Davutoğlu'ndan AKP'li Hacı Özkan'a; "Kendi Çocuğuna Günde 10 Lira Ver, Bakalım Ne Diyecek?"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de; AKP Mersin Milletvekili Hacı Özkan’ın üniversite öğrencilerin verilen 650 TL burs ile ilgili “Şu anda 250 lira falan vermemiz gerekiyor” sözlerine yanıt verdi. Davutoğlu, “650 lira çok, 250 lira neyine yetmiyor gencin’ dedi. Hangi dünyada yaşıyor? Çocuğuna günde on lira ver, ‘akşama kadar geçin’ de bakalım ne diyecek?” dedi.

09 Ekim 2021 Cumartesi 15:06
Davutoğlu'ndan AKP'li Hacı Özkan'a; "Kendi Çocuğuna Günde 10 Lira Ver, Bakalım Ne Diyecek?"

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de; AKP Mersin Milletvekili Hacı Özkan’ın üniversite öğrencilerin verilen 650 TL burs ile ilgili “Şu anda 250 lira falan vermemiz gerekiyor” sözlerine yanıt verdi. Davutoğlu, “650 lira çok, 250 lira neyine yetmiyor gencin’ dedi. Hangi dünyada yaşıyor? Çocuğuna günde on lira ver, ‘akşama kadar geçin’ de bakalım ne diyecek?” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de düzenlediği toplantıda, gündemi değerlendirdi. Davutoğlu, şunları söyledi:

“SİYASETE NEDEN GİRDİK?”

“Siyaset zenginleşme aracı olmasın’ dedik. ‘Hz. Ömer adaleti hakkıyla uygulansın’ dedik. Siyasi ahlak yasası gelirse imzalamam dedi. Biz niçin siyasete girdik? Niçin siyasete girdik biz? Siyaset ahlakla taşınamayacaksa neden siyasete girdik? Şimdi bizi yolda, sokakta bizi belli bir etkiyle soru soranlara da bunları anlatıyorum. Bu kadar mücadeleden ve bu kadar feragatten sonra Başbakanlık makamını sadece iktidar için terk etmiş birisinin, tekrar iktidara girmesinin tek sebebi vardır. Yoksa köşemde konforlu bir hayat tercih edemez miydim?

“KAYSERİ, DÜRÜST MERT GÜVENDİĞİM BİR YER”

Kayserili hemşerilerimin bunu anlaması çok önemli. Kayseri’nin bizi anlaması çok önemli. Kayseri’nin vicdanının bizi anlaması çok önemli. Benim babam esnaftı. İstanbul’da 70’lerde, defterlerini ben tutardım irsaliye defterlerini. Derdi ki; Oğlum birkaç yerden ticaret yapıyorduk. Bir yer var ki senet çek hiçbir şey sormayacaksınız. Listenin başına Kayseri yazdı. Ben her zaman derim; Kayseri dürüst mert güvendiğim bir yer.

“CUMHURBAŞKANINA GÖRE ÖĞRENCİ DE ÇİFTÇİ DE MUTLU”

Şimdi dün gördüğüm manzara derin bir ıstırap. Öğrencilerin dertleri sıkıntıları var. Ama Cumhurbaşkanına göre öğrenci mutlu, çiftçi mutlu. Çiftçiler derdini dile getiremiyor. Gübre, 2 bin liradan 6 bin liraya çıkmış ama Cumhurbaşkanına sorarsanız çiftçi mutlu. Şeker pancarına yüzde 25 zam yapılmış. Kayseri’de de şeker pancarı var hangi şekeri pancarı üreticisi mutlu? Yanıldığı bir durum var cumhurbaşkanının. Çiftçinin tüketici enflasyonu 19,58 değil. Çiftçinin enflasyonu gübre enflasyonu yüzde 200, yem enflasyonu yüzde 150, mazot enflasyonu yüzde 70. Ortalama çiftçi enflasyonu maliyet enflasyonu yüzde 120 iken siz hangi enflasyondan bahsediyorsunuz?

