci vardı. Munzur Nehrinin kenarında bir okuldu. Dergi alacak paramız yoktu ama dergiler çok güzeldi."

“Rahmetli babam Genç’te görev yaparken gazete okurdu. Ancak günlük gelmezdi gazeteler. Babam gazeteleri haftalık alırdı, Cumhuriyet gelirdi. Cumhuriyet’le tanışmam öyle oldu.”

‘ANNEM ÇOK OKUYORUM DİYE KIZARDI’

“Rahmetli annem çok kitap okuyorum diye kızardı, gözlerin bozulur derdi. Genç’te elektrik yoktu, gaz lambasıyla ödevimizi yapardık. Annem kızmasın diye lambayı kısarak okurdum. Annemin okuma yazması yoktu. Ben gazete okurken, ‘Kemal burada ne yazıyor?’ diye sorardı.”

“Radyo sayılı evlerde vardı, bizde vardı. Radyo belirli saatlerde açılırdı. Rahmetli annem insanoğlunun aya gidişine hiç inanmadı. ‘Orası Allah’ın nurudur’ derdi.”

“Annemiz bizim sırdaşımızdı, baba otoriterdi. Hiçbir çocuğunun kucağına aldığını hatırlamıyoruz. Derdimizi annemize anlatırdık. O dönemin kültürü öyleydi. Abim ilk evlendiğimizde eşiyle babamın yanında konuşamazdı. Evlendim İstanbul’a geldim. Annem ve babam bize geldiler. Bir şey söylemem lazım babamın yanında nasıl söyleyeceğim. Anneme söyledim, babam izin versin diye. Babam söylesin demiş. Bizim ailede ilk kez babasının yanında eşiyle konuşan kişi benim.”

“Ataerkil bir toplumdan çocukerkil bir topluma evrildik. Çocuğun her dediği yapılıyor, tabi anne onu kontrol ediyor. Ben çocuklarla çok ilgilenemedim, gece geç saatlere kadar çalışıyordum. Cumartesi- Pazar vakit geçirebiliyorduk. Oğluma ‘Gel sinemaya gidelim’ dediğimde, ‘Baba sen git, ben arkadaşlarla gideceğim’ yanıtını aldığımda büyüdüğünü anladık tabi ki.”

Son Güncelleme: 23.05.2020 16:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.