Anayasa değişikliği (Başkanlık Rejimi) teklifindeki cepheler malum... Bir yanda konuyu hep gündeminde tutan, ancak yeterli ve uygun siyasi ortamı bulamadığı için soğutmaya bırakan AKP ve soğutulan konuyu hiç beklenmedik bir anda fırına veren “yan destekçi” MHP… Diğer yanda yarım yamalak, kırık dökük, yaralı bereli HDP ile “Adım Hıdır, elimden gelen budur” görünümlü CHP…

Kritik bir fire eşiğinde, hır-gür arasında TBMM’deki birinci tur oylamalar bitti.

***

Halen 48 saatlik “Anayasal Ara” nın tam ortasındayız…

Bu 48 saat niçin var biliyor musunuz?

“Bir kez daha düşünün, bir kez daha irdeleyin, bir kez daha vicdanınızda ölçün biçin” demek için.

Bu tür bir oylama formatı sadece ve sadece Anayasa değişiklikleri için geçerli.

Yani birinci oylama ile “nihai oylama” olan ikinci tur arasında 48 saat gibi azımsanmayacak bir zaman dilimi BİLEREK konulmuş. Toplumsal olduğu kadar bilimsel de bir yaklaşım.

Kanun koyucu; oylamaya katılacak iradeye, kişiye, partiye, gruba, Meclis’e "sağlıklı ve iyi düşünmek için" BİR FIRSAT DAHA sunuyor...

Aman ha hataya düşme deniliyor!..

En azından iki gece yastığa başını koyarken bir kez daha muhasebeni yap deniliyor.

***

Bizim siyasetimizde ise böyle sağlıklı ve bilimsel yaklaşımlara adeta yer yok.

“Durun bakalım ne oluyoruz ya… Bir kez daha şu işe bir kafa yoralım. Biz ne yaptık, ne yapacağız…” gibisinden bir irdeleme ara ki bulasın.

Ya ne var bunun yerine:

“Dediğim dedik, çaldığım düdük” misali bir tavır:

“İkinci turda da fire olmaz”dan tutun da “Grubumuz kaya gibi sağlam, granit gibi yekpare”ye kadar bir dizi demeç havada uçuşuyor.

Canhıraş bir çaba içinde olan Kılıçdaroğlu da “Belki etkilerim diye” yan destekçi Bahçeli’nin kapısını çalıyor.

Evet siyasette “olmaz olmaz” ama doğrusu pek umudumuz yok bu girişimden de.

Teklif geçip kabul gördüğünde partisinin, onu da geçtim ideolojisinin bile yok olacağını öngöremeyen veya  öngörmek istemeyen bir siyasi anlayış.

(Gerçi bir kesimdeki keskin yorumlara bakarsanız da, MHP’nin ülkücü tabanı kesinlikle referandumda “EVET”e geçit vermeyecek! Bunu hep birlikte yaşayıp sınayacağız ama o zaman iş işten geçmiş olacak)

***

Yarın nihai görüşmeler başlıyor.

Tarih uzun, çok uzun bir raydır bir bakıma… Ama yıllar yılları kovalarken o raylar hep tekdüze gitmez…

Gün gelir bir MAKAS önünüze çıkar…

İşte şimdi tarihin MAKAS DEĞİŞTİRME arifesinde olduğu günlerden geçiyoruz.

Ya bir devir siyaseten bitip, sosyolojik geçişe başlayacak, ya da 1 Mart 2003’teki gibi henüz TBMM aşamasında SAĞDUYU hakim olup, teklif tozlu raflara kalkacak.

Sizce…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Taliporal 2017-01-18 15:33:51

Yeğenim ağzına ve kalemine sağlık.o kadar güzel yazmışsın ki,inşAllah dediğin gibi olur...