“HERKES YAVAŞ YAVAŞ İDRAK EDİYOR”

AK Parti’de randevu talebi başlamış. Arkadaşlarımız randevu talep etmişler, AK Partiden, MHP’den randevu talep etmişler. Muhtarlarımız için hayır denilmiş. Bayramlaşma tebriklerine hayır denilmiş. Ben geçen sene parlamenter sistemle ilgili önerimizi yaptığımız da Sayın Bahçeli’den randevu istedim. Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu istedim.  Onlar kapalı devre çalışıyorlar. İkisi birbirine selam veriyor, başka kimseye selam vermiyor. Bana en ağır hakaretler yapıldı. Benim yüzümden bir üniversite kapatıldı. Her türlü zulüm yapıldı. Ben hiç kızmadım randevu istiyorum, istedim vermedi. Bu memleket için kimseye kızmam ama Sayın Cumhurbaşkanı böyle kapıları, pencereleri kapatarak… Sonunda zaten kendi çıkıyor. Etrafındaki insanlar bir gün, biz parti kapatılmasında onun yanındaydık her türlü desteği sağladık. En ufak sarsıntı da kimlerin neler yapabilecekleri yine ortada. İşte dün iktidara yakın bir gazetecinin ekonomik bir başarısızlık varsa yolsuzluk varsa bu tamamen bu hükümete aittir. Herkes yavaş yavaş idrak ediyor.

“BU ÜLKENİN YÖNETİMİ TEK BAŞINA BİR KİŞİNİN EGEMENLİĞİ ALTINDA OLAMAZ”

Ülke yönetimine talip olmaktan vazgeçmelerini telkin etmek siyasileri ve muhalefeti demokrasinin bitmesi demektir. Tabii ki ülke yönetimine talip olacağız. Bu ülkenin yönetimi tek bir kişinin tek partinin egemenliği altında olamaz. Bunların lafının edilmesi, düşünülmesi bile son derece yanlıştır. Biz Türkiye’nin geçmiş dönemlerde faili meçhullerde, birtakım siyasilere yönelik yapılan saldırılarda nasıl büyük zararlar gördüğünü hep birlikte yaşadık. Siyasiler olarak bizim bugün birbirimize saygılı siyasi rekabet yapmamız ama asla kendi kitlelerimize dönük olarak toplumsal gerilim oluşturacak mesajlardan da kaçınmamız gerekir. Kim olursa olsun ne olursa olsun. Tabii sayın Cumhurbaşkanı da partili bir Cumhurbaşkanı olduğu için bazen Cumhurbaşkanı vasfını bazen unutur şekilde ‘ülke yönetimine talip olmayın sizin için iyi olmaz’ demek bir tehdit içeren bir durum taşıyor. Bu da yanlış. Siyasi cinayet ifadesini ne bağlamda kullanırsa kullansın, kullanılması yanlış. Biz adil ve şeffaf ülke yönetimine talip oluruz. Sonucunu da millet karar verir ve herkes o karara saygı duyar.

“GENÇLER, GÖRDÜKLERİ YOLSUZLUKLAR YÜZÜNDEN FARKLI DEĞERLERE YÖNELİYOR”

Son dönemde gençlerin bu değerlerden uzaklaşıp budizme vesaire felsefelere yönelmesinin en büyük sebeplerinden bir tane sık sık manevi dini değerlere yapılan atıf yapanların hayatlarında gördükleri yolsuzluklar yanlışlar… Maalesef bu geleneksel değerlerden derinlemesine koptuk. Şimdi düşünün bir genci 650 lira burs alıyor üniversite öğrencisi. Bu 650 lira cumhurbaşkanı tarafından tarihin en yüksek bursu olarak zikrediliyor ama 650 lira ile üniversite öğrencisinin öğrenci kimliği ile iki kütüphane, etkinliklere gitmesi, yurt masraflarını karşılaması mümkün değil. Benim Başbakanlığım döneminde 2016’da burs 450 liraydı 150 dolar yapıyordu yani şu anda karşılığı yaklaşık bin 500 liraya tekabül ediyor. Şimdiki burs 75 dolara tekabül ediyor. Ve dün bir AK Parti milletvekili ne dedi biliyor musunuz? 650 lira çok 250 lira neyine yetmiyor gencin dedi. Şimdi hangi dünyada yaşıyor? Belki kendi oğlunun ihtiyacı olmayabilir ama bir üniversite öğrencisi giderlerini karşılayabilir mi? Günde bir simit alıp ayın sonunu getirebilir mi? 250 lira dediğiniz şey nedir? Ve düşünün halktan bu kadar kopulduğu için AK Parti’nin kimliğini kaybediyor işte bu yüzden de geleneksel kimliklerde kaybediliyor. O milletvekili de başka bir yerde milli ve yerli diye nutuklar atıyordur. Milli ve yerli olmak nutuk atmakla değil milli ve yerli olmak bu gençlere sahip çıkmakla olur. 250 lira günde 10 liradan az yapar ne yapacak öğrenci on lirayla. Şimdi sormak lazım senin çocuğuna günde on lira ver. Akşama kadar geçin de bakalım ne diyecek?”

Anka

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